Politika

BUGÜNLERDE ARTAN LENİN DÜŞMANLIĞI, HEMDE SOLDA GÖRÜNENLERDEN !

BUGÜNLERDE ARTAN LENİN DÜŞMANLIĞI, HEMDE SOLDA GÖRÜNENLERDEN!

Umut İleri

Bugünlerde sosyal medyada farklı guruplarda Lenin’e  karşı bir saldırı söz konusu.
Saldırı, çünkü yazılıp çizilenler eleştiri boyutunu aşmış vaziyette.
Özellikle Kapitalizm’in son geldiği dayandığı bu evrede, buradan Devrimci Vazife çıkartacak Leninlere ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde.

Lenin’e saldıranların çıkış noktası Ekim Devrimi sonrası atılan bazı yanlış adımlardır.
Bu adımları bizde zaman zaman dile getiriyoruz ama saldırmadan, bu yanlışlardan günümüz için, bir daha aynı yanlışları yinelememek için dersler çıkarıyoruz.
Hep söylüyoruz; Ekim Devriminin Mimarının ve yol arkadaşlarının önünde, ondan yararlanacakları, ondan ders çıkarabilecekleri 71 gün yaşamış bir Komün deneyimi vardı.
Tabi ki yanlış yapılacaktı ve o yanlışları biz ancak bugünden görebiliyoruz.
O yanlışlara bakarken, o yanlışların ortaya çıkmasına neden olan nesnelliği nedense gözardı ediyoruz.

Bir taraftan yaşanan İç savaş, diğer taraftan Emperyalistlerce uygulan Ekonomik ambargo ve de Devrimin geleceğinin Avrupada gerçekleşecek Devrimlere bağlanmasının olumsuz sonucu.
İşte bu koşullarda Bolşevikler elde ettikleri iktidarı sürdürmek, halka verdikleri sözleri  gerçekleştirmek zorundaydılar.
Ellerinden geleni yapmalarına karşın, Nesnel zorunluluğu bir noktaya kadar aşabildiler.

Ekim Devrimi sonrası Lenin sadece 5 yıl sağlıklı bir yaşam sürebildi.
Zaten 1924 de öldü.
Bu beş yıl içerisinde, yoldaşları ile birlikte ellerinden geleni yaptı.
Tabi ki yanlışlar olacaktı, ama Lenin bu beş sene içerisinde içerisine düştükleri çıkmazları, yapılan yanlışları açık yüreklilikle ortaya koyarak, bugün bizlere çok önemli ip uçları bırakmıştır.

Tüm bunların ışığında geçmişe bakarken hoşgörüyü ve onların içersinde bulunduğu verili olumsuz koşulları unutmamalıyız.
Marks’ın dediği gibi insanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, kendi keyiflerince değil, geçmişten devir aldıkları ve halen verili koşullar altında yaparlar.
Lenin ve yoldaşları da bu tarihi işte bu geçmişten ve içersinde yaşadıkları verili olan bu olumsuz koşullar altında yapmışlardır

O nedenle bir kez daha Rosa Luxemburg’un söylemlerine kulak vermek gerekiyor.
“Bolşevikler, gerçek bir devrimci bir partinin tarihsel olanakların sunduğu sınırlar içinde yapabileceği katkıyı her şeyiyle yapabileceklerini gösterdiler. Onlardan mucizeler yaratmaları beklenmiyor. Savaş tarafından tüketilmiş, emperyalizm tarafından boğazlanmış, uluslararası proletarya tarafından ihanete uğramış, yalıtılmış bir ülkede, örnek ve kusursuz bir proleter devrimi bir mucize olurdu. (Rosa Luxemburg)

“Bolşevik siyasette temel ve kalıcı olan budur. Bu anlamda Bolşevikler siyasal iktidarı feth etmek, sosyalizmin gerçekleştirilmesini pratik bir sorun olarak koymak ve bütün dünyada emekle sermaye arasındaki hesabın görülmesi davasını ilerletmek yoluyla uluslararası proletaryanın başını çekerek ölümsüz bir tarihsel hizmette bulundular. Rusya’da sorun sadece ortaya konabilirdi. Rusya’da çözülemezdi. Ve bu anlamda gelecek her yerde ‘Bolşevizme’ aittir.”(Rosa Luxemburg)

Şimdi birileri işi gücü bir yana bırakmış, Lenin’e olan düşmanlığını sosyal medyada ki guruplarda kusuyor.
Ne yazık ki o guruplarda, o gurupları yönetenler “Herkese Demokrasi” mantığıyla buna ses çıkartmıyorlar.
Tabi buna en çok sevinen, ellerini ovuşturan bu vurgun ve talan düzeninin sahibi, Komünizm hayaleti rüyalarına giren Egemenler.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top