Genel

Ölüm oruçları stratejik mücadele biçimleri değildir

Hollanda'da yoğun bakımlar doldu: Hastalar Almanya'ya naklediliyor

Erdoğan ATEŞİN

ÖLÜM ORUÇLARI STRATEJİK MÜCADELE BİÇİMLERİ DEĞİLDİR…

Bütün devrimci eylemlerin bir zemini ve eylemin emekçi kitleler üzerindeki etkileri ve sonuçta taşıyacağı bilinç ile ilişkilidir. Sonuçları hesaplanmadan duygusal, reaksiyoner ve günü kurtarma adına yapılan eylemin/eylemlerin gelecek üzerinde hiç etkisi yoktur, olamaz da!!!

Eylem! mutlak bir yarar gerektirir ve haklı bir zemin üzerinden hayat bularak sınırını, etkileyeceği alanı, nerede başlayıp nerede biteceği konusunda bir planlama sorunudur. Hiç bir devrimci eylem, bizim kafamızda ve duygularımızla yürüyecek bir süreç değil, eylemin emekçi kitleler üzerindeki etkileri ve sürece müdahale gücü esas alınır, bütün eylemlerin çıkış noktası bu gerekçeler üzerinde hayat bulur.

Karar vereceğimiz eylemin zeminini, eylemin talepleri ve hedefi, eylem içinde kullanılan sloganlarla kitlelere mesaj verilir ve eyleme kitlesel bir karakter kazandırılır. Ölüm orucu eylemleri stratejik değil, taktiksel eylem biçimleridir ve çok istisnai eylem biçimleridir, aktif değil pasif mücadele biçimleri olup stratejik çağırılarda bulunmazlar.

Bir ülkenin Hukuk gibi ciddi bir üst yapı kurumunu ölüm orucuyla düzeltemezsiniz, bu bir devrim sorunudur ve köklü bir değişim gerektirir.Öncelikle eylemin nedeni güçlü bir zemine oturtulmalidir. Eylemin haklılığına sadece bizim inanmamız hiç bir şey ifade etmez, eylemin emekçi kitlelerin bilincinde ki karşılığı mutlaka eylemin temel gerekçesi olmalıdır.

Kitlelerin bu konudaki tavrı, eylemin etkileyeceği insan kitlesi ve siyasal süreç üzerindeki etkileri değerlendirilmeden, bireysel, hissi, reaksiyoner hiç bir eylemin devrimci bir karakteri olamaz ve eylem, sadece bireyin duygusal bir tepkisi olarak hafızalarda kalır. Doğru devrimci eylemler kitleselleştikçe zemin bulur ve sonuçta eylem kitlesel devrimci bir karakter kazanır, kitlelerin bilincinde maddi bir güce dönüşür.

Kitleleri harekete geçirmeyen eylemlerin devrimci niteliği ve eylemin haklılığı üzerine tartışmak boş bir lafazanlıktır. Çünkü devrimciler, sosyalistler, komünistler, haklı bir zeminde olduklarını bilecek kadar donanıma sahiptirler. Anarsizan, küçük burjuva duygusal devrimcilik, ufukları toplumsal ve sınıfsal çıkarlarla örtüşmeyen, bireyci, dar grupcu, fokucu pratik, devrimci pratik değildir, ve bu tür çıkışlar emekçi mücadelelerine devrimci bir değer katmaz, kendiliğindenci bir ölüm tamda bu pratikte karşılığını bulur…

Bugünün temel sorunu halk kitlelerine önderlik etmek, onların devrimci atılım ve enerjisini devrimci bir çizgide sonuna kadar geliştirmektir. Halkın güvenini kazanmış örgüt ve onun devrimci disiplini, doğru mücadelenin haklı zeminin ve haklı mücadele biçimlerinin devrimci ve yegane güvencesidir. Eksiklik budur!

[email protected]

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top