Dünya

ÜCRET, KAR VE ARTI DEĞER İLİŞKİSİ…

Erdoğan ATEŞİN

1800’lerin kapitalizmi sermayenin aşırı yoğunlaşması sonucu emperyalist aşamaya ulaşmış ve kendi sınırlarını parçalayarak, ulusötesi bir faaliyet içine girmiş ve kapitalizmin bir eseri olan ulus devletler de özellikle 1980 sonrası süreçte küçülerek yok olmayla yüz yüze gelmişlerdir.

1980 sonrası eski tipten sanayi kapitalizmi de emperyalist ulus ötesi şirketler tarafından tasfiye edilmiş ve kapitalizm tarihteki sahnesini terk etmiş yerini tamamen küresel emperyalist elitlere bırakmıştır. Dünyanın geri bıraktırılmış ülkeleri kapitalizmi yaşamadan direk demokratik sosyalist bir süreçle tanışmış olacaklar. Bu süreci köleciliği yaşamadan direk feodal topluma sıçrayan toplumların yaşadığı bir süreç gibi de algılamak mümkün.

Kapitalist sistem yaşamı boyunca savaşlardan ve sömürgeci işgal ve ilhaktan beslenmiş, palazlanmış ve sermaye emperyalist bir aşamaya ulaşarak, sınır ötesine taşınmış, bu süreç dünya gelinde iki defe genel dünya savaşlarına yol açarak, silahların gölgesinde bir gelir dağılımı sürece damgasını vurmuş, azami kar, artı değer üzerinden işleyen bu süreç artık işleyemez hale gelerek, emperyalist dünyanın çöküşünü hazırlamıştır.

Marx, tarihsel sürecin son sınıflı toplumunu, sınıflar arası çelişkilerin son sistemini kapitalizm olarak tanımlamıştır. Marx, klasik iktisatçıları, onların kapitalist ekonominin salt görünen yanlarıyla ilgilendiklerini, oysaki esas sorunun görüngünün arkasındaki gerçeklerde yattığını ifade eder.

Marx’a göre Adam Smith, ekonominin sadece görünen ücret, kar ve rant’tan ibaret olduğunu, arkasındaki eşitsizliğini ise analiz etmeyerek, kapitalizmin gerçek doğasını anlayamamıştır .

Bir başka klasik yaklaşım ise ekonominin yasalarını evrensel olarak nitelemiş ve kapitalizmin ve sınıflı toplumların kendine içkin özgün yasalarıyla ilgilenmemiştir. Oysaki Marx’a göre, her ekonomik sistemin kendine özgün işleyen yasaları vardır ve bu anlamda kapitalizm iç işleyiş yasaları gereği diğer sınıflı toplumlardan tamamen ayrışmıştır.

Kapitalizm, kendisinden önceki üretim biçiminden farklı olarak, özel meta üretiminin en yüksek seviyesini çıktığı ve bugün gelinen aşamada metaların piyasaları kuşattığı bir çağ yaşamaktayız. Bugün artık piyasalarda her şeyin alınıp satıldığı ve her şeyin bir değerinin olduğu bir sistemde yaşamaktayız.

Marx, kapitalizmde özel meta üretimi ve onun bir sonucu olarak artı değer, yani kar yaratma süreklileşmiş ve bu sürecin Sonuçta kapitalizmin ölümcül rekabetiyle sonuçlanacağını söyler. İnsanlar yaşamak için üretmek zorundadırlar o nedenle, maddi malların üretimi insanın varoluş nedenidir.

[email protected]

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top