İşçi-Sendika

DİSK’İN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

DİSK’in bugünü, sadece kökünün, doğuş sebebinin terk edilmesi değildir. Sürüklendiği yeni çizgi, DİSK’e de, işçi sınıfımıza da, ülkemizde de zarar vermektedir.

12 Eylül’ün kapısına kilit vurarak sıkıyönetim mahkemelerinde gönderişinden 10 yıl sonra, 1991’de beraat ederek yeniden faaliyet olanağına kavuştu DİSK. Ama köprünün altından çok sular geçmişti. Üç ayrı yerden saldırıya uğradı yeni DİSK.

Biri, kuruluş yıllarındaki amatör ruhun olmayışı idi. Amerikancı darbenin sendikaları tepelerinden kontrol etmek amacıyla yaptığı değişiklikler, bireyleri çabucak yoldan çıkarabiliyordu. Yönetici seçilene bir daha gitmeyecek fırsatlar sunulmuştu. “Evliyayı yoldan çıkaracak” miktarda para kontrollerindeydi. Yeni yöneticilerin köklerine sırt çevirmesi için bunlar bile yeterli idi.

İkinci etki, 12 Eylül’ün bağımsızlık ülküsünden kopardığı, Atatürk ve bayrak karşıtına dönüştürdüğü örgüt mensuplarının DİSK yönetimlerine hücum etmesi idi.

Üçüncü etki, bu iki eğilimi daha da pekiştirdi. Yeni DİSK’in yeni yönetimi, AB fonlarından para almaya, AB emperyalizminin zehirli eğitimlerinden geçmeye başladı. Kuruluş felsefesinin tersi şırınga ediliyordu. Emperyalizm “tu kaka” değil “cici” idi. Para veriyor, gezmelere götürüyordu. İstedikleri, şirin çocuk olmaları idi. Telkine, eğitime bile gerek kalmamıştı aslında. Kimin ekmeğini yiyorsan onun kılıcını sallarsın. Emperyalizmin sofrasından besleniyorsan, eğitim de alıyorsan, bağımsızlık diye haykıramazsın artık. Öyle de oldu.Fikret Ayaz ve Erol Ekici gibi birkaç yönetici, “tarihimizi de kendimizi de inkardır, ihanettir bu” dediler o yıllarda. Ama dinlemediler.Benzer süreçlerin dönüştürdüğü KESK, TTB ve TMMOB, DİSK ile yapışık dörtlü oldular.DİSK’i kuşatan bu üç etki, her geçen gün geçmişinden daha da uzaklaştırdı, daha da savurdu. Kurucularının suçladığı, hatta şiddetle suçladığı yere savrulmuştu.

NEREDEN NEREYE?

DİSK, emperyalizme karşı tam bağımsızlığı savundu. Onurlu bir devlet, özgür bir millet ve kalkınmış toplumun ancak bağımsız bir ülkede olabileceğini gördü. Sınıflar arası adaletsizliği giderebilmek, üretici sınıfları iktidara gelebilmesi bağımsız bir ülkede olabilirdi. Ülkemizin, ulusumuzun ve işçi sınıfımızın başındaki belaların sebebi emperyalizm idi.

Ya bugün? DİSK, emperyalistlerle al takke ver külah ilişkisine girmeyi, para almayı, hele de eğitiminden geçmeyi şiddetle reddetti. Ayrılık sebebi saydı. İhanet saydı. Ya bugün?

DİSK’in kurucuları Atatürkçü idi. Her temel meselede esin kaynağı Atatürk idi. Amaçlarını amaç saymış, rotalarına kazımışlardı.Ya bugün?DİSK milleti savundu, Ulusu savundu. Hemen her yerde “ulus” dedi. Ortaçağ ilişkilerine karşı idi…

Ya bugün?

Kıyaslama için önce DİSK’in kuruluş yıllarına gidelim. O yıllardaki belgelerine bakalım. (O yılların kapsamlı belgelerini Canan Koç ve Yıldırım Koç’un birlikte yazdığı “DİSK Tarihi / 1967-1980” adlı kitapta bulabilirsiniz.)

DİSK EMPERYALİZME KARŞI İDİ…

Emperyalizme karşı olmak, tam bağımsızlığı savunmak, DİSK’in kuruluş sebebi idi. Türk-İş’ten ayrılmaları, ABD ile ilişki yüzündendi. Şöyle dediler o zaman:

“Emperyalizmin, devletimizin ve milletimizin hayatına yeniden kastetme çabalarının arttığını ve bir avuç aracının, kapkaççının ve sömürücünün bu çabalara katıldığını gören bizler, Büyük Atatürk’ün daha 1921’de ilan ettiği gibi ‘bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı’ savaşmaya ant içmiş sendikacılarız.…ulusumuzun ve emekçi halkımızın menfaatlerini ve memleketimizin bağımsızlığını her şeyin üstünde tutacak en küçük özgürlüğümüz ve hakkımız için bilinçli bir dayanışma içinde bütün gücümüzü harekete getireceğiz.”

(DİSK KURULUŞ BİLDİRGESİ)“Madde 3- DİSK, işçi sınıfının ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan kalkınması ve yücelmesi için öncelikle, Türkiye’nin her bakımdan tam bağımsız olmasını ve hızlı bir kalkınma yoluna girmesini zorunlu görür…a)- İşçi sınıfının sorunları tam bağımsızlığa kavuşmuş toplumcu bir düzende çözümlenir.”

(DİSK KURULUŞ TÜZÜĞÜ)“10-) Türk-İş, tam bağımsız, kişiliği olan, onurlu bir politika izlenmesini isteyenlere karşı, yalnız Amerikanlıların çıkarına göre ayaklanan bir düzeni kurma eğilimindedir… hiçbir zaman işçi haklarının tanınmadığı Amerikan işyerlerine bu imtiyazı veren ikili Antlaşmalara cephe almamıştır.”

(DİSK’İN KURUCU SENDİKALARININ GENEL KURULLARINA SUNDUĞU TÜRK-İŞ ÜYELİĞİNDEN AYRILMALARI HAKKINDA RAPOR)*Böyle bir DİSK ile milletin ve işçi sınıfının sorunu olabilir mi? Olmamıştı da!

Ya bugün?

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top