Genel

YENİ DEMOKRASİ İLE ÖZGÜR GELECEK AYRILIĞININ MERKEZİNDEKİ KONU OLARAK İTTİFAKLAR SORUNUNA DAİR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor

Fikret KARAVAZ

YENİ DEMOKRASİ İLE ÖZGÜR GELECEK AYRILIĞININ MERKEZİNDEKİ KONU OLARAK İTTİFAKLAR SORUNUNA DAİR

“Güçlü bir düşman ancak, güçlerin en yoğun biçimde biraraya toplanmasıyla ve ancak hem düşmanlar arasındaki en küçük ‘çatlak’lar da dahil her çatlaktan, çeşitli ülkelerin burjuvazileri arasındaki, tek tek ülkelerde burjuvazinin çeşitli grup ve kesimleri arasındaki her türlü çıkar çatışmasından, hem de geçici, iktikrarsız, emniyetsiz, güvenilmez ve koşullu da olsa kitlesel bir müttefik kazanmak için en küçük imkan da dahil her imkandan mutlaka* en ihtimamlı, en itinalı, en dikkatli ve en usta şekilde yararlanılırsa yenilebilir. Bunu kavramamış olanlar, Marksizmden, bilimsel, modern sosyalizmden zerrece bir şey anlamamışlardır.*Epeyce uzun bir zaman dilimi içerisinde ve epeyce değişik politik durumlarda, bu doğruyu fiilde uygulamayı becerdiğini pratikte kanıtlamamış olanlar, tüm emekçi insanlığı sömürücülerden kurtarma mücadelesinde devrimci sınıfa yardımcı olmayı henüz öğrenememişler demektir. Ve bu söylediklerimiz aynı öBahe, politik iktidarın proletarya tarafından ele geçirilmesinden önceki dönem için de, sonraki dönem için de geçerlidir.”

‘Sol’ komünizm, Vladimir İlyiç Lenin

Maoist birleşik cephe anlayışı KP önderliğinde devrimci sınıfların ve tutarsız da olsa anti emperyalist unsurların birleşmesidir. Maoizm halkın birleşik cephesinin gerçekleşebilmesini KP nin bir ya da bir kaç bölgede Kızıl Siyasi İktidar (KSİ) kurmasına yani halk savaşını stratejik denge aşamasına getirmiş olma şartına bağlar. Birleşik cephenin bu şarta bağlanmasının nedeni KP nin Demokratik Devrimin sorunlarını kapsayan asgari programının geniş kitleler tarafından kabul edilmiş olması gerçeğine dayanır.
HBDH oluşumu dar anlamda devrimci güçleri ve Kürt Özgürlük hareketini kapsayan anti faşist, anti emperyalist, anti şoven bir birleşik cephe protipi (öncülü) dir.
Peki coğrafyamızda birleşik cephenin bir prototipinin gerçekleşme koşulları var mıdır?
Coğrafyamızda köylülük genel olarak kendi tarlasını ekip biçen küçük köylü karakterindedir. Topraksız köylülüğün oranı genel ortalama içinde düşük kalmaktadır. Bu olgu toprak talebinin cılız olması sebebi ile köylülüğün geniş kitleler halinde hızla demokratik devrime politize olmasını engellemektedir. Buna karşılık birleşenleri içinde Kürt köylülüğü, proleteryası ve küçük burjuvazi ile birlikte milli burjuvazi ve bir kısım büyük toprak mülküyetini de barındıran Kürt Özgürlük hareketinin anti faşist karakteri ile varlığı ve birleşenleri içinde asıl savaşan güçlerinin Kürt köylülüğünden oluşması Kürt özgürlük hareketine aynı zamanda köylü sorununun coğrafyamıza özgü politik biçimi karakterini vermektedir.
Kürt Özgürlük Hareketinin Orta Doğu coğrafyasının diğer parçaları olan Irak, Suriye ve İran coğrafyasındaki parçaları genel olarak bir köylü hareketi karakterinde olup proleter bir arka cepheden yoksundur. Kürt Özgürlük Hareketinin proleter bir arka cepheye sahip olduğu yegane coğrafya Anadolu coğrafyasıdır. Kürt Köylülüğü Anadolu coğrafyasında kendi coğrafyası dışında metropol şehirlerde proleterleşmektedir.Bu olgu Kürdistanın özgürleşmesi sorununu Anadolu coğrafyasının komprador kapitalizm ve faşizmden özgürleşmesi sorununa doğrudan bağlamaktadır. Yine Kürdistanın diğer parçalarının özgürleşebilmesi için yegane proleter arka cepheye sahip olduğu Kuzey Kürdistanın özgürleşmesi soruna bağlıdır.
Kürt Özgürlük Hareketinin varlığı koşullarında anti faşist, anti emperyalist gerilla savaşı Kürt Özgürlük Hareketinin Irak Ve Suriyede askeri üslere sahip olması, kitle desteği ve gerilla sayısı itibari ile halen stratejik savunma aşamasında olmasına rağmen stratejik denge aşamasına yakın özellikler göstermektedir. Geniş anti faşist, anti emperyalist birleşik cephenin kurulması bir takım nesnel şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nesnel şartlar KP nin bir yada bir kaç KSİ ye sahip olması asgari programının geniş kitleler tarafından benimsenmesi gibi nesnel şartlardır. Türk köylülüğü halen şovenizmin etkisinde olduğu için geniş kitleler halinde halk savaşına politize olmamakta politizasyon tedricen gerçekleşmektedir. Buna karşılık Kürt kölülüğü geniş kitller halinde gerillla savaşına politize olabilmektedir.Kürt Özgürlük hareketinin bu niteliği ile köylü sorunun coğrafyaya özgü politik biçimi niteliğinde olması dar anlamda bir birleşik cephe prototipinin gerçekleşebilmesine de olanak tanımaktadır. Kürt sorunu mevcut niteliği ile Demokratik Devrimin dinamosu rolünü oynamaktadır. Kürt Özgürlük mücadelesindeki her gelişme Demokratik Devrim sürecinde ileri bir aşamaya karşılık gelmektedir. Mevcut siyasal konjontürde Demokratik Devrim mücadelesi sürdüren siyasal yapıların Kürt Özgürlük hareketi ile bir birleşik cephe protipi etrafında birleşmeleri siyasal ve askeri bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.
Fakat, ulusal sorunun politik mücadele sonucunda öne çıkmış olması baş çelişkinin değiştiği anlamına gelmez. Baş çelişki sosyoekonomik yapının karakteri tarafından belirlenir ve yine, köylülükle yarı feodal üretim ilişkileri arasındaki çelişkidir.Sosyoekononik yapının karakteri değişmeden baş çelişki değişmez.
Geniş anlamda Halkın Birleşik Cephesini oluşması iser yukarıda değinilen nesnel şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Demokratik devrim mücadelesi sürdüren siyasal yapılar KSİ lerin gerçekleşmesi ve geniş kitlelerin demokratik devrime politize olmasını beklemeden dar anlamda bir birleşik cephe protitipi etrafında Kürt hareketi ile HBDH oluşumu etrafında doğru bir siyasal hamle ile ortaklaşmışlardır.
Halkların Birleşik Cephesinin gerçekleşme koşullarından en önemlisi demokratik devrimin asgari programının geniş kitllerce benimsenmesidir. Bu anlamda demokratik devrimin asgari programı Kürt Özgürlük Hareketinin kitlesi tarafından kabul görmektedir. Toprak devrimi programı ise zaten köylülüğün büyük oranda kendi toprağına sahip küçük köylü karakterinde olması sebebi ile azami prorama devredecek bir sorun niteliğindedir.
Kürt Özgürlük Hareketinin sınır dışında da olsa askeri üs bölgelewrine sahip olması ve bu bölgelerin komünist faaliyete uygun olması Birleşik Cephe için KSİ şartına özgün bir nitelik vermektedir. Demokratik Devrim mücadelesi veren siyasi yapılar kendi siyasal ve ideolojik bağımsızlıklarını koruyarak Kürt Özgürlük Hareketi ile HBDH oluşumu içinde bir birleşik cephe prototipi gerçekleştirerek mücadelelerinde nitel bir gelişme gerçekleştirmişlerdir.
Ulusal sorunun var olduğu ve geniş kitlesel örgütlülüğe dönüştüğü bir ülkede milli burjuvazi ve köylülük siyaseten bölünmüştür. Hem ezen ulus milli burjuvazisi hem de ezilen ulus milli burjuvazisi ile anti emperyalist, anti faşist, anti şoven temelde ittifak yapmanın nesnel koşulları yoktur.Ezen ulus milli burjuvazisi şovendir.Ezen ulus köylülüğü de bu şovenizmin etkisindedir.Ezen ulus halk sınıflarının şovenizmin etkisinden kurtulabilmesi demokratik devrim mücadelesinin gelişme koşullarına bağlıdır.Demokratik devrim mücadelesi sürdüren siyasal yapıların ittifak siyasetinde ezilen ulus milli burjuvazisi ve halk sınıfları ile ittifak nesnel bir zorunluluk olarak oryaya çıkmaktadır. Her coğrafyanın demokratik devrim sürecinde izleyeceği yol ve ittifaklar siyaseti coğrafyanın özgünlükleri tatafından belirlenir. Kürt Özgürlük hateketinin siyaseten reformist niteliği geçici ve konjoktürel bir durumdur.Demokratik devrim mücadelesinin ilerleyen aşamalarında Kürt özgürlük hateketi Özgür Kürdistan paradikmasının komrador kapitalizm ve onun üst yapısı olan faşizmin tam tasfiyesine bağlı olduğunu,. Kürdistanın Orta Doğu coğrafyasındaki diğer parçalarının özgürleşmesinin ve emperyalist siyasetten bağımsızlaşabilmesinin de yegane proleter arka cepheye sahip olduğu Anadolu coğrafyasının demokratik devriminin başarısından geçtiğini kendi deneyimleri ile öğreneceklerdir.HKP (Maoist) de 2016 da Hindistanda tüm seküler güçlere hindu dinciğine karşı geniş cephe ittifakı önermiştir. Kürt Özgürlük hareketinin kitlesine güven vermek ve onların ideolojik dönüşüm sürecini ilerletmek için Kürt hareketi ile sıkı.siyasal ilşkiler geliştirmek Demokratik Devrim mücadelesinin geleceği için elzemdir.
Ülkede demokratlığın kriterini sekülerizme indirgeyen anlayışların büyük çoğunluğu ulusal sorun gibi demokratik devrim aşamasının başat sorunun da şoven, sosyal şoven, hatta CHP gibi faşizmin kurcu unsuru ve saflarındadır. Anadolu ve Orta Doğu coğrafyasının demokratik devrim sürecinde demokrat olmanın asgari kriteri ulusal sorun gibi bir yönüyle köylü sorununun doğrudan bir bileşeni olan sorunda Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkının kayıtsız şartsız kabülüdür; dolayısıla coğrafyamızda bir birleşik cephe prototipi (öncülü) ancak ulusal sorunda Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakının kayıtsız şartsız kabülü ilkesi üstünden inşa edilebilir.
Kaypakkaya Manifestosu adlı sitede şöyle bir tebit yapulmaktadır:

”Faşizme karşı mücadelenin aracı”, revizyonistlerin göstermek istediği gibi, “devrimci güçbirliği” safsatası değil, “halkın birleşik cephesidir.” Yani, proletarya önderliğinde ve işçi-köylü temel ittifakı üzerinde kurulan, bütün devrimci sınıf ve tabakaların ittifakıdır. Dimitrov yoldaşta, anti-faşist mücadelenin, “devrimci güçbirliği” denilen, kuyrukçuluk ve teslimiyet aracıyla yürütüleceğine dair tek kelime yoktur. Dimitrov yoldaş, daima, anti-faşist halk cephesinden bahseder ve bu, proletarya önderliğindeki halk cephesinin ta kendisidir. Ve anti-faşist mücadelenin amacı, halk cephesi iktidarını gerçekleştirmektir.
İkinci yanlış şudur: Proleter devrimcilerin bir tek cephe politikası vardır; o da, proletarya önderliğinde halkın birleşik cephesidir. Ayrıca, bunun dışında demokratik güçbirliği veya devrimci güçbirliği gibi safsatalarla proletaryanın ve komünistlerin işi yoktur. Halkın birleşik cephesinden ayrı olarak bir de “devrimci güçbirliği” sloganının icat edilmesi, biraz önce de işaret ettiğimiz gibi, “Dev-Güç” girişimini haklı çıkarmak içindir.
Temel kitleleri hesaba katmadan, partiyi, halk ordusunu ve halkın birleşik cephesini hesaba katmadan “ittifak”(!) adına, burjuva demokratlarının kıçından yürümeyi haklı çıkarmak içindir. Kuyrukçuluk ve teslimiyet politikasını, “bu, halkın birleşik cephesi değil, devrimci güçbirliğidir” diye, böyle bir safsatayla ve demagojiyle haklı çıkarmak içindir. İşçi sınıfı önderliğini ve işçi-köylü temel ittifakını bir kenara iterek, reformist burjuvaziye tabi olmayı, bir gerekçeye bağlamak içindir. “Demokratik güçbirliği” diye, “halkın birleşik cephesinden” ayrı ve ona aykırı bir sloganın icat edilmesi, işte bu sebeplerdendir.”

İbrahim Kaypakkaya Seçme Yazılar

Bu alıntıda ifade edilen düşüncelerden hareketle açıkça ifade edilmese de Kürt Ulusal Hareketi ile devrimci güçlerin yaptığı ittifak eleştirilmektedir.Bu gerekçelerle söz konusu ittifaka ilişkin eleştiriler Partizanın savunduğu görüşlerdir.
Peki, proleterya önderliğinde halkın birleşik cephesi oluşturulana kadar, bunun koşulları oluşuncaya kadar ne yapılacak? Bu alıntı eksik, birleşik cephenin ne olup ne olmadığını ifade etmekte yetersiz bir alıntıdır. Mao , uzun süreli halk savaşı stratejisinin bir parçası olarak proleterya önderliğinde halkın birleşik cephesinin kurulma koşulunu halk ordusunun bir ya da bir kaç bölgede kızıl siyasi iktidar kurmuş olması şartına bağlar ki bu da halk savaşının stratejik denge aşamasına karşılık gelir. Yani, Maoizm halk savaşı sürdürülen coğrafyalarda proleterya öncülüğünde halkın birleşik cephesinin nesnel koşullarının ancak halk savaşının stratejik denge aşamasına karşılık geldiğini söyler. Bu ne demektir? Bu demektir ki proleterya partisinin iradesi geniş kitleler tarafından kabullenilmeden ve proleter öncü bir ya da bir kaç bölgede Kızıl Siyasi İktidar kurmadan proleteryanın asgari programı etrafında geniş kapsamlı yani millli bujuvazinin de dahil olduğu bir birleşik cephenin nesnel koşulları yoktur. Nenel koşulları yoktur, çünkü, proleterya partisinin asgari programını uygulayabileceği nesnel şartlar henüz oluşmamıştır. Çin Devriminin kendine özgü koşulları birleşik cephe siyasetine ilşkin olarak genelleştirmenin bir anlamı yoktur. Maoizmin halk savaşı südürülen coğrafyalarda proleterya öncülüğünde halkın birleşik cephesi için öngördüğü şartlar proleterya partisinin asgari programını uygulama şartları olarak evrensel olarak da geçerli şartlar olmasına rağmen farklı zamanlarda farklı coğrafyalarda özgün koşullar gelişebilir. Diyalektikte çelişkinin özgünlüğü ilkesi vardır. Bu özgün koşullar ne olabilir? Bu özgün koşullar örneğin, bugün Kürdistan coğrafyasında olduğu gibi Kürt ulusal hareketinin geriila savaşını stratejik denge aşamasına yakın bir aşamaya taşıdığı nesnel koşullarda mevcuttur. Diyalektiğin çelişkinin özgünlüğü ilkesi bizi farklı coğrafyalarda farklı zamanlarda gerçekleşen süreçlerin özgün şartlarını değerlendirmeye zorlar. Bir coğrafyada tarihsel kökleri olan bir ya da birden fazla ulusal sorun varsa proleterya öncülüğünde halkın birleşik cephesi ezen ulus milli burjuvazisi ile değil ezilen ulus ya da uluslar milli burjuvazisi ile kurulabilir. Çünkü ulusal sorunun varlığında birleşik cephenin asgari programının anti emperyalizm, anti faşizm ilkeleri ile birlikte anti şovenizm ilkesini de içermesi gerekir. Ezen ulus milli burjuvazisi şovendir ve ulusal sorun bağlamında ezen ulus komprador bujuvazinin yedeğidir. Dolayısıyla, istense de ezen ulus milli burjuvazisin ulusal sorunun varlığı koşullarında proletarya öncülüğünde halkın birleşik cephesine dahil olma koşulları yoktur. Bu durum, Çin devriminde gerçekleşen birleşik cepheden birinci farlılık ve özgünlktür.Bundan daha önemli olarak ikinci özgünlük ise Kürt ulusal hareketinin gerilla savaşını stratejik denge aşamasına yakın bir aşamaya taşımış olmasıdır. Kürt ulusal savaşı stratjik denge aşamasına yakındır. Kürt gerilla güçleri Kandil ve Rojava gibi bölgelede bağımsız askeri üslere sahiptir. Dolayısıyla mevcut özgün koşullarda proleter öncü Kürt ulusal hareketi ve Kürt milli burjuvazisi ile ittifak halinde kendi sürdürdüğü halk savaşının Strtejik Denge aşamasına gelmesini beklemeden birleşik cephenin programatik olarak kendisini değilse de bir prototipini hayata geçirebilir. Bunun nesnel koşulları mevcuttur. KSİ ler yerine Kürt gerilla üsleri kullanılabilir. Bunun bir engeli yoktur.Kürt ulusal hareketi komünist propagandaya açık olduğu ve kendi askeri üstlerini proleterya partisine açtığı koşullarda bu askeri üsler KSİ ler gibi kullanılabilir. Burada proleterya öncülüğünde halkın birleşik cephesinin gerçekleşmesi için geriye yegane şart olarak proleterya partisinin bağımsız iradesinin korunması şartı kalır. Proleterya partisi Uzun Süreli Halk Savaşı sürdürdüğü coğrafyanın özgünlüklerini değerlendirmek ve savaşın dengesiz gelişmesi koşullarını hesaba katmakla yükümlüdür. Evrensellikle özgünlük arasında ilişki ancak böyle kurulabilir. Yoksa, Dimitrov’dan Mao’dan rast gele alıntılarla coğrafyanın özgün koşullarını ve halk savaşının dengesiz gelişimini hesaba katmadan birleşik cepheye ilişkin olarak tesbitler yapılamaz.Doğmatizmin bir biçimi olan bu hastalıklardan kurtulmadan coğrafyanın özgünlüklerine karşılık gelen bir Halk Savaşı Stratejisi hayata geçirilemez. Çin devriminden üçüncü önemli farklılık köylüllüğün yapısına ilişkindir. Çin devriminden önce Çin köylüllüğü topraksız serf niteliğinde köylülükten oluşmaktaydı. Topraksız köylülük için toprak her şeydir. Çin halk devriminin en acil sorunu toprak talebidir. Bizim köylülük ise Çin köylülüğünden farklı olarak çoğunlukla kendi toprağını ekip biçen küçük ve orta köylülüktür. Dolayısıyla toprak talebi cılızdır. Bu durum köylüllüğün geniş kitleler halinde halk savaşına politize olmasını engellemekte, köylülük tedricen ve yavaş politize olmaktadır. Ancak, Kürt köylülüğü kendi kaderini tayin hakkı kapsamında ulusal mücadeleye ve gerilla savaşına büyük kitleler halinde politize olmaktadır. Bu özgün durum demokratik devrimin asgari programında Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını toprak devriminden daha güncel bir sorun haline getirmektedir. Kürt köylülüğü doğrudan toprak talebi üstünden değil ama kendi kaderini tayin hakkı talebi üstünden politize olmaktadır. Dolayısıyla halk savaşına köylülüğün yedeklenmesi süreci Çin devriminden farklı bir güzergahta gelişmektedir. Diğer taraftan Kürt köylülüğü kendi coğrafyası dışında metropol şehirlerde proleterleşmekte böylelikle Türk milliyetinden proleterlerle kaynaşmaktadır. Kürt ulusal hareketinin Irak, Suriye ve İran gibi diğer parçalarında Anadolu coğrafyasında olduğu gibi proleter bir arka cephesi yoktur. Bu coğrafyalarda Kürt ulusal hareketi esasta milli burjuvazi önderliğinde köylü hareketi olarak gelişmektedir. Kürt ulusal hareketinin proleter bir arka cepheye sahip olduğu yegane coğrafya Anadolu coğrafyasıdır. Bu olgu kendi kaderini tayin hakkının gerçekleşme koşullarını Anadolu coğrafyasının demokratik devriminin gerçekleşme koşullarına olmazsa olmaz bir biçimde bağlamaktadır. Özgür Kürdistan paradigmasının gerçekleşme koşulu Anadolu coğrafyasında komprador kapitalizmin ve onun devlet biçimi olarak faşizmin tasfiyesine bağlıdır. Bunun dışında kendi kaderini tayin hakkının gerçekleşmesi olanaksızdır. Bu durum Kürdistan devrimi ile Anadolu coğrafyasının devrim süreçlerini ayrılmaz bir biçimde içiçe geçirmektedir. Dolayısıyla proleteryanın öncüsünün halk savaşını inşa sürecinde asgari programındaki en acil sorun Çin devriminden farklı olarak toprak sorunu değil kendi kaderini tayin hakkıdır. Proleter öncü halk savaşını toprak talebinden öncelikli olarak kendi kaderini tayin hakkı talebi üstünden inşa etmek durumundadır. Bu durumda Kürt ulusal hareketi ile ittifak sorunu ve bu ittifakın alacağı biçimler proleter öncünün halk savaşını inşa sürecinde en acil sorun durumuna gelmekte ve halkın birleşik cephesi projesi kendi kaderini tayin hakkı talebi üstünden gelişmektedir.
Yazının başındaki alıntıyla İbrahim Kaypakkaya’yı bugünkü Kürt hareketi ile ittifak sorununa tanık göstermek bir anakronizmdir.( yani, başka tarihsel süreçlere ait olguları bugüne ikame etmek ya da bunun tersini yapmak) İbrahim Kaypakkaya’nın mücadele sürdürdüğü sürçte stratejik denge aşamasına getirilmiş bir ulusal mücadele yoktur. Kuşkusuz, Kürt hareketi ile yapılacak ittifak bir güç birliği itifakı değil demokratik devrimin asgari programı çerçevesinde programatik bir cephe ittifakı olmalıdır. İbrahim KAYPAKKAYA’nın birleşik cephe konusundaki tesbitleri doğrudur. Ancak bu tesbitler eski olduğu için bugünkü tarihsel koşulların özgünlüğünü yansıtmamaktadır.Tarihsel materyalizm bilimi adı üstünde tarihsellik gerektirir ve her özgün durumu kendi tarihsel koşullarında tahlil edebilmek gerekir.Proleteryanın öncüsü ittifaklar ve birleşik cephe siyasetini hayata geçirirken sosyoekonomik yapının nesnel gerçeklerinden ve varolan öncüllerden hareket eder.
Birleşik cephe gökten zembille iner gibi bir anda gerçekleşen bir süreç değidir.Öncelikle Kürt köylülüğü ve proleteryası gibi kendi kaderini tayin hakkı kapsamında pılitize olmuş kitlelere süreç içersinde halk savaşının gelişimine bağlı olarak diğer kitlelerin tedricen katılımı ile ilerleyen kompleks bir süreçtir.
Proleter öncünün Kürt ulusal hareketi ile gerçekleştirdiği birleşik cephenin bir prototipinin gerçek anlamda halkın birleşik cephesine dönüşümü batıdaki kitlelelerin komprador kapitalizmin krizinin derinleşmesi ve halk savaşının gelişimine bağlı olarak tedricen katılımı ile gerçekleşecek uzun soluklu bir mücadelenin sonucu olarak gerçekleşecektir.
Proleteryanın öncüsünün Demokratik Halk Devrimine ilişkin olarak asgari ve azami programı. öznel niyetlerle değil sosyoekonomik yapının nesnel zorunlulukları tarafından biçimlendirilir.
Kürt ulusal hareketi kendi kaderini tayin hakkı talebinin gerçekleşebilmesi için ulusal kurtuluş mücadelesini komprador kapitalizmin ve onun devlet biçimi olan faşizmin tasfiyesiyle sonuçlanacak olan Demokratik Halk Devriminin tamamlanmasına kadar sürdürmek zorundadır. Bu olgu sosyoekonomik yapının ortaya çıkardığı nesnel bir zorunluluktur. Proleteryanın öncüsü Kürt ulusal hareketi ile yapacağı ittifakı ve birleşik cephe siyasetini bu nesnel zorunluluk etrafında yaşama geçirir.
Ayrıca, diyalektikte tarihsel olanaklılıklara ilişkin olarak somut olanaklılık ve soyut olanaklılık ayrımı vardır.
”Gerçekliğin zorunlu ilişkileri ve yanları tarafından ortaya çıkarılan gerçek olanaklılıklar, gerçekleşmeleri için gerekli koşullarla olan bağlarına göre, aralarında ayrılırlar. Ve bu koşullarla olan bağın biçimlerine göre de, soyut ve somut olanaklılıklara bölünürler.
Somut olanaklılık öyle bir olanaklılıktır ki, onun için, denk gelen koşullar, şimdiki zamanda yoğunlaşabilir. Soyut olanaklılık ise öyle bir olanaklılıktır ki, içinde bulunulan anda onun gerçekleşmesi için zorunlu koşullar yoktur. Gerçekleşebilmesi için onu içeren maddesel oluşumun bir çok gelişim evresini aşmış olması gerekir.
Somut bir olanaklılık örneğin, çağımızda, eş zamanlı olarak bütün kapitalist ülkelerin ya da kapitalizm öncesinde gelişim evresinde olanların sosyalizme geçişinin olanaklılığıdır.Buna karşılık, soyut olanaklılığa bir örnek de şudur: Yalın mal (emtia) üretiminde ekonomik bunalımların olanaklılığı. Bu olanaklılığı gerçeğe dönüştürebilmek için yalın mal üretiminde, bu zorunlu koşullar bulunmuyordu; yalın mal üretiminin bir çok gelişim evresini aşması, nitel bir çok dönüşümlerden geçmesi, kapitalist mal üretimine dönüşmesi ve bu sonuncunun da öte yandan gelişiminin belli bir düzeyine ulaşmış olması gerekiyordu. İşte bunun için, ilk ekonomik bunalım, ancak 1825’te patlak verdiyse, bu bir rastlantı değildir.
Gerçek soyut ve somut olanaklılıkların ayırdına varılması ve onların göz önünde tutulması, insanların pratik etkinliği için, özelikle de somut planlama ve uzun erimli planlamayı gerçekleştirmek için büyük bir önem taşır.Değişik tipteki olanaklılıkların karışıklığı, büyük yanılgılara yol açar. Bu karışıklığın sonuçlarına örnek olarak, Sovyetler Birliği’nde kolektifleştirme sırasında düşülmüş olan yanılgılara değinilebilir; yerel yöneticilerin özel küçük mal üretiminden, kolhozlara değil de, doğrudan doğruya komünlere geçme kararları vermeleri; komüne geçiş gerçek bir olanaklılıktır, sovyet devletinin doğal iç yapısından, işleyiş ve gelişiminin yasalarından kaynaklanır. Adı geçen dönemde, bu olanaklılık soyuttur; zira onun gerçekleşmesi için gerekli koşullar yoktur; bu koşulların doğabilmesi için Sovyet toplumunun ekonomisi ve kültürü bir çok gelişim evrelerini aşmış olmalıydı ve bir çok nitel dönüşümleri geçirmiş olmalıydı.”

Aleksandr Şeptulin, Diyalektiğin Katagorileri Ve Yasaları, Yordam Kitap, s: 375

Bu alıntıda örneklenen olanaklılık tipleri arasındaki somut ve soyut ayırımı tıpkı işçi-köylü ittifakının Çin Devriminde ve Sovyet devriminde somut bir olanaklılık olarak gerçekleşmesine karşın bizim coğrafyamız için söz konusu ittifakın gerçekleşme koşulları için bu ittifakın soyut bir olanaklılık olarak kendini göstermesine benzemektedir. Sovyet devriminde birinci emperyalist paylaşım savaşının özellikle köylü kitleler üstünde yarattığı yıkıma bağlı olarak kitlelerin yükselen tepkisi ve özellikle köylü kitlelerin politik ajitasyona yanıt vererek hızla devrim saflarına akın etmesi bir devrimci durum yaratıyor ve işçi-köylü ittifakını somut bir olanaklılık haline getiriyordu.
Yine, Çin devrimi koşularında köylülüğün çoğunlukla topraksız köylülüktern oluşması, toprak talebinin köylülük için hayati önemi, köylülüğün toprak talebi etrafında halk savaşına hızla politizasyonu işçi-köylü ittifakını somut bir olanaklılık haline getiriyordu. Oysa, coğrafyamızda köylülüğün çoğunlukla kendi toprağını ekip biçen küçük ve orta köylülükten oluşması toprak talebi etrafında köylülüğün Halk Savaşına hızla politizasyonunu engellemekte ve bu durum işçi-köylü ittifakının gerçekleşmesini komprador kapitalizmin krizlerinin derinleşmesine bağlı olarak devrimci durumda bir yükselme yaratacak koşullara bağımlı hale getirerek işçi-köylü ittifakını soyut bir olanaklılık haline getirmektedir. İşçi-köylü ittifakının somut bir olanaklılığa dönüşmesi devrimci durumda bir dizi gelişmeyle birlikte güçlü bir politik öznenin yaratılmasına bağlıdır.
Buna karşılık Kürt Ulusal Hareketi ile ittfak komünistler için somut bir olanaklılık olarak kendisini göstermektedir.
İttifaklar sorununda Partizan elli yıl önceki koşulları bugüne uyarlayarak ve coğrafyamızın bugünkü gerçekliğini yansıtmayan kitabi bilgiden hareketle işçi-köylü temel ittifakı bağlamında doğmatizme düşerken, Özgür Gelecek Kürt Ulusal Hareketi ile ittifakı niçin önemsediği konusunda nedensellikten yoksun olarak el yordamı ile hareket etmekle ittifaklar sorununda belirsizlikler yaşamaktadır.
Coğrafyamız için işçi-köylü temel ittifakı esasında devrimci sınıfların birliğinin gerçekleşmesi devrimci durumda bir dizi gelişmenin yaşanmasını şart koşmaktadır. İşçi-köylü ittifakının bugün için soyut bir olanaklılık olmaktan somut bir olanaklılık olmaya doğru gelişimi bugün somut bir olanaklılık olarak kendisini gösteren Kürt Ulusal Hareketi ile ittifakın gelişmesinin devrimci durumda yaratacağı yükselmeye bağlıdır.Komünist hareket işçi_ köylü temel ittifakı temelinde bütün devrimci sınıfların katılımı ile halkın geniş birleşik cephesini hedeflemeli fakat bugün için soyut bir olanaklılık olan bu olanaklılığın gerçekleşmesi için somut koşullardan ve somut olanaklılıklardan hareket etmelidir.

Fikret Karavaz

1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: YENİ DEMOKRASİ İLE ÖZGÜR GELECEK AYRILIĞININ MERKEZİNDEKİ KONU OLARAK İTTİFAKLAR SORUNUNA DAİR - Gazete Kök

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top