Genel

12 EYLÜL FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜ 41’İNCİ YILINDA FAŞİST DİKTATÖRLÜK AKP VE MHP İLE DEVAM ETMEKTEDİR!

Mehmet Özcan

Evet 12 Elül faşist diktatölüğünün üzerinden 41 yıl geçti. Faşist diktatörlük AKP ve MHP ortaklığı ile inşa edilirek tüm özgürlükleri demokrasi kalıntılatıları kazınarak yok edildi.

Parlamentonun kapısına kilit vurarak yargı ve hukuka askıya alarak tek adam rejimi faşist diktatörlükle yok ederek yerine kendi kararnamlerle ve iki dudağının arasında çıkacak her kelime kanun diye yürürlüğe konulmaktadır. Adım, adım istediği şeriat rejimini inşa etmenin tuğlalarını örerken islam şeriat yasaların hazırlığı yapılmaktadır. Ülkede Grev, direniş, sivil toplum örgütlerinin gösteri ve yürüyüş, basın açıklaması yasaktır.

Yasakların önü arkası bitmediği gibi olagan üstü hal yasası gerekçe gösterilerek yerel yönetimlere yetkisi artılarak yukarıdan gelen emre uyarak her türlü etkinlikler yasaklanmaktadır.

HDP’nin ve demokrasi güçlerinin 1 Eylül Barış günü ve basın açıklamalarını dahi müsaade etmeyerek en şiddetli bir biçimde terör estiren faşizm başka bir tanıma gerek duymayarak faşizmi bizden öğrenin diyordu!

AKP iktidarı 19 yıldır gündemi değiştirmede ustalaştı, çıraklıktan ustalık sürecine gelene kadar;Erdoğan kimleri kullanmadı ki, iktidara gelirken mağdur edebiyatına sarılarak bazen ”Nazım’ın şiirlerinden mısralar okuyarak” bazen kendini liberal, bazende demokrat rolüne büründürmüştü!

Her şey iktidar olmak içindi! Ama geldiği yer ve savunduğu ideoloji belli olmasına rağmen! MTTB geleneğinden ve Erbakan talebesi olarak bilinmesi, unutularak izeleizyon, yapıldı ve ABD’nin hokkabazlığa yardım edişiyle birlikte dünyayı inandırdığı gibi. Türkiye kamuoyuda askeri vesayet rejimine karşı çıkacağını söyleyerek çoktan bu oynan oyuna inanmış ve liderine kavuşmuş sanıyorlardı!.

Adım, adım tüm devletin kurumlarını eline geçirdikten sonra ülkede tek adam rejimi diktatörlüğünü ve faşist diktaör olarak ilan etmiş oldular. Emniyetin, MİT’in hakkında, MSB hakkında, Milli Eğitim, Sağlık, yasama ve yürütmenin yargının tüm kodlarını ele geçirmek içinde komplo teorileri uyduruldu. Böylece tek tek kurumları ele geçirmiş oldu.

Medya kurumlarını ele geçirerek tüm propaganda yapacak kurumları el koyduktan sonra! 15 Temmuz 2016 sahte darbe ile birlikte iktidarı ve tek adam yönetimini oluşturarak OHAL kanuna dayanarak AKP MHP iktidarı ile birlikte ne kadar torba kunun ve karanameleri yasallaştırarak! Muhalefet yapacak kurum ve partileri susturmak için savaş teorisine geçildi.

Kürdlere savaş açarak Kürdistanda taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayacak şekilde savaşı geliştirerek milliyetçi şoven ırkçı ve faşist anlayışla! Kürd halkının evleri yakıldı ve imha edildi! Yüzlerce insan kaltedildi.

Kürd halkı üzerinde baskı terör ile HDP’nin ne Eş başkanlarını tutuklarken, Belediye eş başkanlarını tutuklayarak, yerlerine kayyımlar atayarak! HDP yönetici ve üyeleri hepsi hakkında mesnetsiz, hukuksuz iddianamelerle gizli tanık ifadeleriyle tutuklayarak on binlerce ceza verilerek mahkum edilmiştir. HDP’yi savunmak ve yönetmek suçundan binlercesi yargılanmaya devam edilmektedir.

Kürd siyasetçiler dokunulmazlığı kaldırırken mecliste yardımcı olan CHP sıra kendine geleceğinin hiç hesabını yapmadığı gibi halen bugün dahi yapmamak için HDP ve Kürd sözcüğünden korkarak telafuz etmekten korkmaktadır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde HDP’nin desteğini almak için MİLLET İTTİFAKINA katmaya çalışırken en çok güvendiği faşist gelenekten gelen İYİ parti ve Asenasını destekletmek için çaba harcarken! HDP saf dışı bırakılmıştır.

Bugün Erdoğan’ın Sarayına kapak atmak için çabalayan İYİ parti ve Asena 1990’larda Jitem ve derin devletin emrine tekrar girmek için çırpınmaktadır!

Kürd halkının Erdoğan, ve MHP ittifakına karşı HDP olarak CHP ve İYİ parti adaylarını destekleyerek büyük şehirlerde Belediyelerin kazanmasını unutularak! HDP ve Kürdler denince CHP’nin ürkek tavrı pek hayra alamet değildir.

Bu coğrafyada Kürd halkı ve HDP olmadan ne demokrasi olur. Nede hiç bir parti iktidar olur. Artık bunu anlamayan hiç bir parti iktidar olamayacaktır. Ama bunu anlamayanlar için de Kürd halkının ve HDP’nin hiç bir ısrarı bundan sonra olmaması en doğru duruş olacaktır.

Son günlerde CORONA VİRÜSÜ ve COVİD-19 virüsüne karşı mücadelede tüm dünya kapitalizmin sınıfta kaldığı gibi, AKP MHP iktdarıda sınıfta kalarak insan hayatını önemsemiyerek kapitalist çarkların dönmesi için yüzyüze eğitime başlamış oldular. Çünkü kapitalizme göre insan hayatının hiç bir önemi yok, kapitalizm sadece kazancını ve kärını düşünmüştür.

AKP MHP faşist iktidarı, ekonomik ve siyasi olarak çökme dönemi yaşamaktadır. Gündemi değiştirmek içinde her gün yeni senaryolara sarılmaktadır. AKP’nin komplo teorisi yaratmakta ustalaşmıştır. ” Tek adam faşist diktatörü ”ERDOĞAN” halka ve muhalefete parmak sallayarak tehdit ederek korkutma sindirme poltikası uygulanmaktadır.

Sizleri tesbit ettik, Erdoğan’ın bir damla kanı aksa kan gövdeyi götürecek tehditleri sosyal medya ve yandaş vasıtasıyla servis edilerek halk korkutulmaya, çalışmakta! Şu kadar silahlı milis adamımız hazır ona göre!Muhalefet eden siyasetçi, sivil toplum örgütleri, sanatçı, sendikacı, parti yöneticileri hergün hedef tahtasına konularak öldürülmekle tehdit edilmekte halkı susturmak ve sindirmek istemektedirler.

Bu tehditleri; Ne bir meczup olarak geçirilmeli! Nede Savcıların hukuk olarak görev yapacaklarına inanmalı. Bu ülkede böyle yasaların işleyeceğini düşünmek dahi artık bu ülkede saflıktır. Ortada hak hukuk ve adalet, yasa olmadığına göre, birkaç faşistin işi diye susmak sesiz kalmak ciddiye almamak da doğru değildir! Bu tehditlerin arkası hergün bir yenisi gelmektedir. Bunu unutmayalım!

Bu tehditler; Sarayın ve derin devletin olarak değerlendirilmeli! Artık AKP MHP faşist iktidarın son çöküşünün işaretlerini vermekte giderken de muhalefet eden herkese karşı savaş açarak kan akıtacaklarının söylemek istemektedirler.

Almanya’da HİTLER faşizmin ve ESSLERİN herkesin evinin önünü işaretleyerek adlarını yazdıkları gibi bugünde tehditler adlar ve isimlerle başlamak istemektedirler.

Buna dikkat ederek ciddiye almamız gerekir diye düşünüyorum!Tüm devrimci ve demokrasi güçlerinin, faşizme karşı örgütlenmesinin ve faşizme karşı birleşik cephe içerisinde yer almasının zamanı gelip geçmektedir.

KAHROLSUN KAPİTALİZM VE FAŞİZM!YAŞASIN HALKLARIN FAŞİZME KARŞI DİRENİŞ MÜCADELESİ!

11.9.2021

Yorum yap

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Haberler

To Top