Politika

DÜN 12 EYLÜL ASKERİ FAŞİST DİKTATÖRLÜK, BU GÜN TEK ADAM REJİMİ!

DÜN 12 EYLÜL ASKERİ FAŞİST DİKTATÖRLÜK BUGÜN TEK ADAM REJİMİ!

12 Eylül askeri faşist diktatörlüğü, ABD emperyalizmin Türkiye’ye Faşizm ihracı ile gerçekleşmiştir. 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğüni üzerinden 41 yıl geçti!

Dün askeri sıkıyönetimlerle yönetilen ülke bugün ise Tek adam rejimi ile ”OHAL ve KHK”kararnamelerle yönetilmektedir.

12 Eylül askeri faşist diktatörlük de faşist generallerin sıkıyönetim kararları emekçi sınıfların üstünde baskı, şiddet,terör estiriyordu!Bugün ise ”Tek adam diktatörlüğünün” kararnameleri ile yasaklarla, baskı, şiddet,ülkede ırkçı faşist terörü estirilmektedir. 12 Eylül askeri faşist diktatörleri Türkiye halklarına hesap vermeden tek, tek ölüp gittiler. 12 Eylül askeri faşist diktatörü ”Kenan Evren” ölürken dahi nefretle anılarak törensiz, kimsesiz yanlız giderken, arkalarında işledikleri suçları bırakıp, hesap vermeden karanlığa gömüldüler.

12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün anısı tarihimizde büyük acılar kan, göz yaşı ve silinmeyen kara bir iz bırakmıştır. Milyonlarca insan işkence tezgahlarından geçti sorgusuzca cezaevlerinde yattılar. Yoldaşlar, Analar, Babalar, kardeşler, akrabalar, arkadaşlar, bu işkenceleri görmüş yaşamış oldular.

Bugünde AKP ve MHP faşizmi yapmaktadır. On binlerce sosyalist,devrimci, demokrat, yurtsever,aydın, gazeteci iktidara muhalif her kesimin hepsi, sorgusuz,savunmasız, mahkemesiz bir şekilde cezaevlerinde yatmaktadır.

17 yaşında ki, ”Erdan Eren” alel acele yaşı büyülterek idam edildi. 12 Eylül askeri faşist mahkemeleri idamları sıralayarak tek, tek devrimci, yoldaşlarımızı komünistleri idam ederek topluma korku salmak ve sindirmek istediler. 12 Eylül askeri faşist diktatörlük ülkenin siyasi, ekonomik, sosyolojik, psikolojik olarak dokusunu değiştirdi.Din ve tarikat, cemaat örgütlenmesinin önünü açan 12 Eylül faşist diktatörlüktür, her mahalleye kuran kursları, imamhatip okullarının açmıştır.

12 Eylül askeri faşist diktatörlüğü ihraç eden ABD emperyalizmi 18 yıl öncede AKP ve Erdoğan’ı Türkiye yönetiminin başına getirmiş oldu.

12 Eylül faşist diktatörlüğün kazandırdığı Cemaat ve tarikatlarla bütünleşerek tek adam rejiminin inşasını gerçekleştirmiş oldu. Askeri faşist diktatörlüğe karşı suskunluk uzun sürmedi! Diyarbakır zindan direnişi askeri faşizme meydan okuyarak. Mazlum Doğan, Kemal Pir ve yoldaşları direnişleri ve ölümleri! Oyunu bozarak, yeni bir sayfa açarak 12 Elül faşizmini teşhir etmiş oldu.

1984’de Kürt özgürlük hareketi sahneye çıkarak 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün saltanatını alt üst etmiş oldu! Kürt halkının ve Türkiye halkının faşizme karşı direnişini ve ayağa kalkmasını sağlamış oluyordu.

1989’da Zonguldak Maden işçilerin direnişi işçi ve emekçi sınıflara yeniden direnme mücadele yolunu açıyordu.

12 Eylül Askeri faşist diktatörlüğü üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen, Türkiye rejiminde bir değişiklik olmamış, olmadığı gibi bugün AKP ve MHP faşizmin,Tek adam rejimi ”ERDOĞAN” tüm faşist diktatörlere rahmet okutmaya çalışmaktadır.

12 Eylül askeri faşist Anayasası ile ”ANAP” ve ”Turgut Özal” ayrı bir biçimde 12 Eylül askeri faşizmin Anayasası ile yönetmiştir.

Demirel ve ”DOĞRU YOL” Partisi aynı şekilde faşist anayasanın ötesine geçerek ”Tansu Çiller” Kürt özgürlük hareketine ve Kürt işadamlarına dahi yaşama şansı tanımamıştır. 1990’lar da ” JİTEM” örgütleri ve itirafçılarıda içlerine alarak Sosyalist, Devrimci ve Kürt avına çıkarak tek tek faili meçhullerle binlerce insanı kalt etmişlerdir.

1990’larda tüm yasaları askıya alarak binlerce devrimci ve yurtseverleri faili meçhul şekilde öldürdükleri gibi, Kürt illerini yakıp, yıkarak milyonlarca Kürt insanını evinden yurdundan ederek zorla göçe zorlamıştır. Metropol şehirlerin içine atarak açlık ve yoksullukla başbaşa bırakmış oldular.

Böylece; Kürt ve Türk halklarına zulüm, işkence, baskı yapanlar tek, tek kendilerini bitirerek tarih sahnesinden silinmişlerdir.

DYP ve Tansu Çller, ANAP Mesut Yılmaz, DSP Ecevit, Erbakan Fazilet partisi, Refah partisi hükümetleri, bunların hepsi !12 Eylül askeri faşist Anayasasıyla ülkeyi yöneterek baskı şiddet ve işkence ile Türk ve Kürt halkının haklarını gasp ettiler. Her zaman olmayan demokrasi kanunları askıya alarak Kürt ve Türk halkının başına bela olurken de, kendileri yok olmuşlardır.

AKP faşizmi ”ERDOĞAN” da bir balayı dönemi yaşarken 19 yıllık iktidar da olan, tek adam rejimi yolun sonuna gelmiş bulunuyor. Ekonomik ve siyasi çöküşünü yaşarken de, toplumun üzerinde baskısını artırmaya hak, hukuk adalet diye bir kavram bırakmamıştır. Her gün siyasi soykırım operasyonları ile işkenceler ve tutuklamalara bir yenisi eklenmektedir.

2002 de AKP ve Erdoğan iktidar olurken, toplumu demokrasi, özgürlükler, değişim ve Kürt sorunu diyerek aldatmış ve oyalamış oldu! Sonunda en iyi Kürt ve demokrasi düşmanı kesilmiştir.

Yüz yıllardır her iktidar, hükümet demokrasi hak ve hukuku ortandan kaldırırken de, Kürt halkını yok etmek için çalışmışlardır. Ama tüm baskılara savaşlara rağmen Kürt halkı iradesini korumaya devam etmektedir.

Faşizme karşı Demokrasi mücadelesi bizlere gökten zembille inmeyeceğine göre yılmadan, usanmadan, bıkmadan tüm baskılara rağmen boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz ve mücadeleye devam edeceğiz.

Sen yanmasam, ben yanmasam, nasıl çıkarız, bu aydınlıklara diyerek faşizmi ve gericiliği bu ülke topraklarında yok etmek için tüm sosyalist, devrimciler, demokratlar, yurtseverler faşizme karşı omuz omuza mücadele vermek boynumuzun borcu olmuştur! Faşizme Karşı Birleşik Cephe kurulması ve örgütlenmesi bir elzem olmuştur.

Kahrolsun Faşizm! Yaşasın Halkların Kardeşliği!

23.5.2021

Mehmet Özcan

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top