Bölge

YEŞİL HAVUZUN BALIKLARI

Hasan H. Yildirim

Ayak altındaki “sosyalistler“den geçilmiyor. Hepside tasmalı. Tıpkı sahipleri gibi kuduz. Isırmak için sağa-sola saldırıp duruyorlar.

Kimden mi bahsediyorum?

Hani şu İsrail ve Kürd düşmanı ama Filistin hayranlarından elbette. Türk egemenlik sistem sahibi “anti-siyonist“çi faşist ve cihatçi islamistlerin tasmalı taşaronlarından. Yani yeşil havuzun balıklarından. Sahiplerinden mıtkal kadar bir ayrılıkları yoktur.

Onlara göre “Kürdler yok. Olsada Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı Türklerdir. Türkiye Türklerindir. Kimseye verecek bir çakıl taşları yok,“muş(!)

Yahudiler mi? “Onlar insanlığın başına bela olmuş siyonisttirler. Filistini işgal etmiş emperyalizmin uzantılarıdır. Bölgeye barışın gelmesi için ya geldikleri yere postalamak, ya da akdenize dökmek gerekir. Kurdukları devletlerini mi hemen yıkmak gerek.

“Niyeymiş?

“Emperyalizmin bölgedeki ileri karakolu. Filistin’in işgalcileri, “(!) imiş.Hayda gelde ayran içme.

Bu yeşil havuzun balıkları kendilerinden, devletlerinden haberi yokmuş gibi herkesi kendileri gibi aptal sanıyorlar.

Bir avuç cihatçı Filistin için Yahudileri katledeceksiniz ha! Akdenize dökeceksiniz ha. Geldikleri yere göndereceksiniz ha! Bu kadarına da pes yanı.

Sebep ne?

Tarih şahit ki Yahudiler Kadu Bela’dan bu yana “Arz-ı Mevud“u vatan eylemişler. Şimdi birkaç çakal istedi diye anayurdunu terk edecekler ha. Bu, bir kez oldu, bir daha mı asla. Öyle bir durum doğarsa Orta Doğu haritadan silinir haberiniz ola çakallar.

Bu çakallar kendilerine birde “sosyalist“ demez mi. Sosyalizmin içine de ettiler. Bir an bu çakalların “sosyalist“ kabul edelim. Söylediklerinden samimilerse onu herkese dayatsınlar.

Biz şunu biliriz. Teoride kopukluk oldu mu oportunizm başlar. Uçlar arasında kıvır kıvır kıvırma başlar. Tıpkı bu yeşil havuz balıkları gibi. Şimdi esas meseleye geliyorum.

İsraillileri kadim anavatanlarından atmak istiyorsunuz ya. Ama kendi soyunuza, devletinize hiç bakmıyorsunuz. Sahi kimsiniz siz?

Nereden geldiniz?

Orta Asya’dan katır sırtında kılıç kalkanla, hurçlarında kurumuş etle gelen barbar mı barbar, kuduz mu kuduz bir topluluktunuz. Tıpkı çiğ et yemiş kuduran hayvanlar gibi coğrafyamızdaki tüm varlıklara saldırdınız. Bu da yetmedi. Avrupa ve Afrika’ya kadar yayıldınız. Başkalarına ait olan işgal ettiğiniz toprakları “ülke yaptık“ deyip nara attınız. Yerlileri katletiniz.

Bunu meslek edindiniz. Halada bunu icra ediyorsunuz. Yani Coğrafyamız elinizde kan ağlıyor. Siz olduğunuz müddetçe bu kan durmayacaktır.

Coğrafyamıza barış gelmeyecektir. Maddem işgalci güçleri ait olduğu yere postalamak gerek diyorsunuz. Bende diyorum ki, Orta Asya’dan gelen sizi gerisin geriye postalasak nasıl olur? Hele ki ikide bir “Anavatanımız Orta Asya“ deyip durup hasret çekerken. Ki şu an “vatan eyledik“ denilen coğrafya size ait değilken.

Bu kadim coğrafyanın sahipleri var da. Kim biliyor musunuz? Kürdler, Asuriler, Puntoslar, Lazlar, Rumlar, Ermeniler vs. Sizin buralarda ne işiniz var?

Yeşil havuzun balıkları buna ne dersiniz?

Kürdlere “verecek bir çakıl taşımız yoktur, ya sev, ya terk et, gönlünüz nereye gitmek istiyorsa oraya gidin,” demeden, Yahudileri kendi tarihi ata topraklarından söküp atmadan önce sizi yani “Filistinli yoksulların ve kaderini onlara bağlayanları,“ bu coğrafyadan atsak nasıl olur?

Hele ki ikide bir “anavatanımız orta Asya” deyip övünüyorken, Filistinlilerin çok sonradan Yahudilere ait “Arz-ı Mevud“’a (Vaat Edilmiş Topraklar) geldiği biliniyorken. Birinizi eşeğe, birinizi deveye ters bindirip geldiğiniz yere göndermenin günü gelmiş artık. Vallahide, billahide çok iyi olur. Çünkü coğrafyamıza ancak o zaman kan akmaz, barış gelir.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top