Genel

KAPİTALİZMİN BÜTÜNCÜL ELEŞTİRİSİ VE MARKSİZM..

YAZIYA EKLE

Erdoğan ATEŞİN

Marksizmin, sosyal bilimlerde çığır açan toplum bilim ve doğa bilim anlayışı bugün daha da büyük bir ihtiyaç halini almıştır. Kapitalizmin yıkıcı şiddetini ve onun doğasının bütüncül bir eleştirisini ancak Marksizmin bilimsel yöntemiyle yapabiliriz.

Postmodern ve postmodernizm sonrası saldırılar bilimsel, bütüncül ve kapitalizme eleştirel bütün bilimsel araştırma ve çalışmaları bulanıklaştırarak, kapitalizmin ömrünü uzatmaktadır.

Uluslararasılaşan küresel sermaye toplumsal olarak, bütün siyasi, hukuki ve ekonomik alanları altüst ederek, ideolojik olarak büyük bir toplumsal çöküş ve dönüşüm yarattı. Perde kaldırıldığında, bu ideolojik dönüşümün toplumsal alanda yarattığı tahribatları görüyor ve onun toplumları bölüp parçalayan, yutan canavarlığına tanık oluyoruz.

Dünya genelinde bütün ülkelerde bu süreç bütün acımasızlığıyla devam ediyor. Toplumsal bilinç, neo-liberal ideolojik saldırılar karşısında adeta nötr edilmiş, toplumsal ve bilimsel alan tarihi tersinden okuyan bir sürece yönlendirilmiştir. Toplum, toplumsal olgulardan ve ve bilimden uzaklaştırılarak, adeta düşünemeyen beyinler yaratılıyor.

Postmodern ve ötesi saldırılar, bilimsel yöntem, yaklaşım ve gelişimi tersinden zorlayarak, bilimsel alanı ve bilimi paramparça etmiştir.

Marksizmi, ideolojik zaman dışı olmakla suçlayan ve onu itibarsızlaştırmaya çalışan, emek sömürüsünü, ezilen halklar ve ülkelerin talan edilmesini meşrulaştıran bir süreçle karşı karşıyayız.

Marksizmin olayları ve olguları bilimsel yöntem ve araçlarla açıklayan gerçek dili, ve bilimi ters yüz eden postmodernizm ve ötesi saldırılarla insanlık büyük bir çıkmazın içine sürüklenmiştir. Sömürü artık ve adeta meşru görülmekte ve yeniden kölelik topluma, ezilen halklara dayatılmaktadır.

Bugün sistem ve onun ideologları en büyük saldırılarını bu alanda yapmaktadırlar ve bunun için milyarlarca dolar kaynak kullanmaktadırlar. Buradaki esas saldırı Marksist anlatıdır…

Bu akımlar, ideolojilerin sonunu ilan ederek, sınıfların kalmadığını savunuyorlar. ”Sınıflar yoksa, ideoloji ve Marksizm de yoktur’‘savunusu! Bu burjuva baylara, ”sınıflar artık toplumsal değişimin merkezinde değildir” diyerek, toplumsal değişmezlik savunusu yapıyorlar. ‘Modernizm’ Marksim değildir, Marksizmi modernizmin içindeymiş gibi bir algı yaratmak sizin çürük teorinize hiç bir şey katmaz.

Siz burjuva baylar, tarihsel süreçleri akılla anlatamazsınız, insanlığı ileriye taşıyan motor güç sınıf mücadeleleri ve toplumsal pratik ve hayatın ürettiği çelişki ve çatışmadır.

Üretim ilişkileri ile üretici güçler arasındaki çelişkiyi ” sınıf indirgemeci” diyerek yoksayamazsınız. Post modernizmin ve neo-liberal politikaların toplumsal alanda ve insanda yarattığı tahribatı bugün daha net görmekteyiz ne yazık ki!

Milyarlarca insan emeği ve çabasıyla insanlığın geldiği bugünkü aşamayı yeniden yıkarak, doğayı ve içindekileri yok ederek, tarihi tersinden yeniden başlatmak amacında olan vahşi, haydut bir kapitalist sistem savunusu en berbat bir savunudur.

Sosyal bilimler ve bilim, aklı zorlayarak, olgulardan ve toplumsal pratikten yalıtık üretilemez, ayrıca dogmatizmin anakronik saplantılarına da kurban edilemez. Sosyalist deneyimlerin yenilgisi sonrası, sınıf merkezli olmayan hiç bir hareket hiç bir toplumsal kalkışma pratikte hayat bulamamış ve bir saman yığını alevi misali aniden parlayarak kısa sürede sönmüştür.

Üretimden gelen, üretim ve sınıf merkezli karakteri olmayan hareketlerin başarı şansı yoktur ve sistemi değiştirmesi düşünülemez.

[email protected]

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top