Bölge

MİSYONERLİK Mİ YOKSA CAHALET Mİ DESEK?

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Zaman zaman kimileri bir inanca, bir dine, bir mezhebe inanan toplumları toptan ya olumlu ya olumsuz ya ilerici ya gerici değerlendirir. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Bir toplumun, bir devletin, bir kurumun veya bireylerin toptan olumlu veya olumsuz sıfatlandırılması ya misyonerliğin ya cehaletin sonucudur.

Adam kalkıyor “Tüm Müslümanlar gericidir. Tüm Aleviler, Ezidiler ilericidir.” Bir diğeri, “Aleviler Kemalisttir. İhanetçidir.” Bir diğeri, “Ezidiler çağdışıdır” diyor. Bu tespitlerin hepsi yanlıştır. Bir dine, bir mezhebe inanç getirme üzerinde gericilik-ilericilik tespiti yapmak saçmalıktır. Doğru olan hangi din ve mezhebe inanırsa inansın onların ilerici-gericiliğin kıstası değildir. Çünkü bu inançlara inanan kitleler homojen değil. İlericisi var, gericisi var. Bunu nasıl ayrıştıracağız? Toplumsal olaylara karşı olan duruşunu kıstas alacağız.

Adam Müslüman, Alevi, Ezidi veya başka din ve mezhebe inanç getirebilir. Kim hangi din ve mezhebe inanıyorsa hepsini bir torbaya koyabilir miyiz? Bu din ve mezhep ilerici, bu din ve mezhep gerici diyebilir miyiz? Böyle bir saçmalık olur mu? Bu saçmalığı yapan çokça insan veya çevre var. Adam Müslüman, Alevi, Ezidi veya bir başka din ve mezhebe inanan bir aile mensubu. Fakat ateist. Bunları nereye koyacağız?

Sorunu Kürdler açısında ele alırsak adam Müslüman Kürd. İnsan haklarına saygılı, hak, hukuk ve adaleti savunan biri. Sırf namaz kıldığı, oruç tutuğu için şimdi buna gerici mi diyeceğiz? Daha ötesi bir din ve mezhebe inanan herkes inancı gereği ibadetini yapar. Burada ilericilik, gericilik tespitini neye göre yapacağız? Müslümansa gerici, Alevi ve Ezidiye ilerici mi diyeceğiz? Böyle bir saçmalık olur mu?

Adam Müslüman Kürd, Kürdistan milli mücadelesi veren yurtsever olabildiği gibi sömürgecilerin şahsında ümmet kardeşliğini savunanlarda var. Adam Müslüman Kürd ama kendini sömürgecinin kapısına bağlayanı da var. Şimdi burada Müslüman olan herkes gerici veya ilerici mi diyeceğiz?

Adam Kürd Alevisi. Kürdistan milli kurtuluş mücadelesinin başarısı için varını-yoğunu feda ediyor. Malından öte canını veriyor. Yanı sıra kendi milletini katleden sömürgecinin koruma bekçiliğini yapanlar da var. Şimdi şunu diyebilir miyiz? Kürd Aleviler toptan gericidir veya ilericidir?

Aynı şey Ezidiler içinde geçerli. Her şeyini Kürd milletinin kurtuluşu için feda edenler olduğu gibi Saddam Hüseyin’e, Hafız Esad’a, Recep Tayyip Erdoğan’a babamızdır diyenlerde var. Şimdi hangi aklı evvel Ezidileri toptan gerici veya ilerici diyebilir?

Fakat bunu yapanlar çok. Bunların bir kısmı sömürgecilerin misyonerleri ise bir kısmı de cahilliklerinden yapmaktadır. Misyonerleri değiştiremeyiz ama bunu cahilliğinden yapanları ikna etmeyi politika edinmeliyiz. Burada izlenmesi gereken tutum dinin siyasallaşmasına meydan verilmemelidir. Devletin dini olmamalıdır. Din sadece insanların ibadet etme inancı olmalıdır ve herkes herkesin inancına saygıyı esas almalıdır. Bu da ancak seküler bir toplum yaratmakla mümkündür. Kitabı mukaddes, Kürdistan için “cennet ülke” demiştir. Kürdistan’ı cennete dönüştürmenin yolu bağımsızlıktan, toplumun seküler olmasından geçer. Bunu sağlamak için de bir kültür devrimine ihtiyaç vardır. Bugün henüz bundan çok uzağız ama bu işe şimdiden başlanmalıdır.

Kürdistan toplumu çok dili, çok lehçeli, çok dinli ve mezheplidir. Bunlar zenginliğimizdir. Zaten Kürdistan toplumu bu özeliğinden dolayı federatif bir yapı oluştura gelmiştir. Her dil, lehçe, din ve mezhep kendi özgünlüğünü koruyarak yaşamıştır ama hepsi kendini Kürd olarak tanımlamıştır.

Bunun yanı sıra Kürdistan’da her ne kadar Kürd milleti çoğunluğu oluştursa da başka azınlık milletlerde vardır. Kürdistan tüm bunların ortak vatanı. Asuri-Süryani, Ermeni, Çerkez, Yahudi, Türk, Arap ve Fars. Bunlarda bizim zenginliğimizdir. Çoklu dil, lehçe, din ve mezhebiyle, çoklu etnik yapısıyla Kürdistan bir gül bahçesidir. Yeter ki karşılıklı birbirlerinin varlığına saygı gösterilsin. Ortak bir hak, hukuk, adalet işletilsin. Bu durumda bir sorunun çıkmayacağı kesin. Onların özgün yapılarını bozmadan bir federasyon altında herkesin bir otonom bölgesi niye olmasın.

Kürd toplumunu din ve mezhep temelinden ayrıştırma sömürgecilerin politikasıdır. Kürdler bu oyuna gelmemelidir. Kıstasımız; hangi din ve mezhebe inanç getirirse getirsin insanlarımızın hak, hukuk, adalet, insan hakları karşısındaki tutumunu ve Kürd milli mücadelesi karşısındaki duruşunu esas alacağız. Ortak paydamız din ve mezhebi ne olursa olsun birlikte kendi milli kimliğimize sahip çıkılması ve sömürgecilere karşı bir bayrak altında mücadele edilmesi olmasıdır. Kürdistan toplumunu zafere taşıyacak politika budur.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top