Genel

SENDİKA NEDİR?İŞÇİ SINIFI ve SENDİKAL HAREKETİN DOĞUŞU…

  1. Bölüm

İşçi ve emekçi sınıfının burjuvaziye karşı mücadelesinin özü , kapitalist toplumun içinde barındırdığı çelişkilerden kaynaklanmaktadır. Bu çelişkilerin temelini, üretici güçler ile üretim ilişkileri arasındaki çelişki (EMEK- SERMAYE ) yalnızca kapitalist topluma özgü bir çelişki değildir. Günümüze dek toplumsal değişimlere neden olmuş, sınıflı toplumların yapısının ürünüdür. Kapitalist toplumda sınıf farklılıklarını koruduğundan doğal olarak bu çelişkiyi bağrında barındırır. Üretici güçler ile üretim ilişkileri arasındaki çelişme kapitalist toplumun aynasında üretimin toplumsal niteliği ile mülkiyetin özel niteliği arasındaki çelişki olarak yansır. Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran burjuvazi, satın aldığı ücretli emeğe bir değer BİÇER, bu değer , işçinin, emekçinin kapıtalistte mal olduğu üretim mülkiyetinin karşılığıdır. Bunun parasal ifadesi ücrettir. Kapitalist üretilen metanın değerinden; metanın hammaddesine, üretim araçlarına düşen payı aldıktan sonra, işçinin, emekçinin karşılığı olan miktardan(ücret) olarak ödediğini de düşer. Ama buna rağmen geriye bir miktar daha kalmıştır. Bu da işçinin emekçinin ödenmeyen ücretidir. ARTI DEĞER ( Kar) olarak bilinen, işçinin emekçinin ücretinin bu ödenmeyen kısmını kapitalistler cebine indirir. Kapitalist üretim araçlarına düşen payı almış olmasına rağmen, üretim araçlarının özel mülkiyetinde bulundurduğundan, bu mülkiyet biçimini fazlalık değer almak için kullanır. Bu özel mülkiyetin doğurduğu SÖMÜRÜDÜR. Kapitalistler bu sömürüyü çoğaltmak isterken, işçi ve emekçi de artı değerini kendisinin ücretinin ikinci kısmı olduğunu, dolayısıyla kendisine verilmesini istemektedir. Gerçekten de bu değer işçinin emeğinin değerinin tamamlayıcısıdır. Bu anlamda emek ile sermaye arasındaki çelişmenin sınıfsal konumu olarak, proletaryanın burjuvaziye karşı sınıfsal mücadelesi başlar.
“Ücretli emek, sermaye yaratır. Yani ücretli emeği sömüren ve yeni ücretli emeği ele geçirmeden çoğalamıyacak cinsinden bir mülkiyet yaratır şimdiki biçimiyle mülkiyet, sermaye ile ücretli arasındaki çelişmeye dayanmaktadır.”
(
Marks- Engels, Komünist Manifesto s. 61)
Şimdi de, proletaryanın burjuvaziye karşı mücadelesinin ilk biçimlerine bakalım.
Kapitalist toplum; işgücünü meta haline dönüştürürken, bir de yedek işgücünü İŞSİZLER ORDUSU’nu yaratırlar. Böylelikle işçiler atasında yarattığı rekabetten yararlanarak, işgücünü daha ucuza satın alma olanaklarını bulurlar. İşçilerin ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları son derece zorlaşır.
Sermayenin canlı emek üzerinde gittikçe artan eğemenliği, işçilerin emekçilerin alabildiğinde insafsız bir şekilde sömürülmesine yol açar. Son derece yorucu çalışma, en ufak teknik can güvenliğin, sağlık şartlarının ve her hangi bir iş yasasının olmaması, kötü şartlarda çalışmaya mahküm edilmesi, sağlığa zararlı konut şartları, açlık, yoksulluk, sefalet, kapitalist işverenlerin keyfi davranışları vb. Kapitalistler enfazla Artı değeri elde etmek ve en düşük maliyetle üretim amacıyla ; özellikle çocukların ve kadınların emeğini sömürürler. Binlerce çocuk bir parça ekmek için çalışmaya mahkum oluyor. İş yerinde yorgunluktan uyuyan çocukları döverek terbiye ediyorlar 1875 yılında bile İngiltereve İrlanda da 120 bin kadar 13 yaşında. Küçük çocuk tekstil sanayisinde çalışıyordu. Genellikle ayakta günde 12-14 saat çalışmaya mecbur tutuluyordu.
İngiltere’de emekçi sınıfların durumunu inceleyen Engels , başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçilerin içinde bulundukları objektif olgulardan çıkarak belirlemektedir ki, “ işçiler kendilerini hayvan seviyesine indiren durum bu çözüm bulmak için çaba sarfetmelidirler, daha iyi, daha insanca koşullar yaratmalıdırlar be bunu da onları sömürmek isteyen burjuvazinin çıkarlarına saldırmadan yapamazlar. Ama burjuvai çıkarlarını zenginliğinin ve devlet gücünün ona sağlayabileceği tüm olanaklarla savunur. İşçi ki şu andaki durumunu ne kadar değiştirmeye çalışırsa çalışsın, burjuvazi de o oranda onun düşmanı olur. Fakat işçi, burjuvazinin kendisine bir köle bir mal gibi davrandığının her an daha çok farkına varır. Ve sırf bu nedenlerden burjuvazi onun en büyük düşmanı olur. “ ( F. Engels. İngilter’de Emekçi sınıfların durumu s. 325-326)
DEVAM EDECEK… 2. Bölüm
GAZETE KÖK AVUSTRALYA
14/8/2021 Melbourne

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top