Genel

Hüseyin BİÇER : ÖZ-ELEŞTİRİMDİR! (3)

ÖZ-ELEŞTİRİM!

Sovyet devrimine ihanet edip 2. Enternasyonelci çizgiye everilen Krusçov çizgisi burjuva Cumhuriyetçi parlamentarizme ”bütün halkın devleti” yerle bir oldu.
Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum ama Türkiye’deki revizyonistlerin devrim olarak alkışladıkları Latin Amerika örneklerini hatırlatarak uluslar arası reformizmin yaygın ve çürümüş pratiğini Türkiye- Kuzey Kürdistan’ında Meclis koltuklarını artırmayı devrim gibi sunan reformist parti ve seçim bloğuna bağlayarak noktalıyorum.
2000’de “Başka bir dünya mümkün” burjuva küreselleşmeci akımın adalet ve eşitliği Kapitalizmin içinde arama bayrağını yükselttiği dönemde Latin Amerika kuşağında reform ve anayasal yollarla özgürlük, eşitlik, adalet vaat eden devrimci söylemlerle kitlelere umut pazarlayan sosyalist maskeli partiler hükümet oldular. Bir çoğu eski gerilla lideriydi. Vanezuella’da Hugo Cavhez 1999-2000, Brezilya’da işçi partisi adayı Lula Da Silva 2002 Arjantin’de Nestor Kırcher, Ekvator’da yerli hareketinin desteklediği Lucıo Guiterrez, 2003 Bolivya’da Sosyalizme Doğu hareketinin adayı Evo Morales, 2005’te Başbakan- hükümet (reformistlerin ifadesiyle ikdidar) oldular. Latin Amerika halkı ne sosyalizmle tanıştı, ne de yoksullaşmaktan kurtuldu. Gerilla hareketleri ise çoktan tasfiye olmuştu.
Dünya emperyalist sistemin bir parçası olarak halk kitlelerinin özgürlük, adalet arayışları ve isteklerini sömüren reformist partiler, sömürücü sistemin koruyucusu ve sürdürücüsüdürler. Devrimin önünde engel durumundadırlar.
Syrıza’nın çıkışını dönemin ODP’si buğünün SP si, EMEP, ESP, HDP, DHF Yunanistan’da Devrim olmuş gibi karşıladılar. Sanki devrimci söylemlere dayanarak kendisini Sosyalist olarak tanımlamaya- ( SYRIZA kendisini sosyalist olarak tanımlamıyor) ve bilinen partiler ilk kez hükümet oluyormuş gibi…
Yirminci yüzyılda Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere başta olmak üzere sosyal demokrat partiler Avrupa’da keza Latin Amerika ‘da Cavhez’den Morales’e kadar hükümet oldular.
Lafta özgürlük olanaksızdır. Ne yaparlarsa yapsınlar Reformizm ölü bir cesettir. Reformist- parlamenterist için anayasal düzenlemeler, yeni reformlar, mecliste kürsü sahibi olmak, ya da hükümet ortağı olmak her şeydir.
Türkiye’deki yasalcı reformist partiler mevcut sömürü, katliamcı, baskıcı faşist düzenin çarkları dışına çıkmadan eşitlik , kardeşlik, özgürlüğün egemen olabileceği söylemine dayanarak özünde her olan düzenin sağlamlaştırılmasına hizmet etmektedirler.
Komünistler (Devrimciler amaçlarını güçlendirmeye yarayan araçlardan yararlanırlar, ama reformizmin bu araçları amaç edinir.
İşte bu nokta çok önem arz etmektedir. Bugün AKP karşıtlığı üzerinden siyaset yapan özgürlüğü AKP’nin gidişine bağlayan başta EMEP, SP, TKP, HDP bunlardan daha beter söylemlerle çoktan aynı cephede yerini alan ESP dahası “ kitleselleşme” “ Kürt halkını destekleme” “ileri talepleri güçlendirme” Vb. Vs. Tutarsız gerekçelerle oluşan seçim bloğuna dahil olan reformist bataklığı “Devrimci cephe” olarak tanımlayıp, kutsayan Yaman “Komünistler” bunları savunabilir. Ama ben asla böyle bir düşünceyi savunmam.
Komünistler Reformizmi kitlelerin bilincinde meşrulaştıracak tutumlara girmezler. Aksine yasalcılığa , reformizme, Teslimiyetçi mide bulandırıcı uzlaşmacılığa karşı ideolojik mücadeleyi güçlendirmek günümüzün ertelenmez görevidir. O gün de bugündür. Zamanıdır tam zamanı.

Devletin iktidarını yıkmadan halk kitlelerine özgürlük olanaksızdır, gerçeğini bir kenara atarak reformist-Yasalcı partiler AKP’yi yollayacağız, onun yerine kendimiz geleceğiz demektedirler. Bu halkı aldatmakta nedir? Soruyorum sizlere. Üstelik bu seçim demagojisine, umut tacirlerine ortak olmayan, karşısında devrimci amacı hatırlatan komünistleri maskesiz gerçek devrimci güçleri AKP’ yi güçlendirmekle suçlayabilecek kadar kendilerini kaybetmektedirler. Eğer bu suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Saldırılarınıza, karalamalarınıza, küfürlerinize, tehditlerinize asla boyun eğmeyeceğiz. Bunu böyle bilin.
Reformizme göre iki yol var;
Ya kendilerine oy avcılığı yapılacak ve “Devrimci görev” yerine getirilecek, ya da AKP’ye güç verilmiş olunacak!
Devrimci amaçtan kopunca burjuva liberaller demokratizmden gerçekleri ters yüz etmek politikası haline geliyor.
DEVAMI VAR…
HÜSEYİN BİÇER
3/7/2021
MELBOURNE

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top