Genel

İŞÇİ ve EMEKÇİ SINIFININ TARİHE MÜCADELESİ ÖNCÜSÜYLE BAŞLAR.

İçinde yaşadığımız dünyayı yorumlamakla yetinmeyip onu değiştirme çabasında olan insanların sürekli yeniyi yaratma çabaları kadar güzel bir şey olmaz.
Marksizmin devlet tanımında genellikle devletin baskı aygıtları vurgulanır. Kendisi ile birlikte tüm sınıfları ortadan kaldıracak olan işçi ve emekçi sınıf farklılıklarının bir ürünü olan devleti de ortadan kaldıracaktır.
Ancak, sınıfsız ve sömürüsüz bir toplumsal düzen olan KOMÜNİZM ‘e geçiş aşaması SOSYALİZM sürecinde, Burjuvazinin direncini kırmak için bu devlet denilen baskı aygıtını kullanmak zorundadır. Bu genel olguyu belirtmeden sonra esas olarak belirtmek istediğim gerçek olgu Devletin sadece baskı araçlarından oluşmadığı, hatta sömürü sisteminin devamı için esas olarak devleti elinde bulunduran eğemen sınıfların günümüzde devletin baskı aygıtlarından çok , onun ideolojik aygıtlarına daha fazla önem verdikleri ve o aygıtları sürekli olarak güçlendirdikleridir.
Bu aygıtların en önemlilerinden biri de iletişimin önemli bir bölümünü oluşturan , görsel, (TV) ve gazete yazınsal basını ifade eden Burjuva medyadır. İşte böylesine devasa bir sorun karşısında İşçi ve emekçi sınıf hareketi ve toplumun ilerlemesinden yana olan biz devrimciler, aydınlar bu sorunu bilince çıkarıp onun gereklerini yerine getirmek için gerekli çabayı gösterebilmek için kolları sıvamalıyız.
Bizim esas sorunumuz güven sorunudur, yani inandırıcılıktır.
Sosyalist hareketin kitleler nezdinde prestij kaybetmesinin en önemli nedeni güven bunalımıdır. Oysa kitlelerin öncüsünün kitlelerden kopmasıyla tüm dünya ülkelerinde ve özellikle Avustralya genelinde , öncü ile kitleler arasında belirgin bir eşitsizlik doğmuştur. Şunu açıkça ifade edeyim ki Bugün Küskünler ordusu açık ve net bir şekilde ortadadır. Bunlar bir zamanlar aynı gelenekten gelenler birbirleriyle küstür, Bu küskünler devrimci mücadelede birbirlerini görmemek için bahaneler üreterek kaçıyorlar, Bu kaçış devrimden devrimci doğru ideolojiden kaçıştır.
İdeolojiye küs olurmu insan? çalışan insan hata yapabilir. kişilerin bir gider biri gelir ideolojik mücadele devam eder.
Öncü olan kendi kitlesiyle, buluşmadan kitleselleşemez. Devrim tarihi mücadelenin zirvesidir ve bu aşama sürecin tamamlanmasıyla DEVRİM tarihe mal olup ve yeniden kendisini üreterek, hatalardan dersler çıkartarak, tarihe Devrimci bilinci müdahile devam eder.İşçi ve emekçilerin, ezilen halkların Devrimci mücadeleye katılması devrimin niteliğine ve onun Devrimci pratiğiyle ilişkilidir.
Devrim öncü ile kitleler arasındaki bağ süreklidir, sürekli olmak zorundadır. Stratejide yapılacak hatanın telafisi zor sorunlara yol açarak. Öncü Devrim ve öncü kitle mücadelesinde ağır tahribatlar yaratır.
Öncü ,sınıfın arkasına düşerek süreci yönetemez.
Öncülük misyonu sınıfın önünde ve doğrularını hayata çıkaran, bir pratiğin üründür.
Öncü , sınıf içinde ileri derecede politize olmuş ve ideolojik olarak
MARKSİZM ‘in özünü kavramış insanların örğütsel, düşünsel, pratik olarak birliğidir. Bu böyle biline…
GAZETE KÖK AVUSTRALYA
Hüseyin Biçer
6/12/2021

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top