Dünya

KAPİTALİST SİSTEM VE TEKNOLOJİ İLİŞKİSİ

Erdoğan ATEŞİN

Teknolojinin Gelişmesi İle, Kapitalist Sistemin Çöküşü Arasındaki ilişkiyi Marx, Grundrisse adlı eserinde Teknolojinin gelişmesi ile kapitalist sistemin çöküşünü ve bu çöküş arasında ki ilişkiyi şöyle anlatır.”Büyük ölçekli sanayi geliştikçe reel servet yaratımı, emek zamanına ve miktarına daha az, ama kullanılan araçların gücüne daha çok bağımlı duruma gelir.

Bu araçlar ve etkinlikleri, üretilmeleri için gereken emek zamanına değil, bilim düzeyi ve teknolojik gelişmeye, yani bilimin üretim yöntemine uygulanmasına bağlıdır. Böylece insan emeği ile üretim yöntemi arasındaki ilişki zayıflamakta, insan üretim sürecine gözlemci ve düzenleyici olarak katılmakta, bir anlamda, üretimin ana unsuru olmak yerine dışında kalmaktadır.

Bu dönüşümde üretim ve servetin ana dayanağı artık insan emeği ve emek zamanı değil, insanın evrensel üretkenliği, yani bilgi ve toplumsal varlığı nedeniyle doğasında bulunan ustalık ya da kısaca toplumsal bireyin gelişimidir. İnsan emeği servetin ana kaynağı olmaktan çıkar çıkmaz, emek zamanı servet ölçüsü ve değişim değeri de kullanım değeri ölçüsü olmaktan zorunlu olarak çıkacaktır. Böylece değişim değerine dayanan üretim biçimi çöker”…

Bu aktarmadan çıkan sonuç şudur. öncelikle kapitalist üretim biçimi, teknolojinin en çok geliştiği batıda çökecektir ve Marx, süreci böyle öngörmüştür. Bilindiği üzere teknoloji de değişim değeri olan bir maldır ve bu üretim süreci bir emekten oluşmaktadır.

Emek ile üretilen teknoloji, daha bir nitelik kazanmıştır. İnsanlık kendi tarihinde yeni ve daha ileri teknolojiler geliştirdikçe, nitelikli emeğin payı da artar. Bu nitelik emeğin verimliliğini arttırır ve nitelik emeğe yansıdıkça iş gücü maliyeti düşer, emek karşılığı ödeme azalarak karın artmasına yol açar ve ödenmeyen emek miktarı da bu oranda artar.

İleri teknoloji geliştiren ve kullanan bir girişimci, üreteceği malı daha az bir emekle üretecektir. Sermaye emeğin üretkenliğinin ölçüsüne göre verimliliğe göre piyasaya dağıldığı için, bu teknoloji bütün piyasayı sonuçta kuşatarak, üretilen mal yine emeğe göre değişilecektir. Bu süreçte nitelikli teknoloji piyasaya satım yoluyla dağılır ve piyasayı kuşatır ve nitelikli teknoloji yine eşdeğerleriyle değişerek, yeniden üretilmesi için yine ortalama bir emek gerektirecektir.

Teknoloji nitelikli emektir, ve onu üreten de nitelikli emekçidir ve onu üretim faaliyeti içinde kullanacak olanlarda yine emekçiler olacaktır. Yani ileri teknolojiyi kullanan yine insan olacaktır, yapay zeka değil. Emeğin verimliliği arttıkça, malların maliyeti de o oranda düşer. Kapitalizmin bugün geldiği nokta budur ve zirve yapmıştır, rekabet dayanılmaz boyuttadır. Bu teknolojik gelişmenin aynı zamanda üretici güçleri de geliştirdiği iddiasındadır.

Emeğin maliyeti düştükçe,emeğe ödenen toplam ücrette azalır ve bu süreç, giderek piyasaları da olumsuz etkileyerek arz ve talep yasasını bozar ve talebin düşmesine yol açar, çünkü ücretler talebi direk etkileyendir. Teknoloji geliştikçe ve süreci kontrol etmeye başladığı andan itibaren üretim fazlası piyasaları kuşatarak, kapitalizmi ölümcül bir çıkmazın içine sokar. Bu süreçte kapitalizmin azami kar yasası, malların bollaşarak piyasayı kuşatmasıyla kapitalizmin krizine dönüşür ve verimli emeğin kapitalist sistemdeki işleyiş biçiminin sonunu getirir. Çünkü kar amaçlı yapılan üretim aynı zamanda değişim için yapılan bir üretimdir.

[email protected]

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top