Genel

Sosyal Bilimlerde Evrimci Yaklaşım…

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve açık hava

Erdoğan ATEŞİN

1950’lerden sonra sosyal bilimlerde evrimci yaklaşımlar ve düşünürler daha çok gündemde olmuşlardır. Modernleşme, bilgi toplumu, sanayi sonrası toplum biçim ve yaklaşımları gibi yaklaşımlar sürece damgasını vurmaktadır.

Sovyet devriminin yenilmesi, Kuruşcev’ci ‘’barış içinde bir arada yaşamak,’’ ‘’Barışçıl yollarla sosyalizme geçiş’’ revizyonist teorik çıkışlar ve söylemler bu sürecin ortaya çıkmasında etkilidir. Bu bağlamda evrimcilik Mendel’in kalıtım kuramını modern moleküler biyoloji ve matematiksel popülasyon genetiği ışığında birleşen modern evrimsel sentez teorisinin bir ürünüdür.

Yine bu konuda Gerhard Lenski’nin ‘çok hatlı evrim kuramı’ yeni evrimciliğin temelini oluşturur. Keza 1990’lardan itibaren hızla gelişen gen bilimi evrimciliğe yeni bir anlayış yükleyerek evrimciliğin gelişmesine önemli katkılar koymuştur.

Bugün devrimci Marksist yaklaşımlar dışında neredeyse evrimci yaklaşım sürece damgasını vurmaktadır. Türkiye’de sosyolojik araştırmalar ve toplumsal değişimler üzerine çok dar ve batı kaynaklı evrimci sosyolojisinin etkileri altında bir süreç esasa damgasını vurmaktadır.

ATÜT ( Asya Tipi Üretim Tarzı) tartışmaları üzerinden yürütülen ve kendi tarihsel süreçlerinden kopuk toplumsal değişim ve toplum arayışları, Selahattin Hilvan, Stefanos Yerasimos, Yalçın Küçük, Doğan Avcıoğlu, Mihri Belli, Sencer Divitçioğlu, İdris Küçük ömer, Şerif Mardin v.b düşünürler tarafından yürütülen batı tipi işlevselci ve yapısalcı anlayışların dışına çıkamamışlardır ve bunların hiç biri Marksist sosyolojik kuramın yanına yaklaşamamışlardır ve öcü gibi kaçmışlardır.

Türkiye’de sosyal bilimler alanında toplumsal değişim genelde batı tipi modernleşme bağlamında ele alınmıştır, Osmanlı ve Anadolu gerçekliği dışında bir sosyoloji geliştirilmek istenmiştir.

1800’lerin sonlarından bugüne hep bir batı hayranlığı ve batı modernitesi rol model edilmiş, kapitalist dünyanın sosyolojik toplumsal değişme kuramları dışına çıkılamamıştır.Bu yaklaşım tarzı Anadolu topraklarından ve onun sosyo- ekonomik, sosyo-politik ve sosyo-kültürel bağlamı dışında batı tipi bir total anlayış savunulmuştur.

Toplumsal tarih konusunda Türkiye’de toplumsal değişim üzerine çalışmalarda üç ana akım diyebileceğimiz akım sözkonusudur. ATÜT teorik çıkışından kök alan birinci yaklaşım, bu yaklaşım sol için en çok tartışılan ve 1960 ve sonrası sürece damgasını vuran bir süreçtir bir alandır.

1980’lere kadar bu tartışmalar kendi eksenini oluşturarak miadını doldurmuştur.

İkinci yaklaşım Weberyan’cı patrimonyalist yaklaşımdır ve sivil toplumcu bir eksen üzerinden yürütülen bir süreç olarak Türkiye tarihine girmişir ve temeli batıdır.

Üçüncü bir yaklaşım olarak modernleşme adı altında ampirik işlevselci dar bir savunu olarak kalmıştır. Osmanlının son zamanı, İttihat terakki sürecinden çok partili sürece geçiş ve sonrası üzerinde yapılan tartışmaların esasını batı hayranlığı, modernleşme, sivil toplumculuk belirlemiştir.

[email protected]

KAYNAKLAR:

1- Sosyolojiye Giriş.(Anadolu Üniversitesi Yayınları)2-Klasik Sosyoloji Tarihi.(Anadolu Üniversitesi Yayınları)3-Modern Sosyoloji Tarihi. (Anadolu Üniversitesi Yayınları)4.Toplumsal Degiğişim Kuramları.( Anadolu Üniversitesi Yayınları)5-Sosyolojide Yakın Dönem Gelişmeleri.(Anadolu Üniversitesi Yayınları)6-Karl Marx. C.1-2-3.(Yordam Yayinlari)

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top