Genel

ENERJİMİZİ, İŞÇİ SINIFININ DEVRİMCİ YOLUNDA HARCAMALIYIZ

mehmet özer zonguldak grevi  4 ocak (2).JPG

Umut İLERİ

ENERJİMİZİ, İŞÇİ SINIFININ DEVRİMCİ YOLUNDA HARCAMALIYIZ

Daha öncede defalarca yazdık, Sermaye ekonomik ve siyasal alanı birbirinden ayırdıktan sonra, siyasi alanı düzen partileri aracılığıyla, ekonomik alanı da Sendikalar aracığıyla denetimi altında tutar.
Sendikalar bugün artık Sermayenin Fabrika İktidarının güvenceleri konumuna gelmişlerdir.

Böyle olunca onlardan, SINIF SENDİKACILIĞI yapmalarını beklemek boş bir hayalin peşinden koşmak olur.

En “Devrimcileri” bile MESS ile, işçilere rağmen, Sarı Sendika olarak niteledikleri Türk Metalin imzaladığı SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN aynısını imzalamadı mı?
Onların bütün derdi, şimdiden olası bir Parlemento Seçimlerinde, milletvekili olmak için hangi partiden aday olacaklarını belirlemek.
Böyle bir ortamda, işçi sınıfının hak arayışlarında, en önemli silahı olan
“üretimden gelen gücünü” kullanması beklenebilir mi?

Peki ne yapılması gerekiyor?
Bunu da defalarca yazdık, İşçi Sınıfının Fabrikalarda, Sermayenin Fabrika İktidarına karşı, kendi ERK odaklarını oluşturması gerekiyor.
Bunlar iş yerlerinde, tabandan örgütlenmiş, işçilerin söz ve karar yetkilerinin kendilerinde olduğu, doğrudan demokratik işleyişe sahip, iş yeri komiteleri, iş yeri konseyleri türünden yapılanmalar olmalıdır.


Bu yapılanmaların vereceği mücadelenin bir ayağı da, bugün işçileri üretimin nesnesi konumuna düşüren uygulamalara karşın, yeniden üretimin asli unsuru olma mücadelesidir.
Bu yapılanmalar içerisinde işçiler,  üretim sürecinde, ürettikleri gibi yönetmeyi de öğrenmelidirler.


Bu yapılanmalar aynı zamanda Sendikaları, tabandan Sınıf Sendikacılığı yapmaya zorlayan yapılar olmalıdır.
Ve bu yapılar, işçi sınıfının en kararlı ve bilinçli unsurlarının içerisinde yer aldığı Partisini oluşturacak kadrolar için de potansiyel bir kaynaktır.


Eğer İşçi sınıfı Toplumsal Kalkışmanın öncüsü diyorsak, İşçi sınıfının diğer toplumsal kesimlerle kesiştiği, barınak yerleri olan mahallelerde de aynı özelliklere sahip mahalle meclisleri, ya da mahalle konseyleri türünden yapılanmalara gereksinme vardır.
Tabi ki tüm bunların olmazsa olmazı, İşçi Sınıfının düşünen eli, aklı, yüreği  PARTİSİDİR.


Daha önce bir yazımda da yazmıştım;
Dişliler İşçi sınıfı ise, bu dişlileri hareket ettirecek motor gücü İşçi sınıfının Parti’sidir.
Motor ile dişliler arasındaki volan kayışları ise, sınıfın iş yerlerinde, mahallelerde ve hayatın diğer alanlarında ki sınıf araçları, komiteler, konseyler, meclislerdir.


Bu yapılanmalar, aynı zamanda geleceğin İşçi iktidarında YÖNETİM ERKİNİ oluşturacak olan yapılardır.
Sınıfın Diktatörlüğünün, yani Proletarya Diktatörlüğünün Yönetim Aygıtları!
Böylelikle İşçi Sınıfı gelecekte ki iktidarında erki yönetmek için, başkalarına gereksinme duymayacaktır.


Sürekli mitinglerde, yürüyüşlerde tekrarladığımız “YOLUMUZ İŞÇİ SINIFININ DEVRİMCİ YOLUDUR” sloganından kast ettiğimiz işte bu yoldur.
Enerjimizi, Siyaset yapacağız diyerek,  Burjuva Siyaset Sahnesine kendimizi kapatarak, düzen partilerinin kuyruğuna takılarak harcamak yerine “yarını bugünden kurmak” için İŞÇİ SINIFININ DEVRİMCİ YOLUNDA harcamalıyız.

Umut ileri

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top