Genel

DEVRİMCİ DEMOKRATİK CUMHURİYET DE NEYMİŞ!

Merdan Yanardağ Birgün Gazetesinde “Cumhuriyet dramı ve çıkışın yolu!” başlıklı bir yazı paylaşmış!
Ulusolcu olduğunu her fırsatta ortaya koyan bu baydan başka türlü bir yazıda beklenmezdi zaten.

Yazı da dikkatimizi çeken bir nokta, Cumhuriyet Burjuvazisinin Cumhuriyeti koruyamadığı tezi!
Merdan Yanardağa göre, Burjuvazi Cumhuriyeti koruyamamış, çünkü sürekli askeri darbeler, Cumhuriyetin içini oymuş, sanki bu Darbeler Sermayenin gelişebilmesinden bağımsızmış gibi.
Sanırım bahsedilen bizim Elitist olarak nitelediğimiz TÜSİAD içersinde yer alan Burjuvazi.
Oysa baktığımızda tersine Burjuva Cumhuriyetin nimetlerinden en fazla yararlanan bu kesim olmuştur.

27 Mayıs Darbesi ile, Ticaret Burjuvazisinin ağırlığının yerini Sanayi Burjuvazisi alarak, Kapitalizmin önü açılmıştır.
12 Eylül Darbesi ile de, Sermayenin Ulusal Sınırların dışına çıkması sağlanmış, bunun içinde Sermayenin önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır.
Sistemde, Devlet Kapitalizminden kalan tüm kırıntılar temizlenmiştir.

Yazıda ki bir diğer nokta ise Cumhuriyet Mitinglerinin, Cumhuriyetin Tasfiyesine karşı ortaya konan eylemlerden en önemlisi olduğudur.
Hani şu Tuncay Özkan’ın şov yaptığı Mustafa Kemalin Askerleriyiz Sloganlarının yeri, göğü inlettiği mitingler.
Yazar böylece asıl kimliğini Ulusolcu KİMLİĞİNİ ortaya koyuyor.

Sıra geldi Devrimci Demokratik Cumhuriyet konusuna!
Bu kavram bana yabancı gelmiyor.
Sanki bir yerlerde, kendini Sosyalist olarak tanımlayan bir Partinin Programında geçiyor.

Ne demiş Merdan Yanardağ;
“Sonuç olarak; artık devlet AKP’nin, Cumhuriyet ise halkındır. Tarihsel görev ise, cumhuriyeti laik, demokratik ve devrimci temellerde yeniden kurmaktır. Devrimci demokratik bir cumhuriyet için yürütülecek mücadele, güncel bakımdan solu kitlelerle yeniden buluşturacak, tarihsel bakımdan ise gerçekçi bir geçiş programı olacaktır. Ülkeyi toplumcu bir cumhuriyete taşıyacak yol da budur.”(Merdan Yanardağ)

Anlaşılan bu “Devrimci” Demokratik Cumhuriyet” Ülkeyi Toplumcu bir Cumhuriyete taşıyacak yol oluyor.
Nedense bu Toplumcu Cumhuriyetin adı bir türlü konamıyor, bir türlü ona SOSYALİST CUMHURİYET denemiyor!!!
Tabi sormak gerekiyor; bu “Devrimci” Demokratik Cumhuriyeti kuracak güçler kimdir?
Bu güçlerin içerisinde Kemalistler var mıdır?
Devrim iktidarın sınıfsal el değiştirişi, Devrimci de bu yolda mücadele eden kişiyse, nasıl oluyor da sınıfsal iktidarı elinde tutan sınıf al aşağı edilmeden, İşçi Sınıfı siyasi iktidarı almadan, üretim araçlarının özel mülkiyetine son vermeden, bu Cumhuriyet “DEVRİMCİ” oluyor

Sözü fazla uzatmaya gerek yok.
Lenin’e bakmak yeterli!
“Özel mülkiyet var olduğu sürece, devletiniz ,demokratik bir cumhuriyet olsa bile , işçileri baskı altında tutmak için kapitalistlerin kullandığı bir makineden başka bir şey değildir.” “Lenin, Marx-Engels-Marksizm, s. 478-479, Devlet, Sol Yayınları, Dördüncü Baskı

VEDA KayıtlıYeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\’da, istanbul\’da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi…NAZIM HİKMET

Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top