Genel

İKİ YÜZLÜ YASALCI REFORMİZM ÜZERİNE BİR KEZ DAHA!

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi

Erdoğan ATEŞİN

Devrimci proletarya içindeki burjuva İdeolojik etki olarak revizyonist, yasalcı – reformist, parlamentarist ve bir kısmı sosyal şöven uluslar arası bir nitelikte olup, ulusal sınırların dar çerçevesi içinde düşünülemez. Revizyonizm, reformizm, Marksizm’in çarpıtılmaş, tersyüz edilmiş halidir ve bütün siyasetlerini bu iki yüzlülük üzerine kurar.

O nedenle proletaryanın devrimci devlet öğretisinde burjuva parlamentonun niteliğini teorik olarak vurgulamak yalnız başına yeterli değildir. Bütün bununla birlikte, burjuva reformist akımın uluslararası özünü, liberal demokratik çizgiye evrilme niteliğini, emperyalist burjuvazinin proletarya içindeki ajanları ve bu akımların faşizmin yedeği durumuna gelerek halkı nasıl aldatarak burjuva devlet aygıtına nasıl destek oldukları ve rol aldıklarını da unutmamalıyız.

Günümüzde birbirleriyle yarış halinde, yasalcı, reformist partilerin ve bunlarla aynı çizgiye gelmekte sınır tanımayan kendilerine ‘’komünist’’ diyen örgüt, Parti ve çevrelerin, parlamenter mücadelede girdikleri sınıfsal uzlaşma hattının anlaşılması bakımından, tarihsel arka planın uluslararası niteliğinin akılda tutulması gereklidir.

Türkiye devrim tarihine bir dönem damgasını vuran parti, örgüt ve grupcuklar içine düştükleri süreci, 1980′ ler sonrası bu bugünlere everilerek başarıyla tamamlanmıştır.

II. enternasyonalci partiler yirminci yüzyılda devrimci işçi sınıfına yaptıkları ihanetlerle tarihin çöplüğüne gömüldüler. Fakat bu parlamentarist-reformist, revizyonist akımın sonu anlamına gelmemeli. Sosyalist maskeli bu akımlar çeşitli biçim ve söylemlerle durmsksızın reformizm ürettiler, üretiyorlar.

Bugün Türkiye’deki yasalcı reformist partiler 2. Enternasyonalci partilerin çizgisinde, burjuva karargahlara dönüşmüş ihanet odaklarıdır .

Batı Avrupa Sosyal Demokrat Partileri (dönemin sosyalist partileridir) 1912 ‘ de ‘’kendi’’ emperyalist burjuvazilerinin yedeğine dönüştüler. 1914-18, 1.nci emperyalist paylaşım savaşında ‘’anavatan savunması’’ adı altında sosyal şovenizme önderlik edip , savaşın bir parçası oldular ve bu süreci kendi burjuvazilerine ve faşist devlet aygıtlarına karşı bir savaşa dönüştüremediler. Burjuvaziye karşı savaşmak yerine , barış türküleri söylediler ve bu ninnilerle emekçi sınıfları uyutmaya çalıştılar.

Savaştan hemen sonra devrim koşullarının en üst seviyeye çıktığı başta İtalya olmak üzere ve diğer Avrupa ülkelerinde işçi sınıfının silahlanmasını engellediler ve devrimci ayaklanmaların bastırılmasında burjuvaziyle işbirliği yaptılar. Almanya, Fransa, İtalya’da hükümet ortakları oldular.1919 Alman devriminde ayaklanmanın bastırılması Roza ve Karl Liebekhet’in katledilmesinde Kautsky’in öderlik ettiği Sosyal Demokratlar burjuvaziye rüştlerini ispat ettiler.

Bu partiler bugün ülkemizin reformist partilerinin ileri sürdükleri eşitlik, kardeşlik, barış, sömürüsüz bir gelecekten çok daha ileri ve keskin sosyalist söylemler kullanmaktaydılar ama sonuç işçi sınıfı, emekçi düşmanlığı. 1917 sosyalist devrimin de Rusya’da sosyal demokrat çizgide olan, partiler emperyalist ajanların desteğiyle iç savaşa karşı, karşı-devrimci ayaklanmalar tertiplediler. Menşevikler, Sosyal Devrimciler Rusya da Şubat devrimiyle geçici hükümetin ortakları olarak Rus emperyalizmin politikasını sürdürmüşlerdi.

1924’de radikal sosyalistlerin bloğu olarak tanımlanan Edovard Heriot’un başını çektiği ‘’sol blok’’ Fransız hükümetini oluşturduğunda Fransız emperyalizminin iç ve dış politikasını sürdürmüşlerdi. Keza 1930’lu yılların yükselen faşizm dalgasında Sosyal demokrat partilerin Fransa, İtalya, Almanya, İspanya’da oynadıkları karşı devrimci roller nasıl unutulur ?

Savaş sonrası 1945 İtalya’da devrimi satan Togliati İtalya hükümetinin ortağı olduğunda, Partizanların direniş komutanlığını yapan komünist kadrolar suikastlara uğramamış mıydı ? Öyle olmuştu ve İtalyan emperyalizmi amacına ulaşmıştı.

Özcesi 1919-20′ lerden beri ikinci enternasyonalcı reformist Sosyal Demokrat çizgiyi takip eden partiler, en devrimci sosyalist, halkçı ve barış söylemleri kullanarak çeşitli dönemlerde neredeyse her Avrupa ülkesinde burjuva gerici hükümetlerin ortakları oldular ve bu süreçlerde hiçbir zaman işçi sınıfı ve halk kitleleri özgürlüğe uluşamadılar, sömürüden ve emperyalist saldırganlıktan kurtulamadılar.

Dünyanın ezilen ulusları üzerinde ki emperyalist politik ekonomik saldırganlık ve tahakküm, işgal ve talan hiç durmadı. Gerçek olan, genel ve ortak olan bir şey var, oda emekçi halkı aldatmak için burjuvazinin bu reformist partilere her yerde ihtiyaç duymuş olduğudur. Türkiye’de sahte reformist, revizyonist sol, bu kulvarda, “demokratik güç birliği, barış hemen şimdi” çığırtkanlığıyla yıllardır sahte devrimci söylemlerle, sahte barış çubuğundan içip kafa demliyorlar Los ışıklar altında.

[email protected]

Yorum yap

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top