Genel

12 Mart TC FAŞİZMİNİN AZGIN ŞARTLARIYDI!

  1. Bölüm (Devam edecek…)

Küçük hataların büyük kayıplara ve bedelinin kanla ödendiği bir zamandı.
TC tarihinde neredeyse her on yılda bir gelenekleşmiş bir kural olarak gündeme gelmiş SIKI YÖNETİM’ler askeri darbeler 12 Mart’ta tüm vahşetiyle kara bir bulut gibi yeniden çöktü. Ancak halkımız yabancı değildi sıkı yönetimlerin, darbelerin, idam, işkence ve katliamların, Kemalist Faşist diktatörlüğün, Karadeniz’de hunharca katlettiği Türkiye işçi sınıfının ölümsüz önderlerinden MUSTAFA SUPHİ, ETHEM NEJAT ve 14 yoldaşrımız tap taze hatırlarımızdaydı.
NUSAYu’de tren rayında ezdirilen emekçilerin Kemalistler tarafından aktırılan kızıl kanları tap taze hatıralarımızdaydı. Faşist Kemalist Diktatörlüğün , sayıları yüz binleri bulan, yoksul Kürt köylerindeki insanları katletmeleri, LAÇ deresinde oluk oluk akan kanlar ateşe verilen köyler İstiklal mahkemelerinde darağacına çekilen SEYİT RİZA’lar , süngülere takılan bebeler, ırzlarına geçilen genç kozlar, gelinler, kadınlar tap taze akıllarımızdaydı.
Zulmün kasıp kavurduğu, çilekeş halkımızın arşa yükselen feryatlarını unutmadık.
Yeni gelmiyordu ki zulüm 12 Mart ‘da gelen aynı iğrenç ve azgın zulmün devamıydı.
Kuşatılmış tüm fabrikalar, işgal edilmişti köyler, ablukaya alınmıştı okullar, saldırıyordu tepeden tırnağa Amerikan teçhizatlı FAŞİST ORDU , tıklım tıklım dolduruldu zindanlar. Vahşice işletildi derağaçları, ayyuka çıktı idamlar işkenceler.
Zulüm sayılacak gibi değil yoldaşlarım. Hangisini anlatayım. 6 Mayıs 1972 ‘de Darağacına çekilen DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN’ımı? 31 Mart 1972’de Kızıl derede kahpece bombalanan MAHİR ÇAYAN ve yoldaşlarını mı?
Binlerce kişilik ordu birlikleriyle kuşatılan ve kurşunlanan CEVAHİR ve ULAŞ’mı?
Nurhak’ larda destan yaratan yiğit SİNAN CEMGİL, KADİR MANGA, ALPASLAN ve niceleri anlatmakla bitmiyor.Dalından koparılıp sarartılmak istenen kızıl güller gibi bir daha meyve vermesin diye imha edilmek istenen KÖK’ler gibi halkımızın yiğit evlatları vahşice katledildi.
Ama vurulanların yerini binlerce yenileri aldı. Toprağa düşen tohumlar daha gür filizlendi. Fışkırdılar dört bir yandan dikildiler cellatların karşısına.
Biz Komünistler Devrimci direniş ruhuna sahip çıkarken ve bu ruhu yükseltirken, onların komünist olmayan, mücadele platformlarını da açık yürekle eleştirmeliyiz. Biliyoruz ki nihai kurtuluşa , MARKS, ENGELS, LENİN , STALİN, MAO ZEDUNG yoldaşların ışıklı yolunda yürümekle varılır. Bu yolda yürüyenler anca ve ancak KOMÜNİST’lerdir.
İşte çeşitli milliyetlerden Türkiye Halkının, Türkiye proletaryasının ölümsüz Komünist önderimiz enternasyonal işçi sınıfının Yiğit evladı İBRAHİM KAYPAKKAYA yoldaşımız nihai hedefe giden yolumuzu aydınlatan bir güneşimizdir.
Bu güneşin başta da dediğim gibi , uzun bir aralıktan sonra yeniden doğuşu, karşı devrimcileri çılgına dönderiyordu. Bunu açıkça MİT raporlarında şöyle ifade ediyorlardı. “Türkiye Komünist mücadele, şimdiki halde en tehlikeli olan İBRAHİM KAYPAKKAYA ‘nın fikirleridir. Onun yazılarında sunduğu görüşler, ve ön gördüğü mücadele metodları için, hiç çekinmeden İhtilalci Komünizmin Türkiye’ye uygulaması diyebiliriz.” Diyorlardı. Amerikan eğitimli komünist uzmanları. Bunları diyen İblisler boş durabirirlermiydi? Kendilerinin ölüm fermanı olan TKP-MLM ‘nin proğramı ve ona uygun pratik karşısında deliye dönen Faşistler İBRAHİM KAYPAKKAYA önderliğindeki partimize karşı seferberlik ilan etti. Yok etmek istiyorlardı onu.
Türkiye halkını öndersiz bırakmak, yeniden karanlığa mahkum etmekti emelleri. YIl 1973 24 Ocak’dı Faşist TC Devletiiyle, itiyle, mitiyle , polis ve ordusuyla kuşattı VARTİNİK MEZRASINI.
Ölüm küstü Faşist namlular, ve bir ses yükseldi İBRAHİM yoldaşımızdan. “ YOLDAŞLAR; BU YOLA FEDA İSE BAŞIMIZ, SUSMASIN SİLAHLRIMIZ.”
O anda şahlandı direniş. Kahpe tuzağa karşı. Siper edildi göğüsler faşist namlulara ve düştü KOMÜNİST Bir yiğit adı ALi HAYDAR YILDIZ ‘dı Dersim’in canı , ciğeriydi, partinin kuzular gülüydü. Direnişin sembolüydü.
Cenk alanı gümbür gümbür gümbürdedi. Komünist naralar yankılandı Munzurun tepelerinden. Yükseldi marşlar, parçaladı kısa süren sessizliği İBRAHİM yoldaşın nutukları, yükseldi ölümsüzleşen yoldaşlar üzerine yeminler. İçlerinden bir “ yoldaşlar sizin kanlarınız kalmayacak yerde. Kuzular bayrak dikeceğiz savaştığın tepelere”. Ve şahlandı partimiz seslendi yeniden dünyaya.

  1. Bölüm (Devam edecek…)
    GAZETE KÖK AVUSTRALYA
    HÜSEYİN BİÇER
    22/10/2021
    Victoria/Melbourne
Yorum yap

You must be logged in to post a comment Giriş

Bir yorum bırak

To Top