Genel

SINIF HAREKETİNDE Kİ GERİLİK VE SINIF SENDİKACILIĞI!

Umut İLERİ

Bu yazıyı yazma nedenimiz 24 Ekim de Kartal da yapılan İşçi-Emekçi Mitinginde, İşçi sınıfı bu denli ağır koşullar altında, sosyal hakları bir bir ellerinden alınırken buna karşın katılımın son derece düşük olması bize bir kez daha Sınıf Hareketinin ne denli gerilediğini, Sınıfla, Siyaset arasında ki bağın koptuğunu göstermektedir.
Şilide, Hindistanda milyonlar alana inerken, bizde ki durum gerçekten içler acısı.
Merak ediyoruz, İşçi Sınıfının “DEVRİMCİ” Sendikal Örgütü olan DİSK bu mitingde neredeydi?
Bu mitingle ilgili, miting öncesi DİSK ile bir görüşme yapıldı mı?
Ya Sendikaların dışında ki Emek Örgütleri!
Hangileri vardı bu mitingte?

Ne yazık ki SINIF SENDİKACILIĞININ  çoktan unutulduğu, Sendikacılığın işlevinin  salt işçi ücretlerinin artması için mücadele olarak algılandığı bu ülkede SINIF SENDİKACILIĞININ ne olduğu, nasıl
tanımlanması gerektiği önem kazanmaktadır.
Öncelikle Marks’ın bu konuda isim koymasa da, Sınıf Sendikacılığını işaret eden konuşmasında ne dediğine bir bakalım;

“Sendikalar özgün amaçlarının yanı sıra artık, daha büyük çıkarları olan tam kurtuluş için işçi sınıfını örgütleme merkezleri olarak bilinçle hareket etmeyi öğrenmelidirler. Bu amaca yönelik her ,toplumsal ve politik harekete yardımcı olmalıdırlar. Kendilerini tüm işçi sınıfının temsilcileri ve savunucuları sayarak ve böyle davranarak birliğin dışında kalanları da saflarına katmayı başaracaklardır.” (Karl Marks- I Enternasyonalin Cenevrede ki Toplantısında yaptığı konuşma)

Demek ki SINIF SENDİKACILIĞI, her ne kadar Sendikalar İşçi Sınıfının Ekonomik Alandaki örgütleri olsa da, İşçi Sınıfının Siyasal Alanda verdiği mücadeleden bağımsız değildir.
Alıntıda da görüldüğü gibi, Sınıf Sendikacılığı yapmak aynı zamanda Toplumsal ve Politik Hareketlere yardımcı olmak, o hareketlerin içerisinde yer almak anlamına da gelmektedir.
Politik ve Toplumsal hareketlilik içerisinde yer alırken kullanacağı silahı, en başta onun Üretimden Gelen Gücüdür.

Sınıf Sendikacılığını, Düzen Sendikacılığından ayıran en önemli faktör, Siyasi talepler içinde mücadele etmesi, gerekirse bu taleplerin yerine gelmesi için Üretimden Gelen Gücünü kullanabilmesidir.
Bir örnek vermek gerekirse; 80 öncesi DGM leri EZDİK derken DİSK öncülüğünde İşçi Sınıfı, Üretimden Gelen Gücünü kullanarak Siyasi İktidara geri adım attırmıştır.
DİSK’in bu eylemi aynı zamanda SINIF SENDİKACILIĞININ en somut örneğidir.
Burada ki talep Ekonomik değil, Siyasal bir taleptir.

Eğer günümüzde Sendikalar, Sınıf Sendikacılığından vazgeçmiş olmasalardı, mevcut İktidar OHAL uygulamasını bu denli kolay uygulayamaz, karşısında geçmişte DGM lerde  olduğu gibi İşçi Sınıfının Üretimden Gelen Gücünü bulurdu.
Ama o dönem bunu sağlayan, Disk’in ardında bir SİYASİ İRADE, BİR ÖNDERLİK vardı.
Oysa bugün Sendika Bürokratlarının elinde perişan halde, sahipsiz bırakılmış bir İşçi Sınıfı vardır.

Sınıf Mücadelesi hem Ekonomik hemde Siyasal alanı kapsar.
İşçi Sınıfı, Sermaye’ye karşı mücadelesini hem ekonomik alanda hemde siyaset alanında verir.
İç içe geçmiş bu iki mücadeleyi biz SINIF MÜCADELESİ olarak adlandırıyoruz.

İşte Sendikaların, Sınıf Mücadelesi içerisinde yer alan bir taraf olarak, işçi sınıfının hem ekonomik hemde siyasal talepleri için vereceği mücadelenin adıdır Sınıf Sendikacılığı.
Bu nedenle de Sınıfın ekonomik alandaki mücadelesi, onun düşünen eli  Partisinden bağımsız olsa da, Ekonomik ve siyasal alanın bütünlüğü, Sınıfın Partisi ile aralarında organik bir bağın olmasını da gerektirir.

Lenin Komünistlerin görevini açık ve yalın biçimde Ne Yapmalıda ;
“”Sosyal-demokratların görevi… ekonomik mücadelenin işçilerin arasında doğurduğu siyasal bilinç kıvılcımlarından yararlanarak işçileri sosyal-demokrat siyasal bilinç düzeyine yükseltmektir. derken Sınıfın Partisi ile Sendikalar ve diğer Sınıf Araçları arasındaki olması gereken organik bağın da altını çizer.
 KayıtlıYeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\’da, istanbul\’da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi…NAZIM HİKMET

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top