Genel

GREVLERİN ÖNEMİ

Erdoğan ATEŞİN

dsc933.jpg

Tarih işçi sınıfının ve sendikal hareketin mücadele biçim ve yöntemlerinin farklılıklarını ve çok çeşitliliklerini, pratik içinde bizlere göstermiştir. İşçi sınıfının ve sınıf mücadelesinin en güçlü silahı grevdir. Grevler sınıf mücadelesinin en güçlü mücadele biçim ve araçlarıdır, o nedenle grevlerin sınıf hareketinde özel bir önemi ve yeri vardır. Grevler, emekçileri ve sendikal hareketi sınıf ve dayanışma ruhuyla burjuvaziye ve onun aletlerine karşı tavırda emekçileri mücadele ruhuyla eğitir ve öyle konumlandırır.

Engels,”Grevler işçilerin artık kaçınılmaz hale gelen büyük çatışmaya hazırlandıkları bir savaş okuludur” der. İşçi sınıfının tarihsel olarak sendikalar içinde örgütlenmesi, haklarını almak için proletaryanın burjuvaziye karşı yürüttüğü çetin ve kararlı mücadelenin sonucu olmuştur. Bu sonuç proletarya için büyük bir zaferdir. Büyük bir zaferdir, çünkü tek tek insanlar, bireyler bir araya gelmişler ve ortak düşmanlarına karşı mücadele içinde önemli hem de örgütlü bir güç olmayı başarmışlardır.

İşçi sınıfı mücadelesi ve sendikal hareketin doğuşu ve gelişmesinin tarihi, karmaşık ve büyük mücadele ve güçlüklerle dolu bir birikimi arkasına alarak gelişmiştir. Bu mücadele ve tarihsel sürecin, tarihsel tahlilinin doğru ve bilimsel bir çizgiye otuturtulması için, Marksist bilimin ideolojik temellerinden, proletarya teorisinden kök alması gerekmektedir. Sınıf hareketi ancak bu yöntemlerle genellemelere varabilir, dersler, tecrübeler çıkarabilir, bugünün ve yarının görevlerini doğru saptayabilir. Bütün ülkelerde sendikal hareket ve işçi sınıfı mücadeleleri, her ülkenin somut şartlarına ve her ülkenin işçi sınıfının bilinç düzeyine ve sınıf hareketi içinde vardığı olgunluğa göre gelişir ve ona uygun bir seyir izler.

Sendikal hareketin tarihi ve tecrübesi, farklı programlara ve yönelimlere sahip değişik katagorilerde, çok sayıda sendikal örgütün bulunmasına rağmen, aslında objektif olarak farklı çizgilere, farklı işlevlere ve özelliklere sahip iki tip sendika vardır. Kendilerini salt ekonomik taleplerle sınırlamayıp, bütün sebep ve sonuçlarıyla sömürü sistemini hedefleyen ve kapitalist-emperyalist burjuva sistemin tamamen ortadan kaldırılması için mücadele eden, bu mücadeleye işçi sınıfını hazırlayan, eğiten ve pratikte harekete geçiren sınıf sendikaları, birde sınıf işbirliğine dayanan, burjuvazinin hizmetinde olan ve kapitalist-emperyalist sistemin ayrılmaz bir parçası olan reformcu ve revizyonist sendikalar.

Bu iki sendikal anlayış dışındaki bütün ara sendikal anlayışlar, kaçınılmaz olarak sınıf tavrından kopmuş akımlardır. Sendikalar açasından bugünün temel sorunu ülkemizde ki bu tür reformcu, revizyonist sendikaların ihanetini, işçi sınıfı önünde ve hayatın her alanında, sendika ağalarını şiddetle ve çok güçlü mücadele yöntemleriyle teşhir ve işçi sınıfında tecrit etmek, devrimci pratik yöntemlerle, bu sömürücü karşı devrimci sistemi yıkmak amacıyla mücadeleyi yükseltecek olan gerçek ve güçlü bir sınıf hareketini yaratmak için, reformcu ve revizyonist sendikaların içinde ve dışında karalı ve tutarlı bir devrimci mücadele yürütmek, acil ve zorunlu bir görevdir.

Reformist, revizyonist, sınıf uzlaşmacı sendikaların teşhir ve işçi sınıfından tecrit edilmeleri bugün hayati önemdedir ve sınıf hareketinin en önemli görevlerindendir.

[email protected]

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top