Genel

FAŞİZME KARŞI BİRLEŞİK CEPHENİN ÖNEMİ!

Fotoğraf açıklaması yok.

Mehmet Özcan

Faşizm her hangi bir burjuva yönetim biçimi değildir. Faşizmin bilimsel tanımlaması Bulgaristan Demokratik devrimin lideri Georgi Dimitrof’a aittir. Faşizm demokrasinin yerine baskı, şiddete, teröre, zora dayanan faşist diktatölükle yönetilmesidir. G.Dimitrof Faşizmin tahlilini bu şekilde formüle etmiştir. ” Faşizm tekelci burjuvazinin en gerici, en şoven, en bağnaz kesiminin baskı ve açık terörist diktatörlüğüdür.” olarak tanımlamıştır.

Faşizm dünya tarihinde iktidara iki biçimde gelmiştir. Bir, klasik şekilde Askeri faşist darbelerle iktidar olurken. Ülkemizde olduğu gibi, 1960. 27 Mayıs Askeri darbesi, 12 Mart 1971 Askeri muhtırası, 12 Eylül Askeri Faşist Diktatörlüğü. Faşist askeri darbeler sadece bizim ülkemize özgü değildir. Tabi ki, dünyanın her tarafında askeri faşist darbelerle yukarıdan aşağıya karşı devrimci sınıflar iktidara hakim olmuştur.

ABD emperyalizmine bağımlı veya yarı bağımlı ülkelerde emperyalizmin çıkarları tehlikeye düştüğü zaman, askeri faşist diktatörlüğü ihraç etmiştir. Yani faşist diktatörlükler ABD emperyalizmin desteği ile askerleri iktidara getirilmesidir. Türkiye’de 3 defa ABD emperyalizmin desteği ile Askeri Faşist Diktatörlükler iktidara ihraç edilmiştir.

Latin Amerika ülkelerinde ve Ortadoğu ve Asya, Afrika ülkelerinde sık-sık karşılaştığımız faşist askeri darbe yönetim biçimleri, yukarıdan aşağıya doğru ABD emperyalizmin desteği ile Askeri faşist diktatörlükler olarak inşa edilmiştir.

Bunun en son örneği Mısır’da görüldü, Müslüman kardeşlerin Hüsnü Mübarek rejimini devirerek kitle desteğini oluşturarak iktidar olan! Müslüman kardeşler örgütü, ”MURSİ’‘ İslam faşizmi yönetimi çok geçmeden, ABD emperyalizmin desteği ile Genel Kurmay Başkanı SİSİ ile Askeri darbeyle ”Mursi’‘ hükümeti yıkılarak! Askeri Faşist Diktatörlük inşa edilmiş oldu.

Dünyanın ilk faşist yönetimlerinden olan ”HİTLER” Almanya’sı Sovyet Sosyalist devriminden sonra Avrupa ve Dünya sermayesi ile desteklenerek! Sosyalizme karşı Nasyonel (Milli, Milliyetçi) Milliyetçi (Nasyonel Sosyalizm) olarak aşağıdan yukarıya doğru kitle temeli oluşturarak seçimle iktidar olmuştur.

Aynı Şekilde; İtalya’da Mussolini faşizmi aşağıdan yukarıya doğru kitle desteği alarak seçimle iktidar olmuştur. Hitler Almanya’da İktidar olduktan sonra, önce Komünistleri öldürmüş sonra sosyal demokratları, sonra libarelleri, ve Yahudi düşmanlığı yaparak tek ırk, tek bayrak, tek millet, vatan millet edebiyatıyla iktidar olduktan sonra, kendine kim muhalefet ettiyse onu kurşuna dizdirmiştir.

Yahudileri ve anti faşistleri de fırınlara diri diri atarak yakmıştır. Ekonomi ise; İnşat sektörleri olmuştur! Yollar, köprüler, beton binalar inşa etmiş ama hiç birinde emekçi sınıflar ve çalışanlar faydalanmamış, sadece Nasyonal parti taraftarları ve üyeleri zengin olmuştur. Faşizmin en büyük işsizliği önlemek için istihdam cambazlığı yaptığı sektör inşaat sektörü olmuştur. Ekonomiyi ve işsizliği dengelemek için en büyük sektör inşaat sektörüdür.

Birincisi, işsizlik sorununu azaltmış oluyorsun. İkncisi ise; halkın gözünü boyamak için ”sizlere hizmet ediyoruz yol yaptım, tünel yaptım, hava alanı yaptım, yeni toplu konutlar yaptım bak ekonomimiz ne kadar yükseldi, işsizlik düştü ekonomi uçtu” palavraları faşizmin tek dayanağıdır. Bu aynı özellikleri; Hitler faşizmin Almanya’sında ve Musolini faşizmin İtalya’sın da tarih de görmüş ve okumuş olmalıyız.

İki faşist diktatörün sonu hüsran olmuştur. Hitler ikinci dünya paylaşım savaşında dünyaya meydan okuyarak, kendisini dünyanın lideri ilan edecek kadar salaklaşmıştı. Hitler faşizmi Sovyet Sosyalizmine ve dünya emekçi sınıflara meydan okuyordu. Hitler faşizmi iktidarda ve dünyada gündemde kalmak için tek dayanağı savaş olmuştur. Faşizmin tek beslendiği kaynak, içerde muhaliflere savaş açarken, dışarda da dış güçlere savaş açarak! Milliyetçi, ırkçı, faşist dinamikleri her zaman ayakta tutarak faşist iktidarın ömrünü uzatmak olmuştur.

İtalya tarihine ve Mussolini faşizmine baktığımızda, Hitler Almanya’sı ile yarış içinde olarak savaşçı yayılmacı politikaların aynı yöntemini izlemişlerdir. Ne yazık ki Hitler faşizmin kağıttan kaplan olduğu, Sovyet sosyalizmi karşısında yenilgiye uğrayarak yalnız kaldığın da ise Hitler, intihar ederek yaşamına son vermiştir.

Tarihi baktığımızda hiç bir faşist iktidar kalıcı olmamış ve bağrında yeni bir toplumu ve iktidarı doğurmuştur! Toplumların gelişimine baktığımızda İlkel Komünal toplumun bağrında Köleci toplumun gelişmesi, Köleci toplumun bağrında Feodal toplumun doğuşu, Feodal toplumun bağrında Kapitalist toplumun doğuşu gelişmesi ve Kapitalist toplumun bağrında da Sosyalizmin gelişmesi olmuştur.

Ancak 70 yıllık Sovyet sosyalizmi neden çöktü diye karşımıza çıkanlar olacaktır. 70 yıllık Sovyet sosyalizmi yanlış politikalar sonucu çökmüş olabilir, bu sınıf mücadelesinin biteceği, kapitalizmin yıkılmayacağı anlamı taşımaz.

Kapitalizmin eşitsiz gelişimi emek, sermaye çelişkisini derinleştirecektir ve mutlaka emekçi sınıflar patlayarak kendi sınıfsız toplumu olan Komünist toplumu kuracaktır! Buna hiç bir gücün diyalektik olarak engel ve karşı koyamayacağı tarihi bir gerçektir.

Bu gün ülkemizde AKP MHP faşizmi ve sarayın diktatörü, devletin her kurumunu ele geçirerek 2015. 7 haziran seçimlerinden sonra tek adam diktatörlüğünü ilan etmiştir. Her seçimi hile yalan dolanla devletin imkanları ile kazanan Erdoğan diktatörlüğü her güce sahip ve hakim olmuştur.

15 Temmuz sahte askeri darbeyi lehine dönüştürerek, 20 Temmuz sonrası ülkede parlamento askıya alınarak, KHK kararlarla ülkede yüz binlerin üzerinde insan işinden atılırken, on binlerce insan da sahte senaryolarla gözaltına alınıp işkenceyle sorgusuz, sualsiz, suçsuz olarak tutuklanarak cezaevlerine konulmuştur.

Kürd siyasetçileri ve HDP, DBP yöneticileri ve eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Fiğen Yüksekdağ ile birlikte onlarca HDP vekilleri hapiste rehin alınmıştır. Binlerce yönetici, üye siyasi soykırım operasyonları ile düzmece ifadelerle cezaevlerinde tutsak edilmiştir. Kürdistan’da halkın seçimle seçtiği Belediye Eş Başkanları tutuklanarak cezaevlerine konulmuş yerlerine kayyum atanmıştır.

Kürdistana savaş ilan ederek yakıp yıkmaya öldürmeye soykırım operasyonları hız kesmeksizin devam etmektedir! Batı’da her türlü demokratik gösteri ve yürüyüş, Grev, direniş yasaklanmıştır. Ülkede ne Akademisyen, kaldı ne öğretmen ne gazeteci, ne devrimci, ne demokrat, nede liberal kaldı, hepsi herhangi bir suçla tutuklanarak suçsuz yere cezaevlerinede yatmaktadırlar.

AHİM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) si kararlarını ikinci defa Selahattin Demirtaş için tahliye kararını ”bizi bağlamaz” diyerek Demirtaş ve Osman Kavala tahliye kararları Sarayın diktatörü tarafından reddedilmiştir.

Böylece Anayasayı ihlal ederek bir kez daha Saray rejimi faşist diktatör olduğunu dünyaya ilan etmiştir. Şimdide alel acele STÖ ve dernekleri kapatıp kayyum atamak için yasa çıkarıyorlar, bu demektir ki saray rejimine karşı muhalif olan dernekler kapatılacaktır. Corona virüs dönemini dahi lehine çevirerek, halka sağlık vermediği gibi ölümleri ve pandemi hasta sayısın düşük göstererek kendi halkını ve dünya sağlık örgütünü aldatmaya çalışmıştır!

Bununla da kalmayıp patronların isteği ile ücretli izin verilerek işçileri işten çıkarmıştır. Açlık, yoksulluk, izsizlik dayanılmaz ve yaşanılmaz hale gelmiştir. Günlerdir (asgari ücretli heyecanla zam beklerken 2825 lira 90 kuruş la) asgari ücretliye açlıkla kuru ekmekle yaşamaya devam et dediler. Kürdlerin Rojova’da statüko kazanmaması için elinden gelen her türlü provokasyonları yapmaya devam etmektedir.

Kürd halkına karşı da içerde dışarda savaşa devam etmektedir. İçerde dışarda Kürd düşmanlığını elinden bırakmamaktadır. Avrupa’ya meydan okurken, Amerika’ya da bazen hırlasa da ABD devleti hızla kulağını çektiğinde el ayak hazrola geçmektedir.

Bizi ilgilendiren kısmı ise, Faşizme ve faşist diktatörlüğe karşı Anti-faşist cephenin ve Demokrasi cephesinin kurularak faşizme karşı örgütlenerek mücadeleyi hayatın her alanında yükseltmek olmalıdır. Faşizm tek dilden anlar oda devrimci toplumsal örgütlü şiddettir. Şiddet ve baskı yaptığı için kendise de şiddetle yok olacaktır.

Faşizme karşı Birleşik cephe örgütlenmesi geciktikçe sarayın diktatörü daha da güçlenmektedir. Bu gün faşizme karşı birleşik cep oluşturularak mücadeleye geçilmesi elzem ve aciliyet olmuştur. FAŞİZME KARŞI BİRLEŞMEYENLER FAŞİZMİN ZİNDANLARINDA BULUŞURLAR!

29.12.2021

Mehmet Özcan

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top