Genel

SENDİKA NEDİR?İŞÇİ SINIFI ve SENDİKAL HAREKETİN DOĞUŞU…

  1. Bölüm

İşçi sınıfının burjuvaziye karşı direnişlerinin ilk biçimi, en kaba en az verimli ortaya çıkış biçimi suçtu, Ekonomik durumlarının düzeltilmesi için mücadeleye atılan işçiler, durumlarıını düzeltebileceklerinin bilinciyle hareket etmelidirler ve güçlerini birleştirmek zorundadırlar. Sanayi devrimi sürecinde bir çok işçinin yaptığı işi tek başına yapan makinaların ( Robot) üretime sokulmasıyla bir çok işçi işinden olmaya başladı. Bu kez işçiler makinaların kullanılmasına şiddetle karşı çıktılar. Makinaları kırarak tepkilerini dile getirdiler. Daha sonra fabrikaları ateşe vermek yöntemini izlediler. İlk makina mucitleri öldürüldü. Belirli bölgelerde kısıtlı olarak ortaya çıkan bu tür ayaklanmalara karşı burjuvazi kısa zamanda gerekli tedbirleri aldı. Makina kıranları istediği gibi cezalandırdı. Ayrıca makinaların kullanılmasına da devam edildi.
Bu yöntemseler işçi sınıfının bulundukları durumdankurtarmamakta ve fazla da yarar sağlamamakta idi.
İşçilerin bu ilk eylem biçimleri evrensel bir özellik taşımalarına rağmen, işçi sınıfının direnme bilincinin ilk filizleri olması açısından önemliydi. İşçilerin mücadelesi sonucu, örneğin İngiliz parlamentosu bir yasa çıkarmak zorunda kaldı. Sözü edilen yasa der Engels “ 1824’de çıkartıldı ve çıkarlarını korumak nedeniyle işçilerin birleşmesini, güç oluşturmasını o zamana kadar yasaklamış olan bütün yasaları ortadan kaldırdı. İşçiler eskiden sadece ariktokrasiye ve burjuvaziye verilmiş olan bir hak, serbest dernek kurma hakkını elde ettiler ( F. Engels, İngiltere’de emekçi sınıflarım durumu sayfa, 328)
1824 yılı öncesinde de işçiler şüphesiz örgütler kurmuşlardı. Ama bunlar gizli ve küçük toplulukları çatılarında barındırmaktaydılar. Yasallık kazandıktan sonra, Ingiltere’nin her yanında birlikler (Trade- Unions)
Kuruldu . Bu birliklerin kurucuları işçilerdi. Patronlarla karşılıklı oturarak, ücret. İş koşulları, çalışma saatleri vb. Üzerine konuşmak istiyorlardı. Bu işe yanaşmayan patronları grevle tehdit ediyorlardı.
Önceleri ayrı ayrı iş yerlerinde tek tek işçilerin kapitalistlere karşı direnişleri şeklinde başlayan işçi sınıfı hareketlerini, tek tek işyerlerindeki işçilerin direnişleri ve örgütlenmesi izledi. Sonraları aynı meslek dallarında örgütlenmelere gidildi. Çeşitli işyerleri ve iş kollarındaki sendikalar birleştirilerek, işçiçilerin kapitalizme karşı mücadelelerinde etki araçlar haline geldi. Sendikalar proletarya’nın doğuş ve gelişme süreci içerisinde kapitalistlere karşı en basit hakların yasallaşmadı ve onlara karşı birlik olabilmek için kurulmuş örgütlerdi. Bunlar başlangıçta o günün şartlarında işçilerin basit çıkarları dile getiren dernekler olarak mücadeleye atılmışlardır.
Başlangıçya bu dernekler, emekçilerin birleşmek ve kesinlikle mesleki çıkarlarını korumak için kollektif bir direniş ihtiyaçı olarak. Kendiliğinden harcadıkları çabalar sonucunda üretimin çeşitli dallarında kuruldular. Bu talepler o zamanın sorunlarıyla sınırlıydılar. Ücretle iş saatleri, işsizlik,işçiler arasındaki rekabet, vs. Bu örgütler tedricen işçi sınıfının kapitalist burjuvazi karşısında (ÖRGÜTLENME MERKEZLERİ) haline dönüşmüşlerdir. Ve sistemli bir biçimde kapitalist baskı sömürü ve zulme, ırkçılığa karşı mücadele etmişlerdir. Dolayısıyla SENDİKAL hareketin ilk biçimi, alt biçimi ekonomik ve hak alma, kazanılmış haklarını koruma biçiminde olmuştur.
İşçi sınıfı hareketleri tarihine baktığımızda, ilk işçi örgütlerinin SENDİKALARIN tanınmadığını görürüz.. o dönem devlet iktidarını elinde bulunduran kapitalist patronlar, Burjuvazi sendikalara karşı sert bir tavır takınıyorlar ve sendika temsilcilerini, yöneticileri, ve sendika mücadelesi içinde bir adım öne çıkanları öldürüyor ve öldürmekle tehdit ediyor ceza uyguluyor işçinin yaşamını çekilmez hale getiriyor. Sendikaya üye olmak bile suç kabul ediliyordu. O dönemden bu dönemde bile hala suç kabul ediliyor. Pratikte bunu yaşayanlar iyi bilirler.sendikaya üye olanlar işten sırf sendikaya üye oldukları için çıkartılıyor açlığa yoksulluğa sürükleniyordu.
Burjuvazi işçilerin örgütlenmesine karşı yasa ve yönetmelikler çıkararak darbelere giriştiler. Sendika ve dernekler, o dönem kendilerini ekonomik mücadele ile sınırlandırmış olmalarına rağmen, burjuvazinin baskısı karşısında gizli ve yarı gizli çalışmalarını zor şartlar altında yürütüyorlardı.
İşçi sınıfının günden güne yükselen, yılmak bilmeyen kararlı, azimli, sabırlı mücadelesi karşısında burjuvazi, sendikaları tanımak ve bunun yanında daha bir dizi tavizler vermek zorunda kalmışlardır. Sendikaların kurulması burjuvazinin onun gönül bolluğunun bir hediyesi değildir. Proletaryanın dişe diş yürek yüreğe , kol kola omuz omuza kenetlenme ve kararlı mücadelesinin zafere dönüştürülmesi sonucudur. Burjuvaİ istemeye istemeye, işçi sınıfının temsilcilerini ve sendikaların varlığını tanımak zorunda kalmıştır. Zora karşı zor kullanarak zorun oyununu bozmuştur.
İşçi sınıfının büyük öğretmenleri Marks ve Engels’in sistematik inceleme ve araştırma sonucu, işçi sınıfının ideolojisi olan Bilimsel Sosyalizmi formüle etmeleri, tüm gelişmeler hakkındaki batıl inançlara ve işçi sınıfının rolünü küçümseyen düşüncelere ağır darbeler indirmiştir.
İşçi sınıfının sosyalist fikirler ile temasa gelmesi çok önemli nitel değişmelere neden olmuştur. İşçi sınıfının siyasi bir güç olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Mücadele yöntemleri değişti. Eskiden makinalara ve tek tek kapitalistlerin kendilerine karşı yönelmiş olan mücadele , bundan sonra bizzat kakitalist sistemin kendisine yönelmiştir. İşçi sınıfının isteği, ücretlilik sistemini ve böylecede rekabeti bir bütün olarak ortadan kaldırmaya yöneliyordu. O sebepten dolayı da sınıf bilinci ile temasa gelen işçiler, SENDİKAL örgütlerin görevlerini yalnızca ekonomik mücadele ile sınırlandırmayacaklarını daha iyi kavrıyorlar. Kısacası devamlı ÜCRETLİ KÖLELER olmak istemiyorlar.
İşçi sınıfının artması ve sınıf bilincinin büyümesi. Sosyalist bilimsel düşüncelerin işçi sınıfı içinde yayılmasıyla, sendikalar belirli ekonomik ve siyasi talepleri gerçekleştirmek için bir sınıf karekteri kazandılar.
“Sendikalar bütün dünyayı, kendi basit ekonomik çıkarları için değil, ezilen milyonlarca insanın kurtuluşu için mücadele ettiklerine inandırmalıdırlar.”
( Marks ve Engels özel sorunlar için geçici merkez konseyi deleğelerine verilen talimatlar, cilt 16)

  1. BÖLÜM
    DEVAM EDECEKTİR…
    GAZETE KÖK AVUSTRALYA
    HÜSEYİN BİÇER
    Melbourne
Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top