Gündem

ABD’nin Öncelikli Hedefi TÜRKİYE’DİR…

ABD’nin Öncelikli Hedefi TÜRKİYE’DİR…

ABD’nin İran öncesi, esas hedefi Türkiye’dir. Türkiye, ABD için bölgede esas ve birincil hedeftir. Çünkü Türkiye, içinde bulunduğu askeri blok (NATO), ekonomik ve siyasi olarak batı emperyalizminin işbirlikçisi konumu nedeniyle, eksen kayması yaşaması -niyet bu yöndedir- bölgede 100 yıllık bütün ABD ve batı projelerini temelinden sarsacaktır.

Bu süreç çok kolay olmayacaktır ancak Türkiye, Ortadoğu’da Kürt sorunu, bölgede Osmanlıdan kalma yayılmacı emelleri, Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve Suriye’deki Kürt coğrafyasına yönelik emelleri, Irak Kürdistan’ına yönelik İsaldırgan tavırları, küresel güç batılı aktörlerin sömürgeci çıkarlarını tehtid etmektedir.

Almanya’nın, geç kapitlistleşme süreci birinci dünya savaşına yol açtı. Almanya, batıda İngiltere, Fransa İtalya ve bir çok Avrupa ülkesi arasında en geç kapitlistleşme sürecini tamamlayan bir ülkedir. Bu süreçte sömürgeler, batılı kapitalist- emperyalist ülkeler tarafından paylaşılmış, Almanya bu paylaşımın dışında kalmıştı.

Kapitlistleşen Almanya, pazarda pay almak istiyordu ama, pazarları daha evvel ele geçiren güçler bu olanağı Almanya’yla paylaşmak istemiyorlardı. Bu süreç birinci dünya savaşıyla sonuçlanarak pazarlar bu savaşla yeniden paylaşıldı.

Yüz yıllık bu süreç, bugün başka bir gücün yada güçlerin devreye girmesiyle, yeniden bir pazar paylaşımı dayatmaktadır…

Çin’in emperyalist emelleri ve enerjiye olan büyük gereksinimi, uzak doğudan Avrasya’nın batısına ve oradanda Avrupa’ya uzanan İpek yolu projesi, dünya pazarlarını kuşatan büyük Çin malları, batılı emperyalist pazarları daraltarak, batı kapitalizminin krizini tetiklemektedir. Küresel sermayenin bugün yaşadığı kriz bir pazar krizidir ve rekabet ölümcüldür.

Türkiye’nin, “cumhuriyet” tarihinden bu yana sürekli savaşlardan beslenen ve bu savaşların içinde palazlanan ve büyüyen komprador burjuvazisi ve Osmanlıcılık hayalleri, Ortadoğu’da ki yayılmacı bu süreci daha bir derinleştirerek, orta doğu pazarlarından pay isteme talebi, yeni bir savaşla mümkündür…Bu sürecin barışçıl çözümü mümkün değildir, süreç derinleştikçe, taraflar arasındaki pazarlıklar, normal diplomasinin dışına taşıyor ve sahada askeri çözümler devreye giriyor.

Asya, batı karşısına emperyalist savaşlarla değil, devrimlerle karşı çıkmalıdır. Asya’i devrimler, batı emperyalizmini de paramparça ederek, dünyayı büyük bir devrimci sürece yöneltecek ve batı emperyalizminin içine çökmesine ve dağılmasının yolunu ve önünü açacaktır…

Erdoğan ATEŞİN

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top