Genel

DEMOKRATİK HALK DEVRİMİ

  1. Bölüm (devam edecek…)

Çin’ e karşı saldırılarıyla emperyalist güçler, bir yandan feodal toplumun çözülmesini ve kapitalizmin öğelerinin büyümesini hızlandırmıştır. Böylece feodal toplumu yarı-feodal topluma dönüştürmüştür . Öte yandan ama sız eğenenliklerini Çin’e zorla kabul ettirerek, bağımsız bir ülkeyi bir yarı-sömürge ve sömürge ülkeye çevirmişlerdir.
Bu iki yanıyla birlikte ele alırsak sömürge, yarı-sömürge ve yarı feodal Çin toplumunun aşağıda belirttiğim özelliklere sahip olduğunu görürüz:

  1. Feodal zamanların kendine yeterli tabii ekonomisinin temelleri yıkılmıştır.
    Feodal sömürü sisteminin temeli olan KÖYLÜ’lüğün toprakağası sınıfınca sömürülmesi yerinde durmakla kalmamış, fakat Komprador Tefeci sermayenin sömürüsüyle bağlanarak Çin’in tüm sosyal ve ekonomik hayatına açıkça eğemen olmuştur.
  2. Milli Kapitalizm bir dereceye kadar gelişmiş, Çin’in siyasi ve kültürel hayatında epey bir rol oynamıştır. Ama Çin’in sosyal ekonomisinin baş modeli haline gelememiştir; gevşektir ve çoğunlukla hem yabancı emperyalizm ve hem de feodalizm ile değişen ölçülerde ilişkidedir.
  3. İmparator ve asillerin otokratik yönetimi devrilmiş ve yerine ilk önce toprakağası sınıfının savaşağası-bürokrat yönetimi ve sonra toprakağası sınıfıyla büyük burjuvazinin ortak diktatörlüğü geçmiştir.
    İşgal altındaki alanlarda Japon emperyalizminin en kukları yönetime tabi olmuştur.
  4. Emperyalizm. Çin’in yalnız hayati önemde mali ve ekonomik damarlarını değil, siyasi ve askeri gücünü de kontrol etmiştir. İşgal altındaki alanlarda her şey Japon emperyalizminin eline geçmiştir.
  5. Bir çok emperyalist güçlerin tam veya kısmi egemenliği altında kaldığı, uzun zaman birlikten yoksun olduğu ve çok geniş toprağa sahip olduğu için Çin’in ekonomik siyasi ve kültürel gelişmesi eşitsizdir.
  6. Emperyalizmin ve feodalizmin ikili zulmü ve baskısı altında ve özellikle Japon emperyalizminin geniş ölçüde işgali sonucu Çin halkı ve özellikle köylüler, gittikçe daha çok yoksullaştırılmış ve hatta büyük sayılarda DİLENCİ’ler haline getirilmişlerdir ve hiç bir hakka sahip olmadan açlık ve sefalet içinde soğukta sokak köşelerinde yaşamaktadırlar.
    Çin halkının yoksulluğu ve özgürlükten mahrumiyeti, başka ülkelerde ender taşlanır ölçüdedir.
    Sömürge, yarı-sömürge ve yarı-feodal Çin toplumunun özellikleri bunlardır.
    Bu durum, esas olarak Japon emperyalizmi ve diğer emperyalist güçler tarafından belirlenmiştir. Yani yabancı emperyalizm ve yerli feodalizm anlaşmasının bir sonucudur.
    Emperyalizmle Çin halkı arasındaki çelişme ve feodalizm ile geniş halk kitleleri arasındaki çelişme Çin modern toplumundaki temel çelişmelerdir.
    Şüphesiz burjuvazi ile proletarya arasındaki çelişme ve gerici hakim sınıfların kendi aralarındaki çelişmeler gibi başka çelişmelerde vardır ama emperyalizm ile Çin Milleti arasındaki çelişme BAŞ ÇELİŞMEDİR. Bu çelişmeler ve şiddetlenenleri, kaçınılmaz olarak devrimci hareketlerin sürekli büyümesiyle sonuçlanacaktır.
    Modern ve çağdaş Çin’deki büyük devrimler, bu temel çelişmeler temeli üzerinde doğmuştur ve gelişmiştir.
    5.bölüm ( devam edecek…)
    GAZETE KÖK/AVUSTRALYA
    HÜSEYİN BİÇER
Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top