Dünya

“NE YAPMALI” DA, NE SÖYLENMEK İSTENİYOR KOMÜNİSTLERE!

Umut İLERİ


Bilinç, daha doğrusu SINIF BİLİNCİ, SİYASAL BİLİNÇ, belki de geleceği kurmada geleceği kuracak olanlar için, üzerinde durulması ve sağlanması bağlamında çok önemli bir kavramdır.

Marks; “Özgürlük Köleler İçin Değil, Köle Olduğunu bilenler için” derken, yine Marks “İşçi Sınıfı Ya Devrimcidir Ya da Hiç Bir şeydir” derken, Lenin hemen her yazısında İşçi Sınıfı yerine “Sınıf Bilinçli İşçiler” kavramını kullanırken SINIF BİLİNCİNE, SİYASAL BİLİNCE vurgu yaparlar.

Bu konuda ki temel referansımız Lenin ve onun bu konuyu işlediği Ne Yapmalı adlı yapıtıdır.
Ne Yapmalıya bakmadan önce, Ne Yapmalı’nın yazılmasına neden olan Marksizm içerinde ortaya çıkan sağ sapmayı,  Ekonomizmi incelememiz  gerekir.


Ekonomistler, sınıf bilincinin yeterli olduğunu, bunu da işçi sınıfının ekonomik alanda, sendikalar aracığıyla edineceğini söylerler.
İşte bu nedenle Ne Yapmalı, Ekonomistlere karşı, yani sınıf mücadelesini salt ekonomik alanla sınırlayan, ekonomik alan, siyasal alan ayırımı yapan, her iki alanı kendi iç bütünlüğünden koparanlara karşı Lenin tarafından, özellikle de bilerek, çubuğun karşı yöne büküldüğü bir yapıttır.

İşçilerin, üretim araçlarından yoksun oldukları için,  zorunluluk sonucu çalışmak zorunda bırakılmaları ve emeklerini pazarlamaları onları sınıf konumuna sokar.
B
u konumda işçiler, sermaye karşısında ortak çıkarlara sahip bir Sınıf niteliğindedir.
Ancak bu sınıf olma niteliği, Kendisi için değil, Kendiliğinden Sınıf niteliğidir.
Çünkü bu konumda işçiler ancak, Sermaye için Sınıf olma niteliğindedirler.



Başlangıçta başkası için Sınıf konumunda olan Proletarya ancak kendi için Sınıf konumuna, Politikleşerek, Siyasal bilinçle donanarak gelebilir.
İ
şçi sınıfının kendiliğinden hareketleri kendi içerisinde bir bilinç taşısa da, bu bilinç ancak henüz yeşermeyi bekleyen tohum halinde bir bilinçtir.
Bu bilinçle yapacakları da ancak ekonomik alanı kapsayan, ekonomik çıkarları temel alan bir mücadeledir.
İşte Siyasal Bilinç burada devreye girer.


Ekonomik Mücadele içerisinde işçinin kendini, dahil olduğu sınıfın bir parçası olarak görerek, çıkarlarının Sermaye Sınıfından farklı olduğunu bilincinde duyumsaması yeterli değildir.
Ekonomik alanda elde edilen bilincin tek başına yeterli olmayacağı, bu bilincin siyasal bilinçle tamamlanması gerektiğinin ortaya konması gerekir.
Bunun için işçinin ekonomik mücadele sırasında edindiği bilinci, Siyasal Bilinçle tamamlaması gerekir.


Lenin Komünistlerin görevini açık ve yalın biçimde Ne Yapmalıda ;
“Sosyal-demokratların görevi… ekonomik mücadelenin işçilerin arasında doğurduğu siyasal bilinç kıvılcımlarından yararlanarak işçileri sosyal-demokrat siyasal bilinç düzeyine yükseltmektir.” derken Sınıfın Partisi ile Sınıfın iş yerlerinde ki oluşturduğu yapılanmalar arasındaki olması gereken organik bağın da altını çizer. İşçi Sınıfının politikleşmesi demek onun siyasi iktidar perspektifini gözeterek, sınıfsal iktidara yönelmesi anlamına gelir.

Bunun için de, İşçi Sınıfının bu erk savaşımında en temel aracı, İŞÇİ SINIFININ DÜŞÜNEN VE BU DÜŞÜNCESİNİ EYLEME DÖKEN ELİ OLARAK KOMÜNİST PARTİDİR.
Yine Lenin işçi sınıfına siyasi iktidar perspektifi gösteren ve politik mücadele içerisinde yer almasını sağlayan bilincin, sınıfın partisi tarafından  verileceğini aynı eserinde şu sözlerle dile getirir:

“İşçilere politik bilinç ancak dışardan, yani ekonomik mücadelenin dışından, işverenlerle işçiler arasındaki alanın dışından götürülebilir. Bu bilginin edinilebileceği biricik alan, bütün sınıf ve katmanların devlet ve hükümetle ilişki alanı, bütün sınıflar arasındaki karşılıklı ilişkiler alanıdır. (LENİN-NE YAPMALI)

Bir takım çevrelerin yanlış anladığı, dışarıdan derken bunun işçi sınıfının ve  sınıf mücadelesinin dışından verildiği gibi bir yanlış anlamadır.
Oysa işçi sınıfının partisi, onun dışında değil, onun içerisinde, onun düşünen eli aynı zamanda aklıdır.

Parti fikriyatı Marks döneminden beri vardır.
Marks; Birinci Enternasyonalin 1872 Kongresin de:
“Proletarya, mülk sahibi sınıfların kolektif gücüne karşı mücadelesinde, ancak mülk sahibi sınıflar tarafından kurulmuş eski partiler karşısında ayrı bir siyasal parti haline gelirse, bir sınıf olarak davranabilir.
Proletaryanın siyasal bir parti haline gelmesi, toplumsal devrimin ve onun nihai hedefinin, sınıfların kaldırılmasının, zaferinin güvence altına alınması için vazgeçilmezdir. (…)proletaryanın büyük görevi siyasal iktidarı ele geçirmek olmalıdır.” 
diyerek Parti fikrinin ne denli erk savaşımı için yaşamsal olduğunu dile getirir.


Lenin parti fikriyatını pratiğe taşıyarak, pratik içerisinde partide olması gereken özelliklerin neler olması gerektiğini ortaya koyar.
Ekim Devriminin gerçekleşmesi, böyle bir pratiğin yaşamda bulduğu karşılıktır.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top