Gündem

EGEMENLER CEPHESİ PARAMPARÇA, EMEKÇİLER CEPHESİ İSE ÖRGÜTSÜZ VE DAĞINIK…

EGEMENLER ÇEPHESİ PARAMPARÇA, EMEKÇİLER CEPHESİ İSE ÖRGÜTSÜZ VE DAĞINIK…

Erdoğan ATEŞİN

Yeni bir süreç, yeni insan, yeni insan ilişkileri ve klasik örgütlenmeler dışında yeni örgütlenmeler ve yeni bir ekonomik formasyon mayalanıyor. İnsana ve doğaya bakış açısında toplumsal düzlemde büyük bir değişim sürecindeyiz. Yeni fikirler, yeni teknolojiler, yeni insan örgütlenmeleri ve bütün bu alanlarda ki çeşitlilik, zaman ve karmaşıklık, kendisini daha bir duyumsatan nedensellik. vs.

Newton mekaniği ve sanayi devrimi makine süreci yerini, daha ileri ve daha yüksek teknolojilere bırakıyor. Kuantum mekaniği, yapay zeka ve giderek kararlılık, kararsızlığa, düzen düzensizliğe, doğrusallık, doğrusal olmayan süreç ve ilişkilere evrilerek, zamana yaklaşım ve bağımlılık daha bir anlam kazanıyor.

Bütün bunlarla birlikte insanlık kendi tarihine devrimlerle fizik bilim, toplum bilim ve diğer bilimleri bir araya getirerek yeni ve daha üst devrimlere hazırlanıyor. İnsanlık ekonomik, politik ve sosyal alanlardan etkilenirken, buralardan çıkardıklarını kendi düşün ve aksiyon dünyasında daha büyük yeni üretimlere dönüştürerek kendi tarihini etkilemeye devam ediyor, devam edecek…

İçinden geçmekte olduğumuz sürecin toplumsal çalkantıların, insan kararsızlıkları ve karmaşalar, karamsarlıklar, toptan bilim dünyasını da derinden etkileyerek, kaotik süreçler üretiyor ve kaos bütün insanlığın dünyasına adeta hakim olmuştur.

Zaman makinası daha hızlı çalışıyor eskiye oranla, insanlık kendi tarihine çok yönlü müdahalelerle karmaşadan düzene doğru akışı zorluyor. Yaklaşık 300 yıl önce gelişmeye başlayan klasik bilim, daha üst biçimlerini yaratarak, yeni devrimler sürecinin geleceğini müjdeliyor.

1800’lerin sonlarından itibaren beklenen yeni düzen ve devrimler yaklaşık 200 yıldır yerini büyük kaotik düzensizlik ve genel dünya savaşlarına dönüşmüş, devrimlerle beklenen düzen, düzensizliğe dönüşmüş ve bütün dünya bütün bu süreçlerde lokal, bölgesel düzlemde savaş hali yaşamaktadır.

”Sosyal devrimler” teorisi, mutlak bir devrimci durum üzerine kurulmuştu ve objektif koşullar bu süreci üretecekti . Yönetenler eskisi gibi yönetemeyecekelerdi, yönetilenler eskisi gibi yönetilmeyi kabu etmeyerek itiraz edeceklerdi mevcut statükoya.

Bu durum kendi tarihsel süreci içinde subjektif koşullar ( parti ) yaratarak devrime ve düzene dönüşecekti… Ancak bu süreç batıda değil doğuda kırdı işçi sınıfının bileğindeki zinciri…Şimdi bu coğrafyanın tamımı yeniden kapitalist-emperyalist merkezlere entegre oldu ve bütün geçmişin devrimleri yenildi…

Türkiye devrimci hareketi de bu tarihsel süreç içinde kendi mevziinde direnerek bir adım ileri iki adım geri süreçler yaşadı ve bütün bu atılımlar hep karşı devrim tarafından ezildi ve süreç tamamen tasfiye edildi, statüko ezildi. Önümüzdeki süreçte büyük sorunların yaşanacağı kaçınılmaz.

Akp ve onun bileşenleri Mhp, Vp ve Bbp ittifakı, gelinen aşamada iktidar mücadelesinde büyük krizler üretmekteler. Suriye bataklığı, Libya’ya müdahale, Irak’ın içlerine ve Kürt coğrafyasına müdahale, SS 400’ler sorunu, Akdeniz’de enerji arama faaliyeti, Karadeniz’de doğalgaz balonu, Kıbrıs sorunu vs, hepsi Akp ve ittifakların elinde fitili çekilmiş bomba gibi duruyor.

Korona Virüs sonrası izlenen ”pandemiyle mücadele” süreci tam bir fiyasko. Çin’den çeşitli pazarlıklar sonucu getirilen aşısının ( Sinovac) kullanılamaz olduğu Çin İstanbul başkonsolosu tarafından ifade edildiği iddiaları ortalıkta dolaşıyorken, arkasından aracı bir firma olduğu iddia edilen Keyman firması çıktı bu defa da….Yani süreç tam bir rezalet. Dahası, aşının Çin-Uygur Türk tutsakların iadesi üzerine verildiği söylentileri…

Bütün bu süreçler gösteriyor ki, önümüzdeki süreçte daha büyük sorunların yaşanacağını bugünden saptamak çok zor olmayacaktır.

Türkiye uzun yıllardır Dünya ekonomileri arasında hep 16 ya da 17’nci sıralarda değerlendiriliyordu. Ancak önümüzdeki süreçlerde Türkiye’nin 21 ya da 22 nci sıraya gerileyeceği söylenmektedir. Abd ve Ab yaptırımları, Abd’de Halk Bankası davası ve daha bir çok iç ve dış politik ve ekonomik nedenlerle Akp iktidarını zor günler beklemektedir.

Emekçiler cephesi örgütsüz ve dağınık, bu süreç emekçileri mücadeleye zorluyor, işsizlik, açlık, hukuksuzluk, adam kayırmacılık, faşist gerici baskılar, emekçileri mücadele çizgisine zorluyor ve emekçiler güvenebilecekleri önderlikler ve partiler arıyorlar.

Erdoğan ATEŞİN

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top