Genel

SENDİKA NEDİR?SENDİKALAR ve SINIF MÜCADELESİ…

  1. bölüm

Sendikalar salt ekonomik mücadele araçları olmamalı, aynı zamanda Kapitalizmin köhne vahşi düzeninin değiştirilmesinin örgütlü araçları da olmalıdır,olması gerekirlidir. İşte günümüzde bizim istarla üzerinde durmamız gereken sorunlardan biri de budur.
Üstelik sendikalar mücadelenin can damarıdır, can damarı olarak yoluna devam etmelidir. Bu nokta, burjuva sendikalistler ile işçi sınıfı önderi Devrimciler, ve Komünistlerin birbirinden ayrıldığı bir dört yol kavşağıdır. . Sendikaları ekonomik mücadele sınırları içine hapsetmek isteyen burjuva ekonomist görüşlerin ne kadar yanlış olduğunu, Karl Marks’tan yaptığım alıntı açıkça ortaya koymaktadır. “Sendikaların sınıf mücadelesindeki yeri, işçi sınıfı devrimcileri ve komünistleri ile her türden burjuvalar arasında ayırım noktası olmuştur. “ biz devrimciler burada çeşitli SENDİKAL akımlar üzerinde durmayacağız. Bu nedenle işçi sınıfı devrimcileri ile her türden burjuvalar arasındaki ayrım noktasının önemini vurguladıktan sonra sorunumuza devam edelim;
Ekonomik mücadelenin gerekliliğinin açık olduğu görüşündeyiz. Bizler bu durum üzerinde durulması gereken en önemlisi “ücretli emek ve sermaye eğemenliği düzenin değiştirilmesinin örgütlü araçlar olan sınıf sendikasının nasıl olacağıdır.”
Bu soruna yaklaşım şöyle olmalıdır:
Birincisi: SENDİKALAR düzen değişikliğinin örgütlü araçları olabilirlerdi?
İkincisi: olabilir ise, bu nasıl bir mücadele yolu izlemelidir?
Özünde sendikaların “ ücretli emek ve sermaye eğemenliği düzenini değiştirmenin örgütlü araçları” olması gerektiği tartışma konusu bile olmamalıdır. Karl Marks’ın bu sözlerini
Dikkatlice okuyup anlayan, uygulamak için yola koyulan sınıf sendika yöneticileri kapitalist düzenin değiştirilmesinin örgütlü araçları da olması taktiğini kavrar. Sendikaların doğuşu, her ne kadar kendiliğinden mücadele seyri içinde olmuşsa da, bu o dönemin koşullarında kaçınılmazdı. İşçiler arasındaki rekabeti yok etmek, ya da sınırlamak, ücret, hak alma mücadelesi ve iş günü uzunluğu vb. Sorunlara karşı mücadele doğaldır. Kapitalist üretim sisteminin sonuçlarına karşı mücadele de gereklidir.
Sonuçlara karşı mücadele sorunları çözecek miydi?
Elbette ki hayır; kapitalist üretim ilişkileri var oldukça, bu sistemin beraberinde getireceği sorunlar, kapitalist sistemin sonucu olarak var olacaktır. Bu sonuçlara karşı mücadele,
Kapitalist sistemin kendisine karşı mücadeleyi ve düzen değişikliğini içermediği sürece, hem kapitalist sistem varlığını sürdürecek, hem de onun taşıdığı sonuçlar asla yok olmayacaktır.
Bu anlamda; ücretli emek sömürüsüne karşı çıkan ve işçi sınıfının tam kurtuluşunu isteyen işçi sınıfı önder devrimcileri kapitalist düzenin sonuçlarına karşı mücadeleyi, ne ihmal etmeli, ne de salt bu mücadele ile yetinmelidir.
Mücadelenin hedefinin saptırılmaması için, Devrimciler işçi sınıfı örgütlerinden biri olan sendikalarda; kapitalist düzenin sonuçlarına karşı mücadelenin içinde olmalı ve mücadeleye yön vermelidirler. Karl Marks’tan bir alıntıyla devam edeceğim; “ Sendikalar , sermayenin saldırılarına karşı direniş merkezleri olarak yararlı işler görürler. Güçlerini pek yerinde olmayan bir biçimde kullandılar mı, kısmen hedeflerini gözden kaçırırlar. Aynı zamanda mevcut düzeni değiştirmeye çalışacakları ve örgütlü güçlerini, işçi sınıfının kesin kurtuluşu, yani ücretlilik sisteminin kesin olarak kaldırılması için bir araç olarak çalışacakları yerde, düzenin sonuçlarına karşı küçük savaşımları ile yetindikleri anda da hedeflerini büsbütün yitirirler” ( Karl Marks ücret-Fiat -kar Sayfa 166)
Düzenin değişikliği DEVRİM meselesidir. Nasıl ki bir devrim olmaksızın düzen değişikliği düşünülemez ise “ Düzenin değiştirilmesinin örgütlü araçları “ olarak da sendikalar işçi sınıfının devrim mücadelesinden ayrı olarak düşünülemez. Devrim süreci bir bütün olduğuna göre, bu bütünün bir parçası olarak, sendikalar Devrime kopmaz bağlarla bağlı olmak zorundadırlar. SENDİKAL mücadele Devrime hizmet etmelidir. Bu konuda tarafsız olamaz , olmamalıdır. Somut şartların somut tahlili gereği SENDİKAL mücadele Devrime hizmet etmek zorundadır. Bu hizmet zorununu kalıplaştırmadan yanlıştır. Bu denli kalıplar arasında kalınması , SENDİKAL mücadele ile Devrim mücadelesi arasındaki bağı koparabilir. Sendikaların Devrime hizmet sorununu dolaylı, dolambaçlı vesaire yollara sokulması, Devrime hizmet sorununun doğru bir biçimde özümsenmesini, somut şarlara göre hizmet biçiminin değişebileceğini kavranmasını zorlaştırır. Her ülkenin içinde bulunduğu devrim aşaması farklılıklar gösterebileceği , her ülkedeki devrim mücadelesinin seyri içinde de devrim dalgasının alçalmaları yükselmeleri olabilir. Buna bağlı olarak da Devrime hizmet biçimleri farklılık kazanabilir. Bu anlamda düzenin değiştirilmesinin örgütlü araçları olarak sendikalar , DEVRİM mücadelesinin içinde bulunduğu koşulları göz arşı etmeksizin , ne biçimde Devrime en iyi hizmet edebiliyorsa, hedeflerine ulaşmada o denli başarılı olurlar.

  1. BÖLÜM
    DEVAM EDECEK…
    GAZETE KÖK/AVUSTRALYA
    15/8/2021 Melbourne
    HÜSEYİN BİÇER
Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top