Dünya

BELÇİKA GİZLİ SERVİSİNİN (SP) SEFALETİ

Ahmet Hulusi KIRIM

Emperyalizmin pek çok uluslararası kuruluşunun merkezi olan Belçika, coğrafi konumu itibariyle Batı Avrupa’da stratejik bir kavşaktır. Bu özelliği nedeniyle ülkenin güçlü bir istihbarat servisine sahip olması gerekir. Görünürde Surete Publigue (SP) isimli bir servisi olsa da SP’nin bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonu olmadı. Avrupa siyasetinin merkezi olma iddiasında ki Belçika, her zaman uyuşturucu ve silah kaçakçılarının, casusların, teröristlerin, mülteci siyasi örgütlerin
konaklama ve randevu merkezi olarak anıldı.

Belçika istihbarat birimlerinin “terörizm” karşısında en küçük bir etkinlik gösterememesini iki Belçikalı gazeteci yazdıkları kitapta şöyle açıkladı:

“Belçika, birçok “terör” örgütü ve mülteci siyasi örgütlerle ikili anlaşmalar yaptı. Karşılıklı Saldırmazlık anlaşmaları var. Sözleşmeye göre “Terörist”ler ve mülteci siyasi örgütler rahatça girip çıkabilecek ve Belçika Onlara yataklık yapacaktı. “terörist”ler çok gerektiği takdirde yabancı diplomatlarla da hesaplaşabilecek ancak Belçika Devleti ve çıkarlarına asla dokunmayacaktı.” Belçika’da hükümetler değişti ama bu anlaşmalar bugüne kadar hiç bozulmadı.
X X X
20.yüzyılda sömürgecilik şekil değiştirince SP iyice işsiz kalıp önemini yitirdi. SP’ye sadece halkın fişlenmesi, telefon dinlenmesi gibi sıradan işler kaldı. Bu nedenle hükümetler servise bütçe ayırmamaya başladı. Servis şefi Albert Raese ve ekibi uzun zaman düşündüler. Servisin işe yarayacağını hükümete göstermek için “İş” yaratmaya karar verdiler.

1978 senesinde Paul Latinus isimli bir adam Belçika’daki Neo-nazileri bir araya getirmek amacıyla Gençlik Cephesi (FN) isimli bir grup kurdu. Latinus çevresine topladığı faşist gençlere komando kamplarında eğitim vermekle kalmıyor, sol görüşlü kişileri adamlarına takip ettirip bilgi de
topluyordu. Latinus’u bir süre izleyen servis, ajanı komiser Smets vasıtasıyla onunla ilişki kurdu. Latinus kısa zamanda servisin ücretli ajanı oldu. Komiser Smets üstlerinin emirleri doğrultusunda Neo-nazilerin yayın organı olan “Europe Magazin” isimli dergide değişik isimlerle yazı da yazı yazıyor kışkırtan yazılar kaleme alıyordu.

Komiser Smets “Europe Magazin” dergisine yazdığı makalelerin birinde Belçika’nın sol görüşlü “Pour” gazetesini şiddetle eleştirdi. Ona göre bu gazete terörün kaynağıydı. Pour gazetesi 1981 ‘in nisan ayında FN’nin eğitim kamplarında gizlice çekilmiş fotoğraflar yayınladı ve Gazete Belçika istihbarat servisinin Neo-nazi gençlerin askeri eğitimine yardımcı olmaktaki amacını da araştırıyordu.

Aynı yıl Pour gazete binası dokuz ayrı bombayla havaya uçuruldu ve gazete yayın hayatına son verdi. Sabotajdan sonra jandarma ve istihbarat birimleri suçluları yakaladı. Bunlar Neo-nazi gençlerdi ve sabotaj emrinin kendilerine SP’den verildiğini söylediler. Servis afişe olsa da imhadan memnun olan hükümet servisi korudu ve dosya kapatıldı.

Paul Latinus, servis için çalıştığının açığa çıkması ve gazetenin imha edilmesinden sonra FN grubundan ayrıldı. Servisin talimatları doğrultusunda WNP isimli yeni bir örgüt kurdu. Dış görünüşte
WNP’de siyasi amaçlı Neo-nazi bir kuruluştu. Hiçbir siyasi faaliyet göstermeyen, sadece istihbarat toplayan ve tamamen SP’nin kontrolünde bir örgüt olduğu ise birkaç sene sonra ortaya çıkarıldı.

WNP çatısı altında toplanan ve komiser Smets’den emir alan gençler servis adına ajanlık yapıyor ve devlete hizmet ettiğini zannediyorlardı. Servis bu militanları kullanıyor, kendi işleyemediği cinayetleri onlara işletiyordu. Komiser Smets’in faaliyetleri ve WNP örgütünün ortaya çıkması tam bir tesadüf oldu. Sokak kavgasına karışan Neo-nazi bir gencin evinde yapılan aramada NATO belgeleri ve gizli belgeler bulundu. Komiser Smets’in perde arkasından yönettiği WNP’nin faaliyetleri ortaya çıkarıldığında servis bile şaşırdı. NATO ve Belçika Genel Kurmay’ından belgeler çalmayı başaran örgüt çok ileri gitmiş, servisin kontrolünden çıkmıştı. WNP bünyesinde faaliyet gösterenlerden Michel Libert isimli genç daha sonra Brüksel Adliye binasını uçurmayı planladıklarını, gerekli patlayıcıların servis tarafından temin edildiğini ülke televizyonunda açıkladı.

Bütün bunlar olurken WNP’nin faaliyetleri çok büyük boyutlara ulaştığı için Latinus komiser Smets’den şüphelenmeye başladı. Komiser Smets’den gelen emirlerin bir kısmından servisin haberi olmayabilirdi. İçini şüphe kemiren Latinus bir gün arkadaşlarına Smets’den şüphelendiğini bunu servise ileteceğini söyledi. Bu sözlerini duyulmasından bir gün sonra 24 Haziran 1984’de Latinus evinde ölü bulundu. Adli Tıp raporuna göre iri yarı Latinus telefon kablosuyla kendini tavana asıp intihar etmişti. Oysa bilirkişi raporunda, söz konusu telefon kablosunun azami taşıma gücünün 42.5 kilo olduğu yazılıydı.
X X X
WNP’nin faaliyetlerinin ortaya çıktı dönemde CCC (Savaşan Komünistler Hucresi) isimli bir örgüt peydahlandı. Örgüt NATO’nun en gizli planları çalıyor, ittifak tesislerini bombalarla sabote ediyor, devleti alaya alarak arka arkaya darbeler indiriyordu. Aynı dönemde “Brabant Canileri” ismiyle tanınan, kimlikleri hiçbir zaman saptanamayan ama sonradan “Servisin bir ürünü” olduğu anlaşılan bir terör grubu da marketleri basıyor, ağır makineli tüfeklerle ateş açıp arkalarında bir sürü ceset bırakarak ortadan kayboluyordu. İnsanlar sokağa çıkmaktan korkuyordu.

Sonraki günlerde hakimler, savcılar, jüri üyeleri önünde Belçikalı istihbaratçılar, Jandarma subayları boy göstermeye başladı. İthamları korkunç boyuttaydı.

“Belçika’da terör eylemleri karşısında aciz kalan ve alay konusu olan İstihbarat Servisi Brabant Canileri grubunu kurdu. Amaç devletin zayıflığını kanıtlamak ve istihbarat birimlerine daha Fazla önem, daha fazla bütçe verilmesini sağlamaktı. Brabant Canileri Belçika servisi’nin bir Ürünü, canilerde servis ajanlarıydı.” Aradan geçen yıllarda Brabant Canileri olayı aydınlığa kavuşturulamadı. CCC militanları ise bir Seneden fazla faaliyet gösterdiler. Günün birinde kızarmış patates yerken yakalanıp müebbet hapse çarptırıldılar.

Bütün bu bombalama, saldırı ve cinayetlerden sonra servisin daha çok yıpranmasını göze alamayan Hükümet Komiser Smets’i yargı önüne çıkarmak zorunda kaldı.

Komiser, yargılandığı mahkemede sürekli yalan söylüyor, yalanları ortaya çıkınca meslek sırrından bahsediyordu. Servisin içler acısı halini gören Adalet Bakanı Jean Gol’da çok zor durumdaydı. Çok şey bilen Smets’i korumak zorundaydı. Mahkeme tarafından konuşturulması ve mahkum edilmesi hükümeti sarsacak büyük ihtimalle düşürecekti. Her seyin örtbas edilmesi gerekiyordu. Öyle de oldu. Brabant Canileri, FN ve WNP dosyaları hiçbir zaman sonuçlanmadı.

1989 senesi sonunda servis’in Neo-nazi örgütlerle ilişkileri için açılan bir soruşturmada ifade veren servis’in şefi Albert Raese ile soruşturma heyeti arasında şu ilginç konuşma tutanaklara geçti.

“Belçika İstihbarat Servisi, aşırı sağ ve aşırı sol örgütlere sızmıştır ve bunu görev bilmiştir.”
“ Sayın Raese; servisiniz mi Neo-nazi örgütlerin içine sızmayı başardı, yoksa Neo-nazi örgütler mi istihbarat servisine sızdılar?”

“Tabii bir mücadele var. Biz onlara sızdık, onlar da bize sızdılar.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top