Gündem

Erdoğan ATEŞİN – İTTİFAKLAR SORUNU VE ÖNCÜ MİSYONU

Marksistlerin ittifak anlayışı, devrimci süreçlerin somutu üzerinden anlaşılmalı. Öncelikle ittifak edeceğiniz gücün durumunu değil, kendi durumunuzu doğru analiz etmeniz gerekiyor. Konumunuz nedir, süreç üzerindeki etkinliğiniz, gücünüz, kitlelerle olan ilişkiniz, uluslararsı güç ilişkiniz v.s?

Kendinizi doğru analiz etmeden, gücünüzü ve kitleler üzerindeki etkinizi doğru saptamadan, süreci analiz etmek ve sürecin ruhuna uygun ittifaklar yapmanız olanaksızdır.

Devrimci sürece müdahale güçlü bir öncüyle başlar, sonradan kitleler öncülük yapan misyonla buluşur. Komünist bir öncü olmadan, bütün devrimci ittifak çağırıları karşılığı olmayan boş ve hiç bir devrimci tutarlılığı olmayan söylemden öteye geçmez.

Güçsüz bir konumda olup, bütün öncü karakterini kaybetmiş, örgütsel bütün varlığıyla tasfiye olmuş bir yapının, oluşumun, örgütün, Parti’nin ittifak çağırısı, karşılığı olmayan bir çağırıdır ve karşı taraftan ” beni kurtar” çığlığıdır.

Akp karşıtlığı üzerinden siyaset yapan özgürlüğü Akp ‘ nin gidişine bağlayan, faşist devlet aygıtını görmezden gelen, daha beter söylemlerle çoktan aynı cephede yerini alan ‘’kitleselleşme’’ ‘’kürt halkını destekleme ‘’ ‘’ileri talepleri güçlendirme’’ vb. vs. tutarsız gerekçelerle oluşan ittifak bloğuna dahil olan , reformist bataklığı ‘’devrimci cephe’’ ya da ” devrimci ittifak”olarak tanımlayıp kutsayan ‘’komünistler’’ bunları savunabilir , ama Komünistler reformizmi kitlelerin bilincinde meşrulaştıran tutumlara asla giremezler.

Komünistler, kendi programları üzerinden cephe politikalarını oluştururlar, bu programın ittifaklar politikası çok nettir, faşist devlet aygıtını param parça etmektir.

CHP bu konuda tam da bu programın hedefi ve paramparça edilmesi gereken faşist bir partidir, dost değil emekçi düşmanı faşist bir partidir.

Devletin solu olarak tarihsel bir düşman, faşist devletin kurucu ideolojisinden kök alan, ve bugünkü AKP’ yi önceli partileri bile rahminde taşıyan Alman emperyalizminin piç karakteridir…

Yasalcılığa , reformizme , teslimiyetçiliğe , mide bulandırıcı uzlaşmacılığa karşı ideolojik mücadeleyi güçlendirmek günün ertelenemez görevidir.

Bugünün temel sorunu ittifaklar sorunu değil, güçlü bir Komünist Parti inşa etme görevidir.

Böyle bir nitelik olmadan, hiç bir bireysel çağırının karşılığı olmaz. Traji komik bir durum.

Devletin iktidarını hedeflemeyen hiç bir çağırı, halk kitlelerine özgürlük getiremez. Bu gerçeği, bu realiteyi bir kenara atarak, iterek reformist – yasalcı söylemlerle ‘’Akp ‘ yi yollayacağız , onun yerine kendimiz geleceğiz’’ demek; abesle iştigal. Bu halkı aldatmaktır!!!

49 yıllık programın anakronik savunucusu değiliz, programın derinleştirilerek, zenginleştirilerek, somuta indirgenmesi anlayışındayız. Bütün iyi niyetli çabalara bu konuda açığız ve içine doğduğumuz devrim coğrafyasında olmaktan da haz alıyoruz. Devrimi kendi coğrafyasında göğüsleyen bütün iyi niyetli dostlara ve yoldaşlara selam olsun…

Erdoğan ATEŞİN.

Yorum yap

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top