Genel

KUZEY KUTBU’NDA KAYNAK SAVAŞLARI… AHM ET HULUSİ KIRIM

Kuzey Kutbu’ndaki sıcaklıklar küresel ortalamanın iki katından fazla artınca bölgedeki buzların
yüzde 50’sinden fazlası eridi. Geçmişte hava sıcaklığı Ocak ayında ortalama -15 derece olan Norveç kıyılarında bu yıl 7 derecenin görülmesi kutupların iklim değişimini gösteriyor. Keza Grönland’da son dört yılda 150 milyar ton buzun erimesi insanlık adına bir felaketi işaret ediyor. Bilim adamları 10 yılın sonunda kutuplardaki buzların tamamen eriyebileceğine dikkat çekiyor. İklim değişikliği nedeniyle bölgenin jeopolitiği değişti. Yaşamın mümkün olmadığı araziler son 10 yılda jeolojik açıdan da çok daha önemli hale geldi.


Stratejistlerin 2020-2030’lara ilişkin yeni senaryoları, olası kaynak savaşlarının yeni sahnesinin
Kuzey Buz Denizi olacağını ve burada gerçekleşecek gerginlikleri öngörüyor Kuzey Kutbu’nun
altındaki milyarlarca ton petrol ve doğalgaz rezervi nedeniyle ülkelerin gelecekte, söz konusu
kaynaklar üzerine hak iddia edip gerginlik yaşamaları muhtemel. Petrol ve doğalgazın kıtlaşması,
talebin artması, bugün denizlere kıyıları olan devletleri daha önce Afrika kıtasının paylaşıldığı Berlin Konferansı’ndan buyana tekrar ve ikinci kez yeniden bir paylaşım sürecine getirdi. Kuzey Kutbuna sınırdaş ülkelerin bölgede birbirinin içine girecek şekilde kıta sahanlığına sahip olmaları, ekonomik kullanım alanlarının aidiyetinin belirlenmesinde ciddi sorunlara gebe. Hatta Kuzey Kutbunu çevreleyen Kanada, Rusya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, İzlanda, Norveç ve ABD ile, yakın zamana kadar arka planda saklanan, bölgeye 1500 kilometre uzaklıktaki Çin bile, bu kaynaklar üzerinde hak iddia etmek için şimdiden hukuksal zemin hazırlıyor ve Kuzey Kutbu’ndaki askeri gerginliklere karşı ordularını eğitiyorlar. Buz yığınları eridikçe bölge, yeni ortaya çıkarılan maden kaynakları ve ticaret yolları üzerinde hak iddia etmek isteyen küresel emperyalist güçler arasında soğuk savaş cephesi haline geliyor. Rusya, ABD ve Çin bölgede rol kapmaya çalışıyor.


Kuzey Kutbu çevresindeki kıtasal kara kesimlerinde altın, kurşun, bakır,gümüş gibi dünya sanayi ülkelerinin ihtiyaç duydukları madenler mevcut. Bu madenlerin Kuzey Kutbunun yeraltına kadar uzanmaları muhtemel. Çıkarılmaları gelecekteki yeni teknolojiler ve maliyet ile ilgili. Bugünkü teknoloji ile çıkarılmaları mümkün olan petrol ve dağalgaz gibi iki çok önemli madde var. Kuzey Kutbu’nun altında dünya rezervlerinin yüzde 13’üne eşit 90 milyar varil petrol ve yüzde 30’una eşit 47 trilyon metreküp doğalgaz bulunduğu biliniyor. Yine bölgede dünya gaz rezervlerinin yüzde 20’sine eşit sıvı halde gaz mevcut. Bu rezervlerin önemli bölümünün Barents Denizi altında olması öncelikle Rusya ile Norveç arasında ciddi sorunlar yaratacağının sinyallerini vermekte. Bu değerli doğal kaynaklara erişimin açılmasıyla birlikte, enerji kaynaklarına ulaşmak ve stratejik açıdan önemli iletişim hatları daha kolay olacak ve tabiî ki bölgedeki dinamiği de değiştirecek.


Kutup ülkelerinin şimdiden hırlaşmaya başlamalarında, efendilerin eseri olan küresel ısınmadan
en hızlı etkilenen Kuzey Kutbu bölgesinde eriyen buzdağlarının, ülkelere ait karasal bağlantılı
buzulların haritalarının değişecek olması ve buzulların altındaki doğal rezervlerde hak iddia etme
konusu da etkili oluyor. Kanada Kutup Bölgesini Asya’ya bağlayan Kuzeybatı geçişi artık buzkıran
gemileri olmadan yılın 12 ayı geçişe açık. Yine geçmişte Sibirya kıyılarındaki Kuzey Denizi geçişe uygun değilken şimdi 1 ay süresince geçişe açık. Tüm bu veriler kapitalist sistemin özü olan aşırı kar hırsıyla başta ABD ve Çin olmak üzere sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkelerin doğayı katlederek insanlığa karşı nasıl bir suç işlediklerinin acı göstergesi.


Emperyalist kapitalist sistemin bütün bu yıkıcı tasarruflarına karşın, küresel ısınmanın yararlı
olduğu belli önemli noktalar da var ve bundan şimdiden ABD, Rusya, Kanada, Norveç ve Danimarka yararlanmaya başladılar. Bu ülkelerin karasal kesimlerindeki donmuş topraklar erimeye ve tarıma elverişli hale gelmeye başladı. Yine yumuşayan toprak, madenlerin çıkarılmasını ve 8 ülkenin 4 milyon insanının yaşadığı Kutup Bölgesinin yaşana bilirliğini sağladı. Kuzey Kutbu çevresinde ancak senenin belli aylarında kullanılabilen ya da hiç kullanılamayan deniz yolları açıldı ve buralarda Ruslar büyük limanların yapımına başladı. Yine bu iklim değişmesi fosil yakıt ve öteki madenlerin çıkarılmasını da kolaylaştırdı. Ama bu gelişmelerin şimdiden, bugüne kadar dost olan ülkeleri bile birbirine düşürebilecek bir Soğuk Savaş’ın başlamasına neden olabileceğine dair belirtiler görülüyor.


Gıda ve hammadde tüketimi, dünyamızın artan nüfusu ve artış oranının çok üzerinde olduğundan gelecekteki 50 yılda sıkıntıların artacağı ve bu artışların ülkeleri silahlı çatışmalara sokabileceği öngörülüyor. Dünya hammadde fiyatlarının artış eğiliminde olması ve artış trendinin süreceği beklentisi de çok uluslu şirketlerin bölgeye aç kurtlar gibi üşüşüp bakir tarım alanları için milyarlarca dolara varan lisans anlaşmaları ile yine milyarlarca dolarlık boru hatları inşasına başlamasına neden oldu. Görünen o ki, insanlığın yararına kullanılması gereken doğal kaynaklar yine kapitalist sistem tarafından talan edilecek. Diğer yandan kutuplardaki bu gelişmeler bundan böyle uluslararası düzeyde deniz, denizaltı kullanım hakları konusuyla ve bağlantılı 200 millik sınırın uygulanmasını da daha fazla gündeme getirecektir. Bu konunun özellikle Akdeniz’de, Türkiye’nin denizaltı kaynaklarını arama konusunda haklarının belirlenmesi ve korunması bağlamında çok önemli olduğu da ortadadır.


Doğanın dengesi süratle bozulur, insanlık felakete giderken emperyalist kapitalist sistem kendi
sonunu da hazırlayan umursamazlığını devam ettiriyor ve ettirecek gibi de görünüyor. Buna karşın sivil toplum kuruluşlarının çabaları ise sonuç vermiyor.Gözü dönmüş efendiler bir yandan doğayı tahrip etmeye büyük bir azgınlıkla devam ederken, diğer yandan her sene toplanıp dünya halklarının ağzına bir parmak bal çalıyorlar. Bizlere ise sonumuzu seyretmek kalıyor.

24.10.2022

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top