Genel

DEMOKRATİK HALK DEVRİMİ

ÇİN DEVRİMİNİN KAREKTERİ. NEDİR?

Bu devrim burjuva- demokratik devrim mi, yoksa bir proleter-sosyalist devrimi midir? Cevabı burjuva-demokratik devrimi olduğu açık ve nettir.
Çin toplumu sömürge, yarı- sömürge ve yarı-feodal, Çin devriminin baş düşmanı Emperyalizm ve feodalizm, Devrimin görevleri bu iki düşmanı İçinde burjuvazinin bazan yer aldığı bir milli ve demokratik devrimle devirmek olduğu ve devrimini ucu, büyük burjuvazi Devrime ihanet edip devrimin düşmanı haline gelse bile, genel olarak kapitalizme ve kapitalist özel mülkiyete değil emperyalizme ve feodalizme yönetildiği ve bütün bunlar doğru olduğu için Çin devriminin karekteri proleter-sosyalist değil burjuva demokratiktir.
Sömürge ve yarı-sömürge ve yarı-feodal ülkelerde burjuva demokratik devrim Çin’de olduğu gibi geçerlidir.
Nedenine gelince Demokratik Devrim Empeyalizme yani uluslar arası kapitalizme azimle karşı koyduğu için dünya proleter-sosyalist bir parçasıdır.
Siyasi bakımdan DEMOKRATİK DEVRİM Devrimci sınıfların emperyalistler, hainler ve gericiler üzerinde ortak diktatörlüğü için çalışır ve ülkenin burjuva diktatörlüğü altında bir topluma dönüşmesine karşı koyar.
Ekonomik bakımından emperyalistlerin, hainlerin ve gericilerin büyük girişimlerini ve sermayelerini millileştirmeyi genel olarak özel kapitalist girişimi muhafaza eder.
Zengin köylü ekonomisini ortadan kaldırmazken, toprakağalarının köylülere dağıtmayı amaçlar.
Böylece yeni bir tür Demokratik Devrim, bir yandan kapitalizmin yolunu açarken, öte yandan SOSYALİZM ‘in ön kartalını yaratır. Sömürge, yarı-sömrge ve Yarı-Feodal toplumun ilgası ve bir sosyalist toplumun kurulması arasında bir geçiş aşaması, yeni bir yeni-Demokratik devrim sürecidir.
Ancak, birinci dünya savaşı ve Rus EKİM DEVRİMİ’inden sonra başlayan bu süreç Çin’de 4 Mayıs 1919 hareketiyle başlamıştır. Bu yeni demokratik Devrim, geniş halk kitlelerinin işçi sınıfının önderliği altında Anti-Emperyalist, Anti-Feodal bir devrimdir.
Çin toplumu Sosyalizme ancak böyle bir devrimle ilerleyebilir. Başka bir yol yoktur.
Yeni-Demokratik Devrim, burjuvazinin diktatörlüğüyle değil, bütün devrimci sınıfların, işçi sınıfı önderliği altında birleşik cephesinin diktatörlüğüyle sonuçlanması bakımından, Avrupa ve Amerika ‘nın demokratik devrimlerinden çok farklıdır.
Bu direniş savaşında Komünist Partisi önderliğindeki devrimci üs alanlarında kurulmuş olan anti-Japon milli birleşik cephenin siyasi iktidarıdır. Bu ne burjuva ne de bir işçi sınıfı (Tek Sınıf) diktatörlüğü olup, Devrimci sınıfların işçi sınıfı önderliğinde ortak diktatörlüğüdür.
Emperyalizme karşı direnmeden ve demokrasiden yana olan herkes, hangi partiyle ilgili olur, siyasi iktidarda yer alma hakkına sahiptir.
Yeni-Demokratik devrim, Emperyalistlerin, hainlerin ve gericilerin eğemenliğini devirmesi, ama kapitalizmin Anti-Emperyalist Anti-Feodal mücadeleye katkıda bulunabilecek herhangi bir kesmini yok etmesi bakımından da Sosyalist Devrimden ayrılır.
Bu yüzden Çin’in burjuva-Demokratik Devriminde, ne mücadele için güçlerin dizilişinde (Yani birleşik cephede) , ne de devlet iktidarının örgütlenmesinde, işçi sınıfının, köylülüğün ve küçük burjuvazinin diğer kesimlerinin rolü ihmal edilemez.
Bu sınıfları es geçmeye çalışan kimsenin, Çin milletinin geleceği meselesini çözemeyeceği kesindir.
Çin devrimi içinde işçilerin, köylülerin ve küçük burjuvazinin diğer kesimlerinin belirli bir yer alacağı ve belirli bir rol oynayacağı bir Demokratik Cumhuriyet kurmaya çalışmalıdır. Başka bir deyişle bu işçilerin, köylülerin, şehir küçük-burjuvazinin, Emperyalizme ve Feodalizme karşı olan bütün diğer unsurların Devrimci ittifakına dayanan bir Demokratik Cumhuriyet olmalıdır.
Böyle bir Cumhuriyet, ancak işçi sınıfı önderliği altı da bütünüyle gerçekleştirilebilir.

GAZETE KÖK /AVUSTRALYA
HÜSEYİN BİÇER

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top