Gündem

Hasan H.YILDIRIM – ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Bu makalemizde ABD-Türkiye ilişkilerinin tarihine girmeyeceğiz. Süreç içinde yaşananlara da değinmeyeceğiz. Fakat gelinen aşamada aralarındaki ilişki nasıl sürecek meselesinde birkaç belirlemede bulunmak istiyoruz.

ABD Başkanı Joe Biden, Brüksel’de Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecektir. ABD’nin elinde Türkiye’yi köşeye sıkıştıracak çok dosya var. S-400 ile Rusya ilişkileri, Halkbank, terör örgütleri ile ilişkileri, silah, petrol ve uyuşturucu, insan hakları ihlali dosyaları vs. en önemli noktalar olacaktır. Fakat bu arada bunların yanında Kürdistan sorunu önemli bir koz ve bunu Erdoğan’ın önüne güçlü olarak konulacaktır. ABD’nin Türklerin Rojava ve Güney‘de yapıtıklarına karşı ciddi bir rahatsızlığı var. Görüşmede bu konular Erdoğan’a iletilecektir. Bu, Kürdler açısında önemli bir kazanımdır. Bu konuda aldığımız bilgiler göre ABD, Türkiye‘nin üzerine gidecektir. Bu konuda büyük bir baskı kuracaktır. Türkiye bu konuda geriletilmeye çalışılacaktır. Bu ilişkiler bağlamında 14 Haziran 2021 tarihi ABD-Türkiye arasında yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır demek yanlış olmayacaktır.

ABD yönetimi üzerinde PKK‘nin terör listesinden çıkarılması için ciddi bir kamuoyu baskısı var. Hele Pentagon içinde (…)’in başını çektiği güçlü bir ekinin büyük bir çabası vardır. Türklerin Maxmur kampını bombalamasına ABD‘de ciddi bir rahatsızlık var. Zaten Türklerin son bombalaması sonrası resmi olarak “bu kabullenilemez“ açıklamaları oldu. Türkiye sınırından kilometrelerce uzaklıkta sivil insanların yaşadığı bir alanın bombalanmasının hiçbir haklı gerekçesi olmadığı gibi Irak‘la geçmişte yapılan sınır ötesi anlaşmalarada ters. BM anlaşmalarına göre doğaya zarar vermek, hele başka bir ülkede orman kesmek başlı başına bir suçtur. ABD ve BM bunu kınama veya bu konuda karşı bir karar çabası içindeler.

Bu arada şunun altınıda kalın çizgilerle çizmek istiyoruz. Bunca olumlu gelişmeler olurken PKK içine yuvarlanmış kimi kesimlerin Rojava’da ABD askeri konvoyunu taşması, Brüksel’de ABD ve NATO’yu protasto eylemi ve kimi kişi ve kurumlarının “ABD’nin izni olmadan Türkiye güneyde bu kadar rahat davranamaz“ yönlü açıklamalar yapılması Kürd cephesi açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bundan kaçınmak gerekir.

Burada kimse ABD-Türkiye ilişkiler toptan kopacak beklentisi içine girmesin. İlişkiler sürecek ama ABD bu konularda Türkiye ile bir uzlaşıyada gitmeyecektir. Bu suçlarına karşı Erdoğan’dan yerine getirmesi getiren bir dosya konulacaktır. Yerine getirilmesi istenilecektir. Erdoğan bunun ne kadarını yapar bilmiyoruz. Çünkü bunun birde Rusya ve iç boyutu var. İktidar ortaklarının baskısı var. Bunu nasıl aşacak o da belli değil.

Yine aldığımız bir bilgiye göre Erdoğan, Biden ile resmi olmayan, kayıt altına alınmayan başbaşa bir görüşme talabinde bulunmuş. Fakat şimdiye kadar bu konuda kendisine bir cevap verilmemiş. Böyle bir görüşme olur mu, olmaz mı, olursa bu açığa çıkar mı o da belli değil. Böylesi bir görüşme olursa ne konuşulacağı bellidir. Kendisinin ve ailesinin bu dosyalarda çıkarılması ve buna karşılık kendisinden beklenilenin yerine getireceği anlaşması üzerine kuruludur. Bu da çıkmaz bir sokaktır. Dediğimiz gibi Erdoğan’ın vereceği tavizleri Rusya ve iktidar ortakları nasıl karşılar durumu var. Anlaşılan Erdoğan’ı zor günler bekliyor ama verilere bakıldığında Erdoğan herhalükarda bu badireyide atlatır. İktidar ortaklarını sırtında atar ve tek başına istediği gibi hareket edebilir. Zaten bunu yapacaktır.

Erdoğan çok sıkışmıştır. Bu çıkmazdan kurtulmak için ABD’nin kendisinden istediği tavizleri yerine getirmek için bir uzlaşıya çalışacaktır. Bunun ne kadarını yerine getirir bilinmez ama Erdoğan’ın bazı konularda taviz vermesi ihtimali güçlüdür. Bu ne ölçüde olur şimdiden öngörmek mümkün değildir. Erdoğan sıkışmış evet taviz verse ABD ile arasında büyük kriz olmadan kendisinin ömrünü uzatır ama Rusya ve iç cephe düşünüldüğünde ABD isteklerinin hepsini kabul etmesi zor görünüyor. Beklemek gerek.

Yanı sıra iktidarda kalmanın her yoluna baş vuracaktır. Çünkü iktidardan olması halinde başına ne geleceğini biliyor. Ya içte linç edilecek, ya da kendini Lahey’de adalet divani önünde bulacağını biliyor. Bu nedenle ne pahasına olursa olsun iktidarda kalması için hazırlığını yapmış ve ABD engelini aşması içinde kendisinden istenilen bazı tavizleri verme ihtimali güçlüdür.

İktidarda kalmasının birçok yolu var. Tüm diktatörlük sistemlerinin baş vurduğu bir yöntem. Bunun en basit yolu “açık oy kullanma, gizli sayım“ bir yöntem. Bunun üzerinden zaten çalışılıyor. İkincisi, muhalefet üzerinde yoğun bir baskı mekanizmasının işletilmesi. Bunu zaten meclis’te Meral Akşener şahsında herkese mesajını verdi. Daha evvelde bunu zaten uygulamıştı.

Hatırlarsanız son cumhurbaşkanı seçiminde Abdullah Gül’ün aday olma durumu vardı. Bunun üzerine MİT müşteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın bir helikopterle Abdullah Gül’ün bahçesine indi ve engellendi. Seçime gidildi ve Erdoğan seçimi kaybetti. Kaybetmesi sonrası Meral Akşener ve Muharem İnce’ye “bilinmeyen“ merkezlerden telefon edildi. Onlarda sıra kadem oldular. Hatta o dönem “kızımız ve oğlumuz kayıp bulanlar haber versin“ anonsu bile yapılmış, gırgıra alınmıştı. Türkiye’de sistem böyle işliyor. Böyle işleyeceğide malum. Anlayacağımız Erdoğan ve AKP’si 2023 yılına kadar olduğu gibi ondan sonrada iktidar da olacaktır. Tüm veriler bunu gösteriyor. Kimse hayal kurmasın. AKP şu, bu oy kaybına uğradı saikiyle kendini kandırmaya çalışmasın.

8 Haziran 2021

Yorum yap

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top