Bölge

TAKSİM EYLEMİ KURGULANMIŞ KİRLİ BİR SENARYO SONUCUDUR (2)

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Bilindiği üzere Taksim’deki İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım 2022 Pazar günü bomba patlatılması sonucunda altı kişi hayatını kaybetmiş, 81 kişi de yaralanmıştı. Eylemi yapan şahıs henüz yakalamadan Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırıyı PKK, PYD, YPG‘nin düzenlediğini iddia edip ABD’yi suçlamıştı. Emniyete Süleyman Soylu’yu doğrulamış, eylemi yapanın “PKK tarafından özel yetiştirilmiş bir istihbarat elemanı“ olduğu şeklinde açıklamıştı.

Soylu, Taksim’deki terör eylemini “PKK düzenledi. ABD’nin de PKK’yi desteklediğini“ söyledikten sonra, ”Bize verilen mesajı aldık. Amerikan büyükelçiliğinin taziyede bulunmasını kabul etmiyoruz. Çok güçlü cevap vereceğiz” dedi. Dedi demesine de nasıl bir cevap vereceklerini merak ettik. Bir cevap verilmeden ABD, kendilerine daha ağır bir cevap verdi. Recep Tayyip Erdoğan katıldığı G20 Liderler Zirvesin toplantısı esnasında Polonya’ya düşen iki füze üzerine NATO üyesi devlet Başkanları toplantısına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan alınmadı. Mesaj açık ve netti. ABD, Türk devletine ve de Soylu’ya “madem öyle, işte böyle“ dedi. Mesaj böyle verilir. Türk devletinden çıt yok. Kuyruğunu bacakları arasına kısmış suçluları oynuyorlar. Hani Türkiye, NATO’un ikinci büyük gücüydü? Ne oldu?

Süleyman Soylu bu mesajı verirken çok kişi ve çevre tarafından tartışıldı. Soylu bu mesajı verirken Recep Tayyip Erdoğan’a danışarak mı yoksa kendi başına mı verdi diye. Mesajın Erdoğan’a rağmen verilmediği anlaşıldı. Recep Tayyip Erdoğan katıldığı G20 Liderler Zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında: “Terör örgütüne destek verenler dökülen her damla kana ortaktır” dedi. Mesele açık. Gerek Erdoğan ve gerek Türk devlet yetkililerin verdiği mesajlara bakıldığında “terörün arkasında ABD var” dedikleri açık.

Bunun bir örneğini de TBMM Başkanvekili Celal Adan verdi. Beraberinde MHP İl Başkanı Birol Gür, bazı MHP’li milletvekilleri ile merkez yönetim kurulu üyeleri ile Taksim’e eylemin olduğu yere gitti. Vatan millet Sakarya mesajını verdi. Tıpkı Erdoğan ve Soylu gibi konuştu. PKK, PYD, YPG, ABD ve AB’ni suçladı. İşte verdiği mesaj:

“Burada patlayan bombanın fünyesi, PKK’yı, PYD’yi terör örgütü kabul etmeyen Avrupa başkentlerinin ve Washington’un elindedir. PKK/PYD’nin suç işleyen örgüt mensupları, Avrupa’nın her tarafında çok rahat bir şekilde gezmekte ve Türk milletine karşı düşmanlıklarını devam ettirmektedir. Buradan sesleniyorum; Türk milleti büyüktür, devletimiz büyüktür. Bu tip terör eylemlerine asla boyun eğmeyecektir. İstanbul’umuzun, Türkiye’mizin göz bebeğinde, Beyoğlu’nda kan kusanlar, sıçrayan kan, PKK’yı, PYD’yi terör örgütü kabul etmeyen Avrupa’nın başkentlerine sıçramıştır. Bu leke asla yüzlerinden silinmeyecektir.”

“Hepimizin gözü önünde, bütün dünyanın gözü önünde PKK’ya, PYD’ye, kongre muhalefetiyle milyon dolarlar onaylanarak destek verilmektedir. Yakalanan terör örgütlerinin üzerlerinden çıkan silahların hiçbiri kendilerine ait değildir. Bütün silahlar Avrupa menşeli, Amerika menşeli silahlardır. Bir gül bahçesine sokarcasına şehitler veriyoruz. Fakat Cenabıallah’a şükürler olsun ki terör örgütünün Türkiye’de nefesi kesilmiş ancak bu tip kahpeliklerle eylemlerini yapabilmektedirler. Yurt dışında da hepsi saklandıkları mağaralarında yakalanmakta, adalete teslim edilmekte ve etkisiz hale getirilmektedir. Türk milleti büyüktür, teröre asla boyun eğmeyecektir.”

TBMM Başkanvekili Celal Adan, PKK, PYD, YPG, ABD ve AB’yi tehdit etmekle yetinmedi. TBMM’nde üye olan vekilleri de tehdit etti. “Anayasaya bağlılık yemini yapan bütün milletvekilleri PYD’yi, PKK’yı terör örgütü ilan etmek mecburiyetindedir. PKK’ya, PYD’ye terör örgütü demeyenlerin, bu cinayeti işleyenlerin suç ortakları olduğunu ifade etmek isterim. PKK’ya, PYD’ye terör örgütü demeyenlerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunmaya hakları yoktur” dedi.

Süleyman Soylu ve Emniyetin suçlamaları üzerine PKK’nın silahlı kanadı HPG, bir açıklama yaptı. Yaptığı açıklamada, “Taksim’deki saldırıyla herhangi bir ilişkimiz yok”. DSG Genel Komutanı General Mazlum Kobani, “Bombalı saldırıyla ilgileri olmadığını“ söyledi. Bir açıklamada YPG’den geldi. “Bu asılsız iddiaları tamamen reddediyoruz. Ehlam El-Beşir adlı terör saldırısını gerçekleştiren teröristle hiçbir ilişkimiz yok. Sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı kınıyoruz” dedi.

Emniyet ve savcılık sorgusundan sonra Ehhlam Elbeşir ve şüpheli 48 kişi ile savcılığa sevk edildi. Ehhlam Elbeşir’in savcılık ifadesinde, “İdlip’ten Hatay’a, oradan İstanbul’a götürüldüğünü” söylemiş. “Çantada bomba olduğunu bilmiyordum. Beni kardeşlerimle tehdit ettiler” demiş. Ehhlam Elbeşir’in hem polis hem savcılık soruşturması Türk Emniyeti ve Süleyman Soylu’nun senaryosuna uymadığı görülmektedir. Onlar eylemi PKK, PYD ve YPG’ye yüklenmektedir. Oysa realite hiç te öyle değildir. Ehhlam Elbeşir’i İdlip’ten Hatay’a ve oradan İstanbul’a getiren ve bombayı kendisine veren kişinin Amer Jarkas olduğu ortaya çıktı.

Nihayetinde Ehhlam Elbeşir’in polis ifadesi basına yansıdı. Süleyman Soylu, Taksim İstiklal Caddesi’ndeki terör eyleminin ilişkin yaptığı ilk açıklamasında, “Eylemin arkasında ABD var. Teröristi onlar eğitti. Afrin üzerinde Türkiye’ye soktular. Eylem emrini Kobani’den telefonla bildirdiler” dedi. Fakat basına sızan Ehhlam Elbeşir’in polis ve savcılık ifadesinde Süleyman Soylu’yu yalanlıyor. Ehhlam Elbeşir ifadelerinde “İdlip üzerinden Hatay’a geldiğini” söylemiş. İdlip kimin denetiminde? Orada ABD yok. PKK, PYD, YPG yok. Kim var? Türk devleti ve HTŞ terör örgütü.

İdlip’ten Hatay’a oradan İstanbul’a Amer Jarkas tarafından getirilen ve kendisine bombayı verdiği Ehhlam Elbeşir’i, polis ifadesinde şunu da dile getirmiş: “Bana Türkiye’ye git dediler, ama niye gitmem gerektiğini söylemediler. Kardeşlerimle beni tehdit ettiler.” Bu ifade bile bu insanlık dışı eylemin plancısının kim olduğuna işaret eder. Hiçbir devrimci örgüt insanları yakınları ile tehdit etmez. Bu yöntem faşist, cihatçı ve Türkiye gibi bir mafya devletinin yöntemidir.

Taksim’de icra edilen insanlık dışı eylemde birinci derecede sorumlu olan Amer Jarkas kim? Bu adamın kimliğine ilişkin bazı veriler ortaya çıktı. Ama bu yeterli değil, onun büsbütün geçmişinin açığa çıkarılması gerekiyor. Adam eskiden Suriye ordusundan subay. 2011 yılından Suriye’de rejime karşı baş kaldırı olunca ordudan ayrılıyor ve ÖSO’ya katılıyor. İslamist bir kimliğe sahip. Daha sonra Türkiye’ye gelip yerleşiyor. Türk devleti kendisine oturum veriyor. Sonra İstanbul’da “Zrak Rent A Car“ isimli bir şirket kuruyor.

Amer Jarkas’ın görevi sadece Ehhlam Elbeşir’ı İdlip’te alıp Hatay üzerinde İstanbul’a getirmekle sınırlı kalmıyor. Taksim’deki patlamanın ardından Ehhlam Elbeşir, bir piyasa taksisine binerek Esenler’e ikamet ettiği evine gidiyor. Amer Jarkas, kendisini evden bekliyor. Daha sonra Amer Jarkas’la birlikte yakalandığı Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’ndeki Afrinli Heso ailesinin evine gidiyorlar. İddiaya göre Amer Jarkas, Ehhlam Elbeşir’i oradan yurtdışına kaçıracakmış. Ama polis onları o eve koymuş gibi gidip orada yakalıyor. Bu terör şebekesi Türk istihbaratı tarafından organize edilmeden, takibinden olmadan, eylemin olacağından haberi olmadan bu kısa sürede burnunu mu kokladılarki gidip o evde onları kıskıvrak yakalayabiliyor? İnsanların aklıyla oynuyorlar. Gerçi akılsız bir alıcı kitlede olunca bundan bir sakınca görmüyorlar. Gazeteci kılıklı düşkünler, eli sopalı “güvenlik uzmanları“da işin propaganda ajanları gibi görev icra ediyor. Gel keyfim gel. Verende, alan da memnun.

Bugüne kadar devletin yaptığı resmî açıklamalarında Ehhlam Elbeşir’i evinde yakalandığı aile ile bu ana kadar bir ilişkisini açıklayamadı. Eğer olsaydı bunu ballandıra ballandıra kamuoyuyla paylaşırdı. Polis Heso ailesinin bu terörist kadınla bir ilişkisinin olmadığını bal gibi biliyor. Bilmesine karşın aile ve ne kadar tanıdıkları varsa hepsini göz altına aldı. Fakat Ehhlam Elbeşir’in ilişkisi olduğu MHP Şırnak Güçlükonak İlçe Başkanı Mehmet Emin İlhan’ın ifadesine bile baş vurma gereğini duymuyor. Bu unsur insan, silah, uyuşturucu kaçakçılığı yapan karanlık biri, üyesi olduğu aile komple köy korucusu, tam bir mankurt aile. Süleyman Soyluluk bir unsur. Muhtemeldir ki Ehhlam Elbeşir’in geçişi konusunda yardımcı olabilir. Eylem konusunda bir katkısı olmuş mu olmamış mı bilinmiyor. En aşağı biz bilmiyoruz. Şırnak Valiliği alelacele onu korumaya aldığına göre muhtemeldir eylem boyutuyla da ilişkisi olabilir. Onun yerine Şırnak Valiliği dostlara şenlik bir açıklamada bulunduğuna göre: “Mehmet Emin İlhan’ın adına bir telefon hattının yasa dışı olarak çıkarılıp üçüncü şahıslara verilmiştir. Bunu yapan GSM bayisinin kapatılmıştır” dedi. Böylelikle dosya hasır altı edilmiş oldu. Güler misin, ağlar mısın diyeceğiz ama Türk egemenlik sisteminde işler böyle yürüyor. Türk usulü yönetim biçimidir, bu.

Devam Edecek…

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top