Dünya

PROPOGANDACILAR

Sami ÜLKER

Onbinlerce yıl öncesinden onların izine rastlarız , insanlığın hayellerini taşıyanlardır , yol açan, yol bulan dahası yol gösterenlerdir , ..

Kimi zaman Karmati kılığında, kimi zaman Hasan Sabbahın militanı kılığında, yeri gelir Bedrettini , Bektaşi, Mevlevî, İsevi , Muhammedî, modern zamanlarda parti militanlarıdır, onlar bu dünyanın motorudur , edebiyatının ruhudur , …

Onlar toplumların ruhunu bilir ve duygularını dalgalandırır , partilerin en iyileridir , sadece ağzı iyi laf yapan değil taşıdığı bilgi hazinesiyle de bir bakıma dönemin bilgeleridir , söz ustasıdır fakat o bir tiyatro oyuncusu değil, tarihin öne çıkardığı halk kahramanlarıdır , sözü yapılacak eylemin teminatıdır, …

Propagandacılar ; dogmatik değildir, teoriyi kaynağından alır pratiğin gerçeğinde canlandırır , teoriye can veren onlardır, nasıl olur pek bilemezsekte Leninin söylediği döne döne okuyarak anlamaya çalıştığımız bir saptaması bir fabrika işçisinin diline düşer hem de en anlaşılır şekliyle, işte bunu bu fikirleri canlandırıp işçilere taşıyanlar onlardır, .. Propogandacılar ;

Hayatını devrime adayan kişilerdir, aslında tarihte olanlar farklı mıydı , dağların doruklarına tapınaklarını kuran Budistler farklı mıydı, Bektaşi Erenleri farklı mıydı , Bedrettin savaşçıları farklı mıydı , onlar partinin seyyar taburları gibidir, bütün dünya onların mekanıdır, onların yapamayacağı iş, açamayacağı kapı, geçemeyeceği dağ yoktur ve her gittikleri yerde ve konakladıkları her yerde orayı partiye bağlarlar, parti oradadır adım adım iktidara gidişin örgütlü alanlarıdır oralar…

Propogandacılar ; İyi bilir ki parti iktidar için vardır, gidilen yol iktidara çıkar, bunu en iyi anlatandır onlar , bir lokma için başlanan mücadele DEVRİM kavgasına ustaca bağlanır, bu bir sihirbazlık değil fakat devrimin ustalığıdır, çünkü DEVRİMİ ÇAĞRIŞTIRMAYAN BÜTÜN SÖZLER BOŞA SÖYLENMİŞTİR , …

Propogandacılar ; Bir zamanlar bir lokma bir hırka köyleri, kentleri dolaşırlardı, değişen pek bir şey olmaz , yine bir lokma bir hırka yollarda yürüyenler onlardır, geçtikleri bütün kentlerde onların izlerini görür fabrikalarda seslerinin yankılarını duyarız, onlar için nerede oldukları önemli değildir, yatıp kalktıkları her yer kardeş toprakları değil midir , ister kırk kapılı mapus damaları olsun ister dalgalarda sürüklenen bir tekne olsun onlar için fark eden bir şey olmaz ; Çünkü ONLAR BAŞTAN AYAĞA HALKLARIN UMUDUDUR , Selam olsun onlara,

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top