Genel

KOMÜNİSTLER, SON GÜNLERDE HIZ KAZANAN LENİN DÜŞMANLIĞINA KARŞI DURMALIDIR!

Umut İLERİ

Reel Sosyalizmin çöküşü üzerine çok şey yazıldı!
Herkes kendince çöküşün başlangıcı olarak ortaya bir tarih sundu.

Reel sosyalizm’ in çöküş  nedenlerini  anlamak için Lenin’in yazdıklarını okumak   bizler için yeterli olmalıdır.
Yaşadığı dönemde bu tehlikeyi fark eden ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden, geleceği o günden öngörebilen bir lider ne yazık ki Lenin in dışında Bolşevik Partisi içersinde yoktu.
Üstelik yazdıklarıyla, bugün için, yarını kurmak adına, başımızı tekrar duvara toslamamamız için bizlere muazzam bir miras bıraktı.
Tabi anlayana….!

Bir kere Rusya, Ekonomik ve Sosyal olarak geri bir Köylü Ülkesiydi!
Koşullar, Sosyalizm kuruculuğu için uygun değildi.

Yaşanan iç savaş ve bu süreç içersinde uygulanan savaş komünizmi ekonomisi, diğer taraftan da Emperyalist Ekonomik kuşatmanın ekonomiyi felç etmesi sonucu Lenin ve arkadaşları NEP adıyla ekonomiye canlılık getirecek, ekonomiyi hareketlendirecek Devlet denetiminde Kapitalist uygulamalara izin veren bir dizi karar aldılar.

Lenin bunu şöyle ifade etti;
“coşkuya doğrudan bel bağlayarak değil, ama büyük devrimin yarattığı coşkunun da yardımıyla ve kişisel çıkar, kişisel güdü ve ticaret ilkeleri temelinde, bu küçük köylü ülkesinde ilkin devlet kapitalizmi yoluyla
sosyalizme giden sağlam geçitler inşa etmeye koyulmalıyız.” [“Ekim Devriminin Dördüncü Yıldönümü Üzerine”, Seçme Eserler, c.6, İnter Yay., Kasım 1995, s.523]

Lenin için nasılsa Devlet İŞÇİ DEVLETİ, onun kontrolünde geçici bir süre Kapitalist uygulamaların bir zararı olmaz, tersine ekonomi canlanır mantığı güdülmüş, ancak bu uygulamalar ekonomiye özellikle de kırsaldaki ekonomiye belli bir canlılık getirse de, sonuçta ortadan kaldırılması amaçlanan Kapitalizmin kendini yeniden üretmesine yol açmıştı.
İşte sorunda, yani çözülüşün başlangıcı olan sorunlar tam da bu noktada başladı.
Geçici olarak ve nesnel dayatma ve çaresizlik sonucu bu kararlar alınsa da  bu kararların yarattığı tahribat, daha doğrusu Kapitalizmin ve Bürokrasinin kendini yeniden üretebileceği bir alanı ona sağlaması, bu kararların getirisinden çok daha fazla götürüsü olduğunu bizlere gösterdi.
Devlet Kapitalizmi, Bürokrasinin en kolay yerleşebileceği, en kolay varlık bulabileceği, en kolay beslenebileceği bir ortamı sağladı.

Tekrar başa dönersek, Rusya’nın Ekonomik ve Sosyal açıdan geri bir Köylü ülkesi olması, Sosyalizm kuruculuğunun bu koşullarda olmasını da olanaksız hale getiriyordu.
NEP uygulamalarının bir gerekçesi buydu!
Ekim Devriminin mimarı Lenin de, bu geriliğin farkındaydı ve o nedenle, kendi sözleriyle “Biz dünya devriminde yanlızca tek bir halka olduğumuzu her zaman söyledik ve önümüze kendi olanaklarımızla zafer kazanma amacını koymadık” diyerek yerel mücadelenin, evrensele olan bağlılığını ve evrenselin belirleyiciliğini vurguladı.
Lenin, bu Sosyo Ekonomik Gerilik nedeniyle tüm umudunu en azından Kapitalizmin gelişmiş olduğu Avrupada gerçekleşecek Proleter Devrimlere bağlamıştı.
Hatta buna o denli umut bağlamıştı ki, tüm açık yürekliliğiyle “Avrupada  ki Devrimler imdadımıza yetişmezse mahv olacağımız kesindir ” diyebiliyordu..

Ama işte o beklenen Avrupa Devrimi gerçekleşmedi.
Tabi ki ele geçirdiği Siyasi iktidarı, Avrupada ki Devrimler gerçekleşmedi diye bırakacak değil di!
Zaten Devrim sonrası, sağlıklı bir şekilde 5 sene yaşayabildi!

Lenin’e en büyük eleştiri, Parti Diktatörlüğü konusundadır.
Onlara göre Lenin, Sovyetlerin yerine Partinin Diktatörlüğünü savunmuştu.
Bürokrasinin, Devlet Kademelerinde yer almasının, buralarda beslenmesinin alanıydı Parti Diktatörlüğü.

Ancak başlarda Lenin de Sovyetlerin, Sınıfın Gerçek Diktatörlüğünü savunuyordu.
Ne zaman ki yaşanan İç savaş, Emperyalist kuşatma ve bu arada yitip giden binlerce sınıf bilinçli işçi, Lenin’i zorunlu olarak Parti Diktatörlüğüne yöneltti.

Burada İşçi Sınıfı üzerinde durmak gerekir?
İşçi Sınıfı nedir?
Marks İşçi Sınıfı Ya Devrimcidir Ya da hiç bir Şey değildir der.
Yine Marks İşçi Sınıfı ücretini arttırmak için değil, onuru için savaştığında Devrimcidir der.
Lenin hemen her yazısında İşçilerden bahsederken hep SINIF BİLİNÇLİ İŞÇİ kavramını kullanır.
Kısaca İşçi Sınıfı, Başkası İçin Değil, Kendi İçin Sınıf olduğunda, İŞÇİ SINIFIDIR.

Ne yazık ki Ekim Devrimi sonrası,yukarıda belirttiğimiz olumsuzluklar nedeniyle, kendi için sınıf olma konumuna sahip İşçi Sınıfının çok büyük bir kısmı yitirilmişti..
Yukarıda saydığımız özelliklere uygun bir Sınıf kalmamıştı..
Var olan, Gladkov’un Fabrika adlı romanında geçen, Fabrikalarda, Fabrikanın araç ve gereçlerini yağmalayan bir “Sınıftı”

Başta belirttiğimiz, Lenin’in bize bıraktığı, bizimde miras olarak gördüğümüz, kafalarımızı yeniden duvara toslamamıza engel olacak söylemler nelerdi onları aktaralım..

12 Mart 1919 da;
“Eski Bürokratları kovduk,fakat geri geldiler.Bunlar yakalarında kırmızı kurdele taşıyorlar ve sıcak köşelere yerleşiyorlar.Bu konuda ne yapılabilir?Bu pislikle tekrar tekrar mücadele etmeliyiz;geri gelip tekrar üstümüze yapışırsa onu tekrar tekrar temizlemeliyiz (Lenin Toplu Eserler-cilt 29,s32)

Aynı dönemde ;
Çarlık bürokratları sovyet kurumlarına katılmaya,kendi bürokratik yöntemlerini uygulamaya başladılar;komünizmin renklerine bürünerek kendi mevkilerinde daha başarılı olacaklarını ve Rus Komünist Partisi’nin üyelik üyelik kartına erişeceklerini düşünüyorlar…
Burada kendini en çok hissettiren şey kültürlü güçlerden yoksun olmamızdır.”(Lenin Toplu Eserler-cilt29,s 183)

Ekim 1921 de durum çok daha vahimdir!
“Bugün rüşvet bizi her taraftan kuşatıyor…Bana göre şu an karşımızda üç önemli düşman var… birincisi komünist kibir,ikincisi cahillik,üçüncüsüde rüşvettir”(Lenin-Toplu Eserler-cilt 33,s 77)

Aralık 1921 de Bogdanova yazdığı mektup;
“Rezil Bürokrasiye karşı kamusal mücadeleyi nasıl yürüteceğimizi bilmiyoruz.Bu yüzden başta Adalet Halk Komiserliği olmak üzeri hepimiz iğrenç kokulu halatların ucunda sallandırılmayı hak ettik.Bir gün bu yüzden ipe çekileceğimize ilişkin umudumu bütünüyle yitirmedim ve gerçektende böyle bir sonu hakediyoruz”(Lenin-Toplu Eserler-cilt 36,s 557)

Ve son olarak 13 Kasım 1922
“Eski Devlet Aygıtını devr aldık ve bu bizim için talihsizlikti.Bu aygıt sık sık bize karşı çalışıyor.1917 de iktidarı ele geçirdikten sonra,hükümet memurları işlerimizi sabote ettiler.Bu bizleri çok ürküttü ve onlara “Lütfen geri gelin” diye yakardık.
Hepsi geri geldiler ve bu da bizim talihsizliğimiz oldu.(Lenin-Toplu Eserler-cilt 33,s 482)

Ne yazık ki bugün Burjuvazinin sol içerisinde ki Truva Atları, önünde sadece 72 gün süren bir komün deneyimine sahip, ekonomik ve sosyal açıdan geri bir köylü ülkesinde, hemde beklenen Avrupa Devriminin imdada yetişmediği bir ülkede, sadece Devrimden sonra 5 yıl yaşamış Lenin’e saldırmakta, onu topa tutmaktadır.
Lenin’e saldırı, Lenin üzerinden Komünizme saldırıdır.
Saldıranlar da bizim SINIF DÜŞMANLARIMIZ, KARŞI DEVRİMCİLERDİR!!!
veda

 KayıtlıYeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\’da, istanbul\’da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi…NAZIM HİKMET

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top