Genel

KENDİNDE SINIF, KENDİ İÇİN SINIF, SİYASAL BİLİNÇ, POLİTİKLEŞME!

Umut İLERİ

Proletaryayı tek başına emek sürecinin bir öznesi olarak görmek, onu üretim sürecindeki yerine göre yani ekonomik çerçevede tanımlamak, bize Kendinde Sınıf Tanımını verir.
Oysa bu tanım Proletaryayı yeterli biçimde tanımlamaz.

Sınıfın nesnel konumu ile bir özne olarak kendini sınıf mücadelesinde müdahil hale getirmesi önümüze, Kendiliğinden Sınıf ve Kendi İçin Sınıf tanımlamalarını koyar.
Marks Felsefenin Sefaletinde şöyle der;

“Ekonomik koşullar ülkenin halk yığınlarını ilkin işçi haline getirir. Sermayenin dayanışması, bu yığın için ortak bir durum, ortak çıkarlar yaratmıştır. Bu yığın, böylece, daha şimdiden sermaye karşısında bir sınıftır, ama henüz kendisi için değil. Ancak birkaç evresini belirtmiş olduğumuz bu savaşım içinde bu yığın birleşir ve kendisini kendisi için bir sınıf olarak oluşturur. Savunduğu çıkarlar, sınıf çıkarları olur.”

Baştan da söylediğimiz gibi Proletarya aynı zaman da Emek Sürecinin dışında Toplumsal Sistemin Kollektif Öznesidir de.
Daha açık söylersek Proletarya aynı zamanda toplumdaki Siyasal ve İdeolojik süreçlerde hareket eden bir Öznedir.
İşte Proletaryanın Siyasal ve İdeolojik süreçlerdeki Devrimci Pratik Eylemliliği, onu Kendi İçin Sınıf tanımı içine sokar.

Kendinde sınıftan, Kendi İçin Sınıfa geçişteki bu pratik eylemliliğin tümünü SİYASET olarak tanımlayabiliriz.
Kendi İçin Sınıf tanımı aynı zamanda Proleteryanın Politikleşmiş konumunu da ifade eder.
Bunun için de Proletaryanın SİYASAL BİLİNÇ edinmesi gerekir.

Sınıf Mücadelesi, hem ekonomik hemde siyasal alanını kapsayan bir kavramdır.
Daha somut bir tanımla sınıf mücadelesi, sınıflar arası ilişkileri yaratan, onları yeniden üreten ve dönüştüren tüm etkinliklerin bir bütünüdür.

İşçi Sınıfı mücadelesini ekonomik, politik ve ideolojik alanlarda verir.
Bu alanlar birbirine bağımlı, birbirini etkileyen diyalektik bir bütünlük içersindedir.

Burjuvazi ekonomik alanı politik alandan ayırarak, ekonomik alanı bugün iyicene düzen kurumu haline gelmiş, sınıf sendikacılığından vazgeçmiş sendikalar eliyle denetim altında tutarken, politik alanı ise sınırlarını kendinin belirlediği, kendi icazeti ölçüsünde siyasetine olanak tanıdığı siyasi partiler aracılığıyla denetim altında tutar.
Sistem Solu Partilerde bu denetimin kısmi araçlarıdır.
Bizim, Komünistlerin siyaseti burjuvazinin belirlediği, izin verdiği siyasal alanların dışına çıkarması gerektiği söylemimizin dayandığı temel budur.

Komünistler ekonomik ve siyasal alanın birliğini savunurlar.
Sınıfla, siyasetin birleşmesinin yolu bu birliği sağlamaktır.

Marksistler için sınıflar ile sınıf mücadelesi, birbirinden bağımsız olgular değildir.
Bu bağlamda, “kendinde sınıf” ile “kendi için sınıf” farklı özneler değil, aynı öznenin diyalektik  bütünlük içeren iki farklı yüzüdür.

Burada sorun işçi sınıfının kendinde sınıftan, kendi için sınıf konumuna nasıl geçeceğidir.
Yani işçi sınıfının ekonomik anlamda bir sınıf olmaktan, politik bir sınıf olmaya nasıl geçeceği, nasıl politikleşeceğidir.

Nesnel sınıf çıkarlarına dayanarak verilen mücadele(ekonomik olarak) işçi sınıfını siyasallaştırmaz, onu politik bir sınıf yapmaz.
Demek ki işçi sınıfını siyasallaştıracak,onun devrimci gücünü ortaya koyacak, etkin siyasal dinamiklere gereksinmesi vardır.
İşte bu dinamik, işçi sınıfının öncü kurumu olan partisidir.


Bir diğer sorun, sınıfla siyaset arasında ki bağı sağlayacak, partisi dışında diğer sınıf araçlarıdır.
Partiyi Sınıf Hareketini hareket ettirecek motor olarak düşünürsek, dişlileri de İşçi Sınıfı olarak görürsek, bunlar arasında ki iletişimi sağlayacak olan volan kayışları da Sınıf Araçlarıdır.
Bu sınıf Araçları, İş yerlerinde İş yeri Komiteleri, Mahallerde Mahalle Komiteleri ya da Meclisleridir.

Lenin, komünistlerin görevini açık ve yalın biçimde Ne Yapmalı’da şöyle açıklar:
“Sosyal-demokratların görevi… ekonomik mücadelenin işçilerin arasında doğurduğu siyasal bilinç kıvılcımlarından yararlanarak işçileri sosyal-demokrat siyasal bilinç düzeyine yükseltmektir.


Ne demektir Sosyal-demokrat bilinç?
İşçi Sınıfının politikleşmesidir.
İşçi Sınıfının siyasi erk için mücadeleye hazır olmasıdır.

İşçi Sınıfına bu bilinci verecek olan da, işçi sınıfının partisidir.
Bu bağlamda baktığımızda, tabi ki bilinç işçi sınıfı içersinden onun öncü partisi tarafından verilecektir.
İşçi Sınıfının Partisi, işçi sınıfının içersinde onun yıkıcı ve kurucu ELİDİR.
veda
 KayıtlıYeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\’da, istanbul\’da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi…NAZIM HİKMET

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top