Bölge

DEMOKRAT TÜRK ARIYORUM!

Google'daki 'Kürdistan' haritası

Hasan H.YILDIRIM

Demokrat olmanın temel şartı bireyi olduğu ezen milletin ezdiği milletin devletleşmesini söylem düzeyinde çıkarıp pratik olarak desteklemesidir.

Ortalıkta var mı böyle bir Türk? Hayır, yok! Bunları niye yazıyorum. Son dönemlerde Türk egemenlik sisteminin Kürd milletine karşı sürdürdüğü orantısız savaş ile Kürdistan’ın yakılıp yıkılıp ateşe verilmesi, kadın, ihtiyar, genç, bebek, hasta ayırımı yapmadan Kürd olan her canlının katletmesi üzerine kendilerine “Türk Akademisyenleri” diyen bir kesim bunu ortak bir dilekçe ile proptesto etmeleri ilk etapta bakıldığında umut verici gibi görünse de meselenin özüne inildiğinde gerçekliğin hiçte öyle olmadığını görmek hiçte çok zor değildir.

Çünkü samimi değildirler. Ne diyorlar? Demokrasi. Şu bilinsin, Kürdlerin demokrasiye ihtiyacı yok. Demokrasiye ihtiyacı olanlar Türklerdir.

Peki, Türkler ihtiyacı olan demokrasiye nasıl kavuşacaklar? İşte mesele burada.

Kürd milleti, Türk egemenlik sistemi altından kurtulmadıkça Türkler ihtiyacı olan demokrasiye kavuşamazlar. O halde ne yapılması lazım? Türk aydını, akademisyeni, politikacısı demokrat olma diye bir derdi varsa ilk etapta Kürdleri bir millet, Kürdistan’ı bir ülke olarak gördüklerini deklere etmelidirler.

İkincisi, Kürdlerin millet olmasından doğan haklarını söylem düzeyinde çıkarıp pratik olarak desteklemeleridir. Kürdler, bunun gereğini yapıyor. Can, kan ve namusları bedeli bunun mücadelesini veriyor. Ya Türkler?Onlar, davullu, zurnalı halaylarla “en büyük asker bizim asker” deyip gençlerini katil elebaşlarına teslim edip Kürd öldürmeye gönderiyorlar.

Kendilerine Türk aydınıyım, akademisyeniyim, siyasetçisiyim diyende Kürdler silah bıraksın barış olsun diyorlar. Yani Kürdler, Türk egemenlik sistemin altında köle olmalarına razı olsunlar diyorlar.

İşte burada kara-yüzleri ortaya çıkyor. İşte bu nedenle sözü geçen bildirgenin altında imzası olan akademisyenler samimi değildir diyorum. Eğer samimilerse çıkıp şunu söylesinler. Türk devleti, Kürdistan’dan çekilsin. Bunu diyebilirle mi? Diyemezler, diyemedikleri içinde samimi değildirler.

Diyemedikleri içinde Türk halkının ihtiyaç duyduğu demokrasiye hiçbir zaman kavuşmayacaktır. Kavuşması isteniliyorsa ve bu konu da samimilerse aynı akademisyenler yarın bir araya gelip; “Türk devleti ordusu, polisi, bürokrasisini Kürdistan’dan derhal çeksin” desinler.

Demokrat olmanın kıstası budur. Bunu yapmayan Türk’ün yüzüne tükürmek her Kürd’ün hakkıdır. Bu kara-yüzler alkış değil, yüzlerine tükürmeyi hak ediyorlar. Ama gel görkü bu kara-yüzlülerin yüzüne tükürecek Kürd nerede?

Kara-yüzlü Türk akademisyenleri alkışlayanların sayısına bakılırsa durum vahim. Kürdler, Türk ırkçı, şovenleri alkışlamayı sürdürdükçe Kürd’ün boynunda boza pişiren daha çok olur.

19 Ocak 2016

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top