Genel

SİYASET NE İÇİN YAPILIR, SİYASET NEYE GÖRE BELİRLENMELİDİR?

SİYASET NE İÇİN YAPILIR, SİYASET NEYE GÖRE BELİRLENMELİDİR?

Umut ileri

Siyaset gerçekten önemli ve üzerinde durulması gereken bir olgu.
Yığınlarla bağ kurmada, onlara ulaşmada, ülkede ve dünyada olup biteni yorumlayıp bunu kitlelere aktarabilmekte önemli bir araç SİYASET.

Amaç Sömürünün ve Savaşların olmadığı bir Dünyaya ulaşmaksa ve SİYASET bu dünyayı yığınlara anlatmak ve onları bu yolda harekete geçirmek için bir araçsa, o zaman soralım bu SİYASET neye göre belirlenecek?
Tabi ki yukarıdaki amaca uygun, bu sorunun Komünistlere göre DOĞRU yanıtı İŞÇİ SINIFININ BAĞIMSIZ SINIF SİYASETİ olmalıdır.

Hiç kimsenin kuyruğuna takılmadan, kimsenin peşinden gitmeden, kitleselleşeceğim diye kimselere mavi boncuk dağıtmadan ve en önemlisi de, ideolojik ve örgütsel bağımsızlıktan taviz vermeden, işçi sınıfının
ulusal ve uluslararası çıkarları doğrultusunda yapılacak olan SİYASETTİR, İşçi Sınıfının Bağımsız Sınıf Siyaseti.
Bu yolda giderken bizim önümüzü aydınlatacak olan bu yolda ki eylem kılavuzumuz (Teorik ve Pratik),  Marksizm’in Ustalarının söyledikleridir.

Siyaset kadar, Siyasetin yapılacağı alan, bu alanın sınırları ve bu sınırları kimlerin belirlediği de önemlidir.
Bugün Egemen Sınıf varlığını sürdürebilmek için sınırlarını kendinin çizdiği bir SİYASET ALANI belirlemiştir.
Burjuva Siyaset Sahnesi olarak ta nitelediğimiz bu alan da, belirlenen sınırların dışına çıkılmadığı sürece bir sorun yoktur.
Ta ki Sistemi Hedefleyen, onun tüm kurumlarıyla birlikte karşısında yer alarak, onu ortadan kaldırmaya yönelik her hareket, belirlenen alanın sınırlarına çıkmak olduğu için, kim buna kalkışırsa, sistem tüm kurumlarıyla bu hareketin tepesine çöker.

Bugün solun bir kesimi SİYASET yapacağım diyerek, Egemenlerin belirlediği Burjuva Siyaset Sahnesinde yer almaktadır.
Yığınlarla bağ kuracağım diyerek, yığınların geçmişte egemenler tarafından oluşturulmuş geri bilinçleri( Yurt, Bayrak)  üzerinden siyaset yapanlar bile ortaya çıkmıştır.

Dünya da ve Ülkede olan biten, bu belirlenen sınırlar içerisinde açıklayan bir Siyaset Üretilmiştir.
Ekonomi Bakanı İstifa, Başbakan İstifa, Sağlık Bakanı İstifa, Milli Eğitim Bakanı istifa istemleri bu saptamamıza birer örnektir.
Yıllardır bu ülkede, Ekonomi Bakanları, Sağlık Bakanları, Başbakanlar, Milli Eğitim Bakanları istifa etmiş ama yerine gelenler, gidenleri hep aratmıştır.
Gelenlerin ne Ekonomide, ne Sağlıkta, ne Eğitimde ortaya koydukları işçi ve emekçilerin yaşamında en ufak bir değişim sağlamamıştır.

Çünkü sorunların asıl kaynağı içerisinde yaşanılan Sistemidir ve bu sorunların Sistem içerisinde çözümleri yoktur.
Çözüm, bu sistemin efendilerinin, sınıfsal iktidarı elinde tutan sınıfın elinden siyasi iktidarı alarak, sorunların asıl çözüm yeri olan bir başka dünyayı, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan dünyayı, insanlığın önüne koyabilmektir.

Artık tarihsel sınırlarına gelmiş dayanmış, kendini ekonomik ve siyasal olarak üretemeyen bu sistemi, layık olduğu yere tarihin çöplüğüne göndermekten başka bir yol yoktur.

Bunun aksini düşünmek, Siyaseti Egemenlerin belirlediği alanın dışına çıkartmak yerine o belirlenen alanda siyaset yaparak, sistem içi çözümleri yığınların önüne koymak, niyetten bağımsız da olsa onları aldatmaktan öte bir anlam içermez.

Umut ileri

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top