Dünya

DÜNYA EMEKÇİLERİN TARİHSEL ZORUYLA DEĞİŞECEKTİR

Erdoğan ATEŞİN
DÜNYA EMEKÇİLERİN TARİHSEL ZORUYLA DEĞİŞECEKTİR
Emperyalizm çağında dünya sömürgeciliğine, faşizme ve yerli gericiliğe karşı emekçilerin tek silahı devrimci örgütleridir, emekçi halkların başkada çareleri yoktur. Oxfam’ın raporu dünyadaki gelir dağılımındaki eşitsizliğin ne boyutlarda olduğunu gösteriyor. Dünyanın en zengin 26 kişisinin serveti, dünya nüfusunun yarısının toplamının gelirine eşit…Yani 3.7 milyar insan 26 kişiye çalışıyor…
Emeği sömürülen milyarlaca emekçi, yani dünya halkları, yani ezilen ve horlanan, toplumsal yığınlar…Sokaklarda tekme tokat ve zehirli gazlarla susturulan büyük Karşı devrimci şiddetle yönetilmek istenen bir koca dünya ve içinde milyarların “emek” diye bağıran çığlığı !
kapitalist emperyalist dünya ve egemenler ve onların işbirlikçileri, büyük emek dünyasına tek seçenek bıraktılar, o da emekçilerin tarihsel zoru…Emekçilerin savaşma azminden daha büyük bir kuvvet ve irade yoktur, eksik olan bu iradeyi ortaya çıkarabilmektir. Her devrimcinin görevi bugün bu iradenin ortaya çıkarılması için mücadele etmektir ve geleceğe dair hiç bir kaygı duymadan.
Dünya halklarının tarihi, gerici faşist iktidarların tarihsel zorla yıkılacağını binlerce kez ispatlamıştır. Dünyadaki sömürü ve savaşları da ezilenlerin bu azim ve karalılığı ortadan kaldıracak tır. İnsanlık için sürekli barış çağı ve yaşanılabilir bir dünya ancak insanlığın silaha sarılarak bu vahşi sömürücü sistemden kurtuluşuyla mümkündür. Emekçilerin devrimci savaşı ve onun yasaları bu gerçeği emreder.
Revizyonizmin ihaneti emekçileri asla karamsarlığa ve inançsızlığa düşürmemeli. Rusya’da ekonomizm, Menşevizm’e dönüştü, eski Iskra’nın devrimci strateji ve taktiklerde ısrarı, Bolşevizm’i doğurdu. Bugün dünyada egemen olan revizyonist süreç, ve onun ihanetine devrimci Marksizmle karşı koymaya çalışan devrimci bir irade ve bilinç çatışmaktadır. Karşı devrimci süreçlerin hakim olduğu dönemlerde kabararak ortaya çıkan revizyonist, liberal ihanete, ancak güçlü devrimci Marksist çizgide ısrarla karşı konulabilir ve hayat bu pratiği mutlaka yaratacaktır.
Tasfiyeciligin revaçta olduğu bu süreçte, direnen devrimci Marksistleri tarih bir yerlerde mutlaka buluşturacaktır. Süreç bu ihanetin çözülme ve dağılma sürecidir. Tasfiyecileri bir araya getiren tarihsel süreçler, karşı devrimin saldırı ve teslim alma süreçlerinde direnen emekçilerin bilincini daha da açarak onların bütün çirkin ve revizyonist maskeli yüzlerini açığa çıkararak tarihin çukurlarına gömecektir.
Bugün bütün sorun çarşıda pazarda sosyalizm satan tasfiyeci, revizyonist liberal ihanete karşı, devrimci bilimselliği hayatın bütün alanlarında kararlılıkla savunmaktır. Güçlü ve örgütlü bir emekçi mücadelesi ancak doğru bir örgütle , burjuva faşist devlet cihazını parçalayarak ve ortadan kaldırarak onu silahsızlandırarak ve onun yerine emekçilerin sosyalist devletini koyabilir. Çarşıda, pazarda, burjuva seçim sandıklarında sosyalizm pazarlayanlar da bu mücadeleyle birlikte burjuva devlet aygıtıyla birlikte aynı akıbeti paylaşacaklardır, onların akıbeti de burjuvaziden farklı olmayacaktır.
Tasfiyecilerin devrim diye bir sorunu yoktur, sandıktan sandığa koşan, derneklerde kimden ne koparabilirim hayalleri kuran, üç- beş dergi satarak, bunu da devrimci faaliyet olarak pazarlayan iki yüzlülük.. Bütün bu ihanete rağmen devrimci durum gelişerek geleceği tayin etmeye devam edecektir.
Önümüzde ki süreçte,
1.Kapitalist emperyalist saldırganlığın ve haydutluğun sınır tanımayan aşağılık saldırıları her geçen gün daha da ağırlaşarak devam edecektir.
2.Bütün bu saldırılara karşı emekçi sınıfların -işçi sınıfının devrimci başkaldırısı da büyüyerek ve örgütlenerek yükselecektir.
3.İşgal altındaki ülkelerde ve sömürgelerde devrimci durum yükselerek, emperyalizme karşı büyük kurtuluş savaşlarına ve devrimlere dönüşecektir.
4.Çarpık kapitalist gelişme ve kapitalist büyük rekabet, tekellerin ölümcül rekabetine dönüşerek, emperyalistler arasında keskin çelişmelere yol açarak emperyalist bir savaşa doğru evrilmektedir.
5. Rusya, Çin ve sosyalizmden geriye dönmüş ülkelerde yeniden bir devrimci atılım süreci beklenmektedir.
6.ABD, kendi içine çöken bir ekonomiye dönüşmüş ve önümüzdeki yakın süreçte tamamen ekonomik olarak çökebilir, buda yeni bir dünya savaşı demektir.
7. bu sürecin bir sonucu olarak dünya işçi sınıfı ve emekçiler kapitalist emperyalist cepheyi birkaç yerden parçalayarak, dünya kapitalist sisteminde yeniden büyük gedikler açabilir.
8. Bu süreç insanlık tarihinde yeniden bir devrimci çığır yaratarak, revizyonist tasfiyeciliğin saltanatını yıkacaktır.
Büyük Ekim Devrimi de insanlık tarihinde büyük bir çığır açarak, revizyonizme, reformizme ve her türden tasfiyeciliğe karşı Leninizmin zaferiyle sonuçlanmıştı…Hayat bu pratiği büyük ve zorlu mücadeleler sonucu doğrulamıştı. Büyük insan kayıpları, büyük yoksulluklar, büyük acılar bütün bu devrimci pratikle aşıldı.Sağ teslimiyetçi çizgiler bütün bu pratik içinde ezilerek yok oldular.
Dünya genelinde devrimci durum her geçen gün yukarıya doğru ivme kazanarak gelişmektedir. Reformist, revizyonist bütün çabalar beyhudedir. ”Nohut, Fasulye” kavgasının sandığa malzeme yapıldığı bu günlerde, Marksizme daha bir inançla sarılmanın zamanıdır. Devrimci bilimsel , tarihsel ve diyalektik yöntem bize bunu öğretiyor, devrimde ısrar, devrimci kal.
Türkiye, Dünya Devriminin ileri karakolu neden olmasın, devrimci inanç ve kararlılık bu başarının teminatıdır. Basit ve kirli çıkarlar uğruna yapılan burjuva şeytani oyunlar, devrime değil karşı devrime götürür. Teoride ve pratikte asla kabul göremeyecek küçük hesaplar uğruna yapılan burjuva siyasetler, büyük acıların yaşandığı sömürü dünyasına meze edilen basitliklerdir ve zevk veriyor eğemene, nefes boruları açıyor krizden krize sürüklenen egemene…
Burjuvazi karşısında yerlere kadar eğilen burjuva sanatçılardan daha beter eğilen revizyonist ve reformist dönekler, utanç verici inançsızlık geliştirerek ne duruma düştüklerine baksınlar öncelikle…
Belki yüzlerine bakarlarken ne kadar da çirkin olduklarını, ve halktan emek mücadelesinden ne kadar da koptuklarını ve yabancılaştıklarını göreceklerdir. Afganistan ve büyük Orta-Doğu coğrafyasında otuz, kırk yıldır devam eden emperyalist işgal ve savaşlar ve Orta Doğu’nun her karşı toprağına sızan insan kanı vicdanlarda nasıl karşılığını bulacak?
İhanetin, ihanetçinin vicdan kriteri nedir, hangi vicdana sahiptir, vicdan karakteri insan karakterinde midir ? Hayat Marksizmin her geçen gün gelişerek güçlendiğini gösteriyor, çelişki bu yönde gelişiyor. Karşı devrim ve onun ideolojik saldırıları, Marksizmi mücadele içinde daha bir geliştirerek geleceğin dünyasını mutlaka yaratacaktır.
Erdoğan ATEŞİN
Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top