Dünya

AB VE ABD YAPTIRIMLARI, SOL KESİMDE BİLİNÇ BULANIKLIĞI!

Umut İLERİ

AB ve ABD Türkiye’ye yaptırım kararı almış.
Dışarıdan bakan, sanki Türkiye’de Emperyalizme karşı, ekonomik ve siyasal olarak bağımsızlık mücadelesi veren bir siyasi iktidar var sanır.

Rusya: Türkiye'ye S-400 yaptırımı, ABD'nin rekabet becerisinden yoksunluğuna işaret ediyor

AB VE ABD YAPTIRIMLARI, SOL KESİMDE BİLİNÇ BULANIKLIĞI!

AB ve ABD Türkiye’ye yaptırım kararı almış.
Dışarıdan bakan, sanki Türkiye’de Emperyalizme karşı, ekonomik ve siyasal olarak bağımsızlık mücadelesi veren bir siyasi iktidar var sanır.Öyle olmadığı her haliyle belliyken, ortada tek bir seçenek kalıyor o da ÇIKAR ÇATIŞMASI!


Peki bu yaptırımla sonuçlanan  ÇIKAR çatışması, kimler arasında oluyor?Eğer ABD ve AB tarafından Türkiye’ye yaptırım kararı alınıyorsa, demek ki bu kararın muhattabı Türkiye Devleti ve onu elinde  tutan Sermaye Sınıfıdır.

Ülkelerde Dış siyaset, Devletler arasında geçen, ekonomik ve siyasal çıkar çatışmalarına dayalı olarak belirlenir.
Taraf olan Devletlerde de Dış Siyaseti belirleyen, o ülkede sınıfsal iktidarı elinde tutan sınıftır.
İşte bizim sürekli vurguladığımız, defalarca altını çizdiğimiz Ülke Çıkarı, Ulusal Çıkar, aslında Egemen Sınıfın Çıkarlarıdır.

Bir deyiş var bizde yineliyelim; Filler Tepişir, Çimenler Ezilir !
Tıpkı bunun gibi, Ulus Devletler üzerinden Sermayenin çıkarları gereği çatışmalar yaşanır, EZİLEN ise her zaman,  çatışmalarda taraf olan o ülkelerin çalışanları, emekçileridir.


Ülkelerin uyguladığı dış siyaset, ülkede egemen olan siyasi iktidardan bağımsız değildir.ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı yaptırımları protesto için ABD Büyük Elçiliği önünde basın açıklaması yapan arkadaşlara üç sorumuz var.


Dış Siyaset nedir? Neye göre, hangi çıkarlara göre belirlenir? Kimin tarafından belirlenir? Adına Dış Siyaset denen, diğer ülkelerle ekonomik ve siyasal ilişkileri belirleyen, o ülkede egemen olan, yani sınıfsal iktidarı, siyasal iktidarı elinde tutan sınıftır.


Doğal olarak ta, Dış Siyaset, siyasi iktidarı, sınıfsal iktidarı elinde tutan gücün sınıfsal çıkarları doğrultusunda belirlenir.
Bunu da Ülke Çıkarı, Ulusal Çıkar adı altında ortaya koyarlar.
Kısaca Sermaye Emperyal Emellerini Ulusal Çıkar, Ülke Çıkarı adı altında VATAN etiketiyle satar.


Metin Çulhaoğlu “CAATSA anti-emperyalizmi?” başlıklı dünkü yazısında bu konuya değinmiş ve şöyle demiş;
“Başkalarının olabilir, ama sosyalistlerin “Sen benim ülkemdeki rejime, ülkemin sermaye sınıfına nasıl yaptırım uygularsın” gibi bir derdi olmamalıdır.”(Metin Çulhaoğlu)

Doğruda demiş ama aynı Metin Çulhaoğlu “Akdeniz, Ege, milliyetçilik ve dincilik” başlıklı yazısında, bugün karşı çıktığını o gün savunmuş.

“Önce bir konuda netleşmek gerekiyor: Kimi uluslararası anlaşmazlıklar söz konusu olduğunda sosyalistlerin, burjuva iktidarların yönetimindeki kendi ülkelerini mutlaka haksız görmeleri mi gerekir?
Örneğin Türkiye’deki sosyalistlerin, son dönemde ön plana çıkan Akdeniz-Ege anlaşmazlığında Türkiye’yi işin en temelinde haksız ilan etmeleri bir zorunluluk mudur?”(Metin Çulhaoğlu)


Komünistlerin kendi ülkeleri ve başka ülkelerin burjuvazilerinin arasındaki çatışmada TARAFSIZ olması gerekir.
Komünistler farklı ülke Sermaye Sınıflarının arasında ki çatışmalarda, bu ülkelerden biri üzerinde yaşadığı, ayak bastığı ülke de olsa, TARAF olmazlar.
Kautsky’i yeniden hortlatmanın bir anlamı yok!

UMUT İLERİ.

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top