Genel

DEVRİM ÖZÜNDE BİLİNÇERİN DÖNÜŞÜMÜ SONUCUDUR…

Burjuva eğemenliği koşullarında işçi ve emekçiler burjuva eğemenliğinin belirlediği bilinçleriyle dünyayı ve içindeki kendilerini kavrarlar. Ve bu bilinç, işçi ve emekçilerin çoğunu ve yaşam koşullarının düzeltilmesi amaçlı mücadeleye sevkeder. Tarihsel ve toplumsal-Siyasi, iktisadi, ulusal, dinsel , kültürel, eğitsel vb. bir çok etmen işçi ve emekçilerin sersefil bir yaşam sürmelerine rağmen çoğu zaman ekonomik temelli mücadeleye girmelerine dahi olanak vermez.
İşte bu nedenle her devrimin başından sonuna kadar izleyeceği önceden belirlenmiş mücadele biçimleri söz konusu değildir. Somut toplumsal gerçeği temel almadan belirlenecek mücadele biçimleri soyut olmaktan öteye gidemez. Farklı ülkelerin devrimci pratikleri önbilği sunma olanağı sağlamasına rağmen, Marksizm somut ülke gerçekliği ile birleştirilerek yeniden üretilmeden devrimci dönüşümlerin gerçekleşme olanağı söz konusu olamaz.
İnsanın bilincini içinde bulunduğu toplumsal koşullar belirler. Toplumsal koşullarda bir değişiklik meydana gelmeden toplumu oluşturan sınıfların bilinçlerinde bir değişiklik meydana gelmez. Bu nedenle , henüz ekonomik mücadele dahi yürütmeyen veya bir adım ilerisinde ekonomik iyileştirmeler uğruna mücadele yürüten işçi ve emekçileri bu mücadelenin sorunlarına çözüm getirmediğini özdeneyimleriyle kavramadan mücadeleye katılmaları olanağı söz konusu olamaz.
Ancak bu gerçeklik, işçi ve emekçilerin ekonomik kendiliğinden mücadeleleri sonucunda kendi kendilerine siyasal bilince sahip olabilecekleri anlamına gelmez. Aksine Komünistler, Marksist etki olmadığı sürece , ekonomik mücadelenin hiç bir zaman siyasal bilinç kazandırmayacağından hareketle, işçileri ve emekçileri eğitme- örgütleme bilinçlendirme görevlerinin kendilerine düştüğünü bilmek ve buna uygun davranışı geliştirmek zorundadırlar.
Çünkü sorun, sadece burjuva sisteminin işçi ve emekçilerin çıkarına olmadığını görme sorunu değildir.
Sorun işçi ve emekçilerin yaşadığı sistemi ve içindeki kendi yerini görme sorunudur.
İşçi ve emekçiler ekonomik temelli de olsa mevcut koşullara karşı mücadeleye girdiğinde sistemin tüm yasa ve yöneticilerinin de kendi çıkarlarının karşısında yeraldığını görerek zaten belli bir bilince sahip olur. Ancak bu bilinç hala burjuva niteliklidir. Sistemin niteliği ve işçi ve emekçilerin sistem içindeki yeri bir bütün olarak kavranmasını sürece işçi ve emekçiler siyasal sınıf bilincine ulaşamaz.
Siyasal sınıf bilincine, ancak sistemin, yaşadığı koşulların, yani nesnel gerçekliğin bilgisine sahip KOMÜNİST HAREKET ile mücadele içinde bağ kurması ve bu bilğileri pratikte sınayarak doğru olduğunu özdeneyimi ile görmesi sonucu ulaşabilir. AVUSTRALYA genelinde Pandemi karşıtı eylemler bunun en açık örneğidir. Her etnik gruptan, , Dinci örgütlerden, kısacası tüm işçi ve emekçilerin haklı talepler uğruna ortak mücadeleye katıldıkları Onların hükümetin yanlış politikalamarına karşı öfke bilince dönüşmüştür.
İşte MAOİST hareketle bağ kurmak işçi ve emekçiler açısından öncelikle bir gereklilik haline gelmiştir. Bu nedenle Komünistlerin işçi ve emekçilerin mücadeleleleri karşısındaki tutumu, onlarla kurdukları iletişim bağı, işçi ve emekçilerin MAOİST komünist harekete yaklaşımınıda belirleyecek temel olanaktır. Bu Konuda MAO ZEDUNG yoldaş şu noktalara dikkat çeker:
“ Burada iki ilke söz konusudur. Birincisi kendi kafamızdan kitleleri yakıştırdığınız ihtiyaçlar değil, onların gerçek ihtiyaçları; İkincisi bizim kitleler adına kararlaştırdığımız istekler değil, kitlelerin kendi başlarına kararlaştırdığı istekler”
“Kitlelerin nesnel olarak belli bir değişikliğe ihtiyaçları vardır. Ama öznel olarak henüz bu ihtiyacın bilincine varamamışlardır. Ve bu değişikliği yapmak için istekli ya da kararlı değillerdir. Böyle durumlarda sabırla beklemeliyiz. Çalışmalarımız sayesinde kitlelerin çoğunluğu ihtiyacın bilincine varıncaya ve değişiklik için istekli ve kararlı hale gelinceye kadar o değişikliği yapmamız gerekir. Aksi takdirde, kendimizi kitlelerden koparırız.
Kitleler bilinçli ve istekli olmadıkları sürece onların mücadeleye katılmalarını gerektiren bütün çalışmalar kağıt üzerinde kalır ve başarısızlığa uğrar”

AVUSTRALYA GAZETE KÖK
Hüseyin Biçer
24/11/2021

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top